konuşmanın en can alıcı yerinde osurmak  

adana çık aradan

  1. insani ihtiyaç bahanesinin ardına sığınmanın can yeleği etkisi yapacağı durumlardan biri. sevgilinin yanında gerçekleştirilen abuk subuk davranışların arasına eklenmesi gereken baki davranış. kimi zaman sevgi ünlemi, kimi zaman nefret tohumu. vücudun derinliklerinden gelen acı feryat. acil çıkış kapısı. kırmızı alarm. hayatın ta kendisi.

    soğuk havalarda her zaman yaptığın gibi almışsın sevdiceğini, sarıp sarmalamışsın üşümesin diye. tabi maksat üşüyüp üşümemesi değil, onun üzerindeki tüylü kabandan maksimum ısı alışverişini sağlayabilmek ve bu bahaneyle 'üşütmeni, hasta olmanı istemiyorum bik bik' çekmek. hava gerçekten soğuk, karın bölgesinde bir hareket var. birşeyler kımıldanıyo anasını satayım. neyse geçer diyorsun. fakat hareketlenmenin gittikçe daha aşağılara yayıldığını hissediyorsun. bir çıkış arıyor resmen ibne. aman diyorsun, büzüğü biraz kasayım da ne olur ne olmaz, çıkışı kapatayım. belki öyle yapınca geğirik olarak çıkar, dönerim arkama sessiz bi şekilde patlatırım diyorsun. hem kokusuz, sessiz...

    methiye kısmına geçiliyor. sevgi kelebeği olmuşsun, sesin sana bir yerlerden tanıdık geliyor. kenan ışık lan bu. romantizmin dibine o kadar vuruyorsun ki cümleleri devrik kuruyorsun 'seviyorum seni, aşığım sana...yalarım..öhöm' işte tam o anda kıvrımların arasından sıyrılan bir hain peydah oluyor.

    - seviyorum seni, kopuyorum sana..
    + ben de seni seviyorum, ölürüm, geberirim
    - seni varya çok fena seviyorum ben...cırt
    + o neydi pardon
    - seni o da seviyormuş, bak ne kadar da içten, yürekten değil mi hayatım?
    + kalıcı olacak gibi
    - sabahtan beri tutuyorum bırak kalsın biraz
    + peki nerde kalmıştık
    - son parçasını da atayım bi saniye..ııoh..seni seviyorum
    + hay böyle ilişkinin düzeyine sıçıyım ya
    - tek taraflı bakıyorsun..
    (hebele, 20.09.2007 16:31)
  2. o konuşmanın içeriğini belleklerden silecek fakat konuşmayı ebedi kılacak;konuşmanın ne can alıcı ne de can verici bir noktasını bırakmayacak eylemdir ki koşarak uzaklaşılır.daha sonra bir konuşmanın daha olabileceğine dair hiç umut bırakmayabilir, o yuzden önemli konuşmalarda ya da önemli kişilerle diyalog halindeyken yapılmaması osur-can açısından daha bir faydalı olacaktır.
    (benim sessizligimde senin de susuşun var, 20.09.2007 16:47 ~ 16:48)
  3. kahramanımız hafif de edebi yönü olan ya da olduğunu sanan bi modelse,iki cümlede bir alakasız da olsa aklına gelen ilk şiiri araya sıkıştıranlardansa muhtemelen şöyle devam edecek olay: "...hede hödö olmanın verdiği haz;beni,kimliğimi bambaşka yerlere alıp götürüyor adeta...pızoort[evet,osurma efekti bu.]..öhöm keh keh hah ne diyoduk.osursam sesini duyar mısın mısralarımda?
    (poh poh perisi, 25.10.2007 23:33)
  4. her şeyden önce osurmak insan için çok doğal bir eylemdir.konuşmanın en can alıcı yerinde osurmak eylemi ise davranış biçimi olarak iki şekilde incelenebilir.eğer bu eylem, konuşma en can alıcı noktasında iken gayri ihtiyari şekilde yapılmışsa, terbiyesizliktir saygısızlıktır.önce güzel bir pataklanmalı sonra konunun ehemmiyetine göre 3 aydan 6 aya kadar götüne tıpa takılarak cezalandırılmalıdır.ama bu eylem bir tepki amacı güdüyor bilerek ve zamanında yapılmışsa o zaman konuşmacı girdiği konuya, kullandığı kelimelere ve ses tonuna daha dikkat etmelidir.aksi halde ortamda bu tip sesler yükselebilir, allah muhafaza ciğerler su toplayabilir.
    (zedt, 25.10.2007 23:45)
  5. lisenin birinde hoca çok kızgın nutuk atmaktadır ve sınıftakilerin başı öne eğiktir yani çıt yoktur hocanın döven sesi dışında:

    hoca: ne biçim insanlarsınız olum siz ha?hayvan mısınız? biz size hergün ne diyoruz. bu yaşta ne kavga etmesi adam olun biraz adam. terbiyesiz herifler!!
    popo : zortociyuvahobarey!
    hoca : allah belanızı versin sizin be!

    der, yerleri vura vura çıkar gider. sonra sınıf kopar!

    not: var ya o hoca öğretmenler tuvaletine gidip yarıla yarıla gülmediyse ne olayim.
    (uçan tavuklar kümesi, 26.10.2007 00:04)
  6. (bkz: konuşurken birinin son nefesini vermesi)
    (uçan tavuklar kümesi, 26.10.2007 00:21)
  7. es verilmiştir, hiç bozmadan kalındığı yerden devam edilir.
    (george constanza, 26.10.2007 00:37)
  8. konuşanın ve bahsettiği konunun önem arzettiği durumdur.

    - ciddi bir durumdan bahsederken vuku bulursa kişi ışınlanmayı bulduğunu dahi iddia etse ciddiye alınmaz.

    konuşmacı: yoğun çabalarımız ve çalışmalarımız sonucu(zuaaart) artık ışınlanabileceğiz
    etrafındakiler:tabi tabi

    - arkadaş arasında geyik esnasında ise çoğu zaman umursanmaz bile.

    arkadaş1: abi kızı bi gördüm (zuaaart) o an vuruldum yani
    arkadaş2: hadi ya anlatsana olum nasıl biri tanıyomuyuz
    (sıracalı, 26.10.2007 01:11)
  9. (bkz: dikkatinizi çekerim)
    (genetic superior cell, 26.10.2007 01:35)
  10. terbiyesiz dinleyici grubuna ayar vermektir.
    (billie jean, 26.10.2007 02:05)
  11. (bkz: terrance and phillip)
    (zibidyum, 26.10.2007 02:06 ~ 02:06)
  12. -işte ondan sonra şu oldu ardından bu...
    - hadi yaa peki o ne dedi?
    - oda işte böle dedi
    -sonra?
    - şey ııııı (zaman kazanılır) az az sessiz verilmeye çalışılır bittikten sonra -- ha işte ondan sonra şöyle oldu falan filan
    (atp, 26.10.2007 02:28)
  13. (bkz: bak ne dicem)
    (adrian, 29.10.2007 11:42)
  14. (bkz: bulentersoy_zort.rar)
    (corollary, 29.10.2007 11:46)
  15. (bkz: oh mis)
    (galileogalilei, 29.10.2007 12:54)
  16. konuşmanın en can alıcı noktasına vurgu yapmanın en pis yollarından birisidir.
    (camdan bakan arap kızının baktığı hede, 29.10.2007 13:57)