deniz özbey ablacığımın insanların kalbine dokunmadaki büyüsünü ifade eden bir cümle, belli ki deniz ablacığımın peritozlarına muhtaç bir arkadaş (benim gibi) tarafından yazılmış. hoşgeldin diyoruz kendisine.
elbette ki tüm bu teorinin bir açıklama ile çökmesi ihtimali de vardır. zaten deniz özbey kendine vega abla denmesinden pek de hoşlanmamaktadır
sürekli olarak peki bu bilgi gerçek hayatta ne işimize yarayacak şeklindeki klasik öğrenci nidalarıyla ve isyanlarıyla kendisine serzenişler yapıyorum ama aslında haksızım biliyorum, biliyor, biliyorlar. örtmenimdir. sıcakkanlı, şeker şahsiyet.
tanım: elimi uzattığım yerde her zaman bulduğum, dostların en güzeli.
"sevmiyorum artık süslü püslü şeyleri...
(liseden bu yana çok şey değişti. ondan hep.* )
şimdi uzun uzadıya onlarca laf anlatabilirim ya da süslü püslü cümleler kurabilirim. ama istemiyorum hiç birini. en sade haliyle olacak: doğum günün çok güzel geçsin dilerim bu yıl! unutulmaz olsun. seni çok seviyorum. biliyorsun. elini uzattığında orada olacağımı bildiğin gibi.
(sadece senin* )
nilay'ın"
fazla sinir bozan olaylar ve durumlar karşısında önceden "küfredicem haa!" derdi, "et! bak çok rahatlatacak seni." derdim. "tamam ettim içimden." derdi. "ya bana da söyle bak o zaman daha mutlu hissedeceksin. valla bak." derdim. "olmaz" derdi.
şimdilerdeyse bayağı takdire şayan bi' kıvama geldi. küfürsüz cümle kurmuyor bize***.
best fm'de yayın yapan serdar gökalp'in düşüncesinde yazı yazdığından büyük ilgi ve iltifatını alarak ünlü olmuştur. üsteki üyeninde dediği gibi günün yazarı seçilmiştir.
öncelikle tanım yapmak gerekirse o bir vega ablam benim.
efendim olaya gireyim hemen. birkaç gün öncesinden kendisinden bugün için yani cumartesi akşamı için randevu aldım bir tavla maçı için. pek bir iddialıyıd. ağlamak yok falan gibi telkinlerde bile bulundu. bende sadece erol taş gülüşü ile karşılık verdim. nihayetinde cumartesi akşamı geldi. ve bilgisayarlarımızın başına geçtik. ilk zarlar atılmadan yan çizmeye başladı. yok kaybedebilirim de, söyle de, böyle de diye. neyse başladık. ilk el mars. ikinci el. yenmeyi düşünüyordum ama microsoft yaptı yapacağını. nasıl bir oyunsur arkadaş bu. nasıl bir programdır. imkansızı başardı oyun.3 tane kırığı olan bir ortamda hiç birşey yapamadım. ki aşağıda resmi de mevcut. arkadaşın ne kadar şanslı olduğunu görün istedim. kırmızılı olan vega ablam, sarı olan da ben. fonda da sıla ablamız. vur kadehi ustam diyor. maçın sonucunda dostluk kazandı efendim.
birdenbire hakkımda yazdıklarıyla beni çok mutlu eden yazardır. kendimi bu kapalı sonbahar-kış havasında melankoliğe ve yalnızlığa bırakmış ve yelkenleri umutsuzluğa indirmek üzereyken vega ablasının varlığını ansızın hissetmiştir. "can"ımdır. karma'ya inancımı kuvvetlendirmiştir.