belki ilginizi çeker
  1. · gladio
  2. · abdullah çatlı
  3. · korkut eken
  4. · yeşil
  5. · derin devlet
  6. · susurluk
  7. · jitem
  8. · binbaşı ersever in itirafları
  9. · özel harp dairesi
  10. · st 31 15
  11. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · 29 şubat 1453 galatasaray fenerbahçe maçı
  2. · öğretmenler günü
  3. · cebe sevgili ismini kayıt şekilleri
  4. · darwin i bitiren balık
  5. · 21 kasım 2009 beşiktaş fenerbahçe maçı
  6. · itü sözlük yazarlarından özlü sözler
  7. · kapının önünde bir yığın misafir ayakkabısı görmek
  8. · atlantis
  9. · müthiş ikililer

kontrgerilla  

  1. gerilla güçlerine karşı oluşturulmuş güç.devletin yasal yollarla yapamadığı işleri yaptırdığı topluluk.
    (bkz. gladio)
    (bkz. derin devlet)
    (bkz. abdullah çatlı)
    (bkz. susurluk)
    (bkz. korkut eken)
    (bkz. yeşil)
    (headfucker, 28.06.2004 18:29)
  2. kendilerinin devlet olduğunu düşünen bir grup insanın bir araya gelerek kurdukları, ve kanunları işlerine geldiği gibi kullandıkları, esnettikleri ve dahi deldikleri oluşum.
    (atlantis, 17.11.2005 00:37)
  3. ilk defa bülent ecevitin ortaya attığı hatta bu örgütün varlığını bir generalin bu kurum için para istemesi üzerine, bülent ecevitin benim bu kurum hakkında bir bilgim yok ne iş yaparlar nerde barınırlar dediginde bu kurumun abd ile baglantısı olduğunu amacının ise halkı örgütlemek olduğunun* cevabını alır.ayrıca bu kurumun benzerlerini abd sadece türkiyede degil birçok devlette değişik adlarla kurmuştur.ama ne hikmetse bülent ecevit dönemin başbakanı olduğunda bile bu olayı açıklığa çıkaramamıştır veya çıkarttırılmamıştır...
    (all of nothing, 30.12.2005 02:59)
  4. etimolojik olarak incelenmesi gereken sözdür. counter-guerilla yani gerilla karşısında savaşan güçlerdir. bu sebeple -en azından şahsım adına- ürkmediğim bir kavramdır
    sonuç olarak (bkz: yarası olan gocunur)
    ve dahi (bkz: her eve lazım)
    (albiz, 30.12.2005 16:44 ~ 21:06)
  5. italya'da gladio, almanya'da sword, avusturya'da schwert, ingiltere'de secret british network revealed, belçika'da sdra-8, hollanda'da nato command,isviçre'de p:26 ve p:27, yunanistan'da sheepskin ve fransa'da adı rüzgargülü olan bu kurumların türkiye'deki ilk adı 1953 yılında kurulan seferberlik tetkik kurulu'dur. abd ordusu ve cia subayları tarafından eğitilen bu birimin 1965'te adı özel harp dairesi olmuştur.

    ayrıca bir de jitem vardır ki, onun da asıl adı jigk (jandarma istihbarat grup komutanlığı) 'tir.

    kaynak : binbaşı ersever'in itirafları, soner yalçın.
    (sükun, 08.06.2006 22:51 ~ 22:54)
  6. (selenge, 11.08.2006 11:46)
  7. sanıldığı gibi ne teröre karşı kurulmuştur ne de para almamaları ile yakından uzaktan bağları yoktur. kontrgerilla türkiye gündemine 1990 sonrasında sık bir şekilde giren kavram olmuştur. kontrgerilla ilk olarak türkiye'de olası bir sscbmüdahalesi yada komunist devrimde yeraltında faaliyet gösterebilicek yetenekte , ve gerilla tipinde karşı örgütlenmeyi oluşturma amacı ile kurulmuştur. bu ülkenin gerçek efendileri hepimizin bildiği gibi ne halk ne de halkın iradesi ile gelen yöneticiler olmadığı , gerçek efendilerin pek yüce pek şerefli , pek yetenekli asker efendiler olduğu bilindiği için , onlarda kafalarına göre bir türkiye oluşturmak için bu tip yapılanmaları her türlü ideolojik ve siyasal örgütlenmeye karşıda kullanmışlardır. 90 sonrasında, sovyetlerin dağılması sonrasında , aslında nato çabaları ile oluşturulan ve abd yönergesi ile yönlendirilen bu kurumun , benzerleri gibi yani italya da olduğu gibi tasfiye edilememesinden mütevellit , işlevsiz kalmanın getirdiği büyük bir şevk ve zevkle derin devlet adı altında bahsi geçen gücü oluşturmuştur. kontrgerilla tartışmaları ilk defa 80 öncesi dönemde ecevit hükümeti zamanında (1974) ortaya çıkartılmış , ecevit ten para talebinde bulunan ilgili birimin ilgili kişisi ise ecevit i bu konuda pek az bilgilendirmiştir. hatta ecevit istenilen bütçeyi vermeye yanaşmamış , bizden önce bu bütçe nereden temin ediliyor diye bir soru yöneltmiştir. cevap olarak da hepimizin tahmin ettiği bir gizli servis adı verilmiştir. özellikle tuncay özkan'ın mit 'in gizli tarihi incelenir ve mit gibi bir örgütün bile kaynağının abd gizli servisi (cıa) tarafından sağlandığı anlaışır ise bu çok vatansever ve para derdinde olmayan özel harekat kod adlı fakat resmi birimle hiçbir ilgisi olmayan oluşumun gerçekte kimlerin oyuncağı olduğu anlaşılabilir.

    özetle daha önceden abd ve nato idaresi altında , daha sonra sscb 'nin yıkılmasının ardından ise derin devlet muhabbetine dönen bu oluşum hiçbir şekilde yarar getirmemiştir. özellikle bu birimin ayrılıkçı kürtler yani terörist zihniyetli bebek katilleri ile olan bağlantısı ise uyanık araştırmacılar tarafından söylenmeden anlaşılabilecek açıklıktadır. bugün türkiye'nin avrupa birliğine girişini engellemk isteyen grup ve son günlerde terör olaylarını artıran grupta şahsi düşünceme göre kontrgerilla dediğimiz dönüşüm geçiren derin devlettir. aynı zaman da türkiye de ki uyuşturucu ticaretinden tutunda , her türlü kaçakçılığında bu yapılanma ile yürütüldüğünü anlamak için kahin olmaya gerek yoktur.
    (madbrother, 02.01.2007 12:57)
  8. şu an derin devlet olarak adlandırılan ve gazeteci cüneyt arcayürekin araştırmalarının yer aldığı derin devlet adlı kitabında 1950de 2007ye kadar olan kontgerillanın tüm gelişimi anlatılmıştır.
    (eldest, 21.03.2008 13:39)
  9. rahmetli ecevitin bir başbakan olarak ilk defa 70 lerde adından bahsettiği, zamanında demirel ve ecevit arasında, 'vardı yoktu' diye baya bi polemik konusu olmuş gizli olduğu söylenen kuruma verilen meşhur ad.
    (babylon, 30.03.2008 04:46)
  10. -----alıntıdır-----

    türkiye’de kontrgerilla var mı?!.. bu soru çok sorulur. ama nedense(!), yetkililer, "bizde" olmadığını ısrarla söylerler!.. hatta kızarlar!.. çok kararlı bir şekilde "red" ederler!..

    daha sonra da, bu soruları soranlara da"iyi gözle" bakmadıklarını belli etmekten geri durmazlar!..

    kontrgerilla oluşumu, nato üyeleri içinde ilk olarak italya’da ortaya çıktı. "gladio" adlı bu örgütün, yasal olmayan yollarla birçok bombalama, kaçırma ve adam öldürme eylemin içinde bulunduğu anlaşıldı. ardından, benzeri örgütlerin "değişik" isimlerle fransa’da, ispanya’da ve ingiltere’de de varolduğu tespit edildi. abd kaynaklı teşviklerle oluşan bu "resmi, ama yasadışı örgütlenme", hukuk devleti anlayışına uymadığı için, varlığını tespit eden her ülke, bu örgütü "lağv" etmek zorunda kaldı..

    ya, türkiye de ne oldu?!..

    ***
    kontrgerilla, tanım ve görevleri itibari ile daha çok sağ iktidarlara yakın olur, sol iktidarlara ise uzak dururlar.o nedenle bu örgütlenmeler uzun süre saklanabilmişlerdir.

    demokratik hukuk devletine, daha duyarlı olan sol iktidardan çekinirler. aslında, varlık nedenlerinden biri de, sola karşı olmaktır!..

    demokrasi ve hukukun üstünlüğünü isteyen, eşitlik ve özgürlüklerin oluşması için çaba gösteren, devletin milletin emrinde olduğunu söyleyen sol iktidarlar, "bu yasadışı resmi" örgütlerin işine gelmez. nitekim, bu örgütler, sol iktidarlar zamanında açığa çıkarılmı ş ve kapatılmıştır...

    ***

    kadere bakın ki, ülkemizde "kontrgerillanı n" varlığını ilk kez "resmi" olarak öğrenen, bülent ecevit’tir.

    kıbrıs "barış harekatı" sonrası abd tarafı ndan konulan "ambargo" sırasında, dönemin genelkurmay başkanı, ecevit’ten, "örgütün" devamı için "başbakanlık örtülü ödeneğinden" para talep etmiştir. böylece, bu örgütün "bütçe" içinde yer almadığını ve o güne kadar tüm giderlerinin, nato kaynaklarından karşılandığı bilgisine sahip olan ilk başbakan, ecevit olmuştur. tabii, örtülü ödenekten para ödeyen ilk sol lider de!..

    ***
    bu bilgisini muhalefette iken "mahcup" bir şekilde kullanmış, 1 mayıs 1977 "taksim katliamı" nı cumhurbaşkanı fahri korutürk’e; "kontrgerillanın işi olarak değerlendirmiştir.” ama!. iş işten geçmiştir!..

    bu yorumdan 28 gün sonra, 1977 seçimleri için düzenlenen izmir mitingine gelişinde, çiğli havaalanı’nda ecevit’e "suikast" teşebbüsünde bulunulmuş, birlikte olduğu mehmet isvan yaralanmıştır. isvan’ın bacağından çıkan "kurşun" zimmetli bir "nato silahına" ait olduğ u tespit edilmiştir. faili bilinmesine rağmen bulunamamıştır!..

    bu maceraların hemen ardından, 1977 seçimleri ile kurulan hükümetin başbakanı olan ecevit’e, o dönem ivme kazanan anarşinin "gerçek nedenleri ile ilgili" olarak, ankara cumhuriyet savcısı doğan öz bir ön rapor vermiştir. bu raporda; "kontrgerillanın" varlığı, yapısı ve eylemleri anlatılmaktadır. böylece, doğan öz, ilk kez bu örgütü, "resmen devlet arşivine" sokmuştur. ama ne yazık ki, başbakanı n eline bu rapor ulaştıktan sonra doğan öz öldürülmüştür. faili ise, halen serbest dolaşmaktadı r!.. ecevit hala suskundur!..

    ülkede hiçbir yönetici böyle bir örgütün varlığından söz edememektedir!..


    kenan evren’in itirafı!..
    oysa, 8 ciltten oluşan "kenan evren’in anıları" kitabının, 1.cildinin 431 ve 432. sayfalarında, evren; "mayıs 1980" başlığı altında, dönemin başbakanı demirel ile yaptığı bir konuşmayı aktarır. bu konuşmada "kontrgerillanı n varlığı" itiraf edilmektedir!..

    demirel, evren den; "özel harp dairesi’ndeki personelin teröristlerle mücadelede kullanılmasını ve bu personelin teröristleri, çete savaşı yapmak suretiyle öldürmelerini istemiş. vaktiyle de bu teşkilatın (1971 sıkıyönetim döneminde kızıldere olaylarında olduğu gibi) böyle kullanıldığını da belirtmiş."...

    evren’in cevabı ise daha ilginç; "bu teşkilatın gerçek görevi bu olmadığını ve vaktiyle yanlış kullanıldığını söylemiş. artık, özel harp teşkilatı’nı gerçek görevine "yönlendirdiğ ini” ve tekrar "kontrgerilla" söylentilerine müsaade etmeyeceğini, devletin güvenlik güçlerini güçlendirilmesi gerektiğini ifade etmiş!.."

    bu konuşmalar, "devleti yönetenlerin" ibret verici düşünceleri!..

    o gün karar verici konumda olan bu kişiler, daha sonra bu ülkenin cumhurbaşkanı oldular!..

    ***

    sahi!.. türkiye’de "kontrgerilla" var mı?!..

    şemdinli de bomba atanlar kim acaba!..biri bize açıklayabilecek mi?!

    26 kasım 2005
    05:15
    fikri sağlar

    -----alıntıdır-----

    http://albastropos.blogcu.com/...

    -----spoiler-----

    ergenekon(!)'un gerçek yüzü, cia, mhp kanadı ve diğer ayrıntılar için:
    (bkz: doğan öz ün raporu/!albastropos)
    (albastropos, 07.05.2009 17:05 ~ 17:29)
  11. halen görevde olan ünlü bir cumhuriyet başsavcısı ile aramızda geçen diyalog neticesinde türkiye'de varlığına kesin gözüyle baktığım oluşumdur.
    +peki türkiye'de kontrgerilla var mı?
    -terör ile mücadele eden her devlette kontrgerilla oluşumu mevcuttur.
    (arsenlupen, 14.07.2009 02:35)
  12. türkiye'de sürüyle cinayet işlemiş, kökleri teşkilat-ı mahsusa'ya kadar giden silahlı birlikler, çete. okuduğum kitaplardan derlediğim ufak bir yazım şöyledir ;

    türkiye’ye kontgerilla nın ilk girişi 1952 yılında seferberlik tetkik kurulu ile olur.
    abd nin dev tekellerinden rockfeller grubu 1956 yılında şu önermeyi yapıyor.
    “abd nin çıkarlarına uygun düşmeyen herhangi bir durumu düzeltmek için dünyanın neresinde olursa olsun derhal müdahale edebilecek özel yeteneklere sahip özel askeri birlikler kurulmalı. bu özel askeri birliklerin gayet hareketli olmalı ve çeşitli yerel harpleri başarıyla sona erdirecek yetenekte olması gerekir” ( amerikan harp doktrinleri m.fahri s.271)

    bu öneri doğrultusunda kurulan “özel askeri birlikler” amerikan kontgerillasının çekirdeğini meydana getirdi.

    gladio örgütlenmesinin gölgesinde geliştirilen strateji kapsamında ulus-devlet dinamikleri kontrol altına alınıyor, çürütlüyor, siyasi-askeri yapılar kapitalist enternasyonal doğrultusunda bütünleştiriliyordu. anti komünist histeri ile desteklenen bu süreçte sol akımlar düşman ilan edilerek örgütlenmelerin önlenmesi, kontgerilla stratejisinin temel amacı ilan ediliyordu. “... bu maskeli saldırılar bazen ihtilalci harket şeklinde bazen iç harp şeklinde bazen demokratik hareketler şeklinde karşımıza çıkmaktadır. bizim amacımız bunları önlemektir.” (aynı kaynak sayfa s297)

    bütün psikolojik ve ordu-dışı dolaylı savaş programlarının planlanmasında en önemli kural, suçun abd’den başka bir gücün üzerine yüklenmesini öncelikle sağlamak ve akla yatkın inkar yoluna gitmektir. (önemli önemli).
    üçücü dünya olarak kavramlaştırılan ülkelerde partilere liderlere adaylara bürokratlara oluk oluk para aktıldı. hedef; gelecekte gerektiğinde harekete geçebilecek belirleyici kadrolar oluşturmaktı.


    cıa karşı sindirme öğretisi, milliyetçilik, vatanseverlik kavramlarını ileri sürüp azınlıkta kalan zenginlere karşı gelişen halk hareketlerini sovyet yayılımıyla ilgiliymiş gibi göstererek bu uluslararası çıkarcı sınıflar arasındaki ilişkiyi örtmeye çalışmıştır. (cıa günlüğü,p agee sayfa 760-766)

    mc ghe( cıa da 25 yıl çalışmış) “bence cıa nın gizli hareketleri dünyanın her yönünde demokrasilerin yıkılmasına yardımcı olmuş ... bence cıa nın askeri ya da başka alanlardaki girişimlerinin asıl amacı hedef alınan ülkelerin ulusal kaynaklarının abd kökenli çok uluslu şirketlerce kendi çıkarlar adına kullanımdan başka birşey değildir”.

    yani abd soğuk savaş dönemimde ve kontgerilla faaliyetlerindeki militer güçlere her zaman anti komunist = milliyetçilik formülünü benimsetti.
    milli güvenlik devleti doktrinini de atlamadan geçmeyelim. derki:
    “bir hükümet yerel düşmanı ile yani kendi ülkesinin insanları ile başa çıkayamayacağını anladığında gizli terörist faaliyetlere başvurur” bu konuda kapitalist enternasyonel dayanışması anlamında cıa her zaman göreve hazırdır. (nedir o terörist faaliyetler değineceğim)

    seferberlik tetkik kurulu adıyla kurulan ve daha sonra özel harp dairesi ne dönüştürülen örgütle ilgili olarak türkiyede kontrgerilla mücadelesinin öncülerinden em. yarbay talat turhan şunları söylüyor: “bizim ordu talimnameleri amerikan talimnamelerinin tercümesidir. amerika’da konrgerilla örgütünün talimname numarası fm-31. yani fiel manuel-31. bizde st-31 olarak tercüme edildi. sahra talimnamesi 31. bu talimnameye göre.gayri nizami harp unsurları 2 gruptan oluşur. bir yeraltı grubu, bir de yer üstü grubu. yeraltı grubu işte bu bahsedilen ve bütün nato ülkelerinde ortaya çıkarılmaya başlanan örgütün kendisidir. baktığımız zaman bu örgütün içinde ne var? köye kadar inmiş bir örgütlenem bu. istihbarat birimleri, sabotaj birimleri, cinayet birimleri var. resmi talimnameden okuyorum “adam öldürme,bombalama,silahlı soygunculuk,işkence,kötüürm haline getirme, adam kaçırma suretiyle tedhiş ve olayları tahrik,misilleme ve rehinelerin alıkonması,kundakçılık,sabotaj ve yalan haber yayma zorbalık ve şantaj.” ve yine talimnameden okuyorum “bir gayri nizami kuvvetin yeraltı unsurları kaide olarak kanuna sahip değillerdir” söz konusu eğitim st 31-35 nolu kontrgerilla talimnamesini kara kuvvetleri komutanı yayınladı. o zamanın komutanı ali keskiner’in imzası var. anayasal bir ülkede resmi bir örgüt cinayet işler diye yazarsanız suçlusunuzdur. adamı mezardan çıkarıp asarlar. sadece kara kuvvetleri sormlu olmaz. devrin genel kurmay başkanı cevdet sunay da devrin başbakanı suleyman demirel de bundan sorumludur.(kontgerilla kıskacında türkiye sayfa 74)

    “ikinci dünya savaşı sonrasında abd anti komunizmi örgütlemiş bu düşünceyi milliyetçilik diye tüm ülkelere ihraç etmiş ve bu amaçla neo-nazi ve neo faşist partileri cıa dolarları ile beslemiş çıkarına ters gelen parti ,örgüt ve kişileri maşalar kullanarak etkisiz hale getirmeye çalışmıştır. fransa’da yayımlanan ve patricie chairoff tarafından kaleme alınan yapıtta mhp, avrupa faşist partileri arasında sayılmış ve “mhp ve ülkü ocaklarının cıa dan önemli ölçüde yardım aldığını açıklamıştır (bkz benim üstte türkeş için söylediğim çekler)”. anılan yapıtı incelediğimizde dünyadaki tüm neo-nazi ve neo-faşist partilerin isimlerinin içinde “movement” yani “harreket” sözcüğünün bulunduğunu hayretle görmekteyiz ( talat turhan, özel savaş terör ve kontgerilla, s55)
    bu tezi destekleyen başka bir açıklama da genel kurmay istihbarat başkanlarından emekli amiral sezai okurnt’tan gelmiştir. “... silahlı kuvvetler, sağdan çok soldan korkar. organizasyon mhp ile olmuştur. türkeşe’verilmiştir bazı imkanlar. (kontgerilla kıskacında türkiye , s75)
    bu arada ecevit bir açıklamasında şunları söylemiştir. “1978-79 da başbakanlığım sırasında bir doğu ilini ziyaret ederken oradaki askeri birliğin komutanı olan generalle görüşürken “bu ilçedeki mhp başkanı özel harp dairesinin sivil uzantısı, gizli elemanlarından olamaz mı “ dedim. general, “evet öyledir” yanıtı verdi. (cünyet arcayürek, demokrasinin son baharı)
    bu bağlantıları bütünleyen bir bakşa örnek de emekli kurbay albay mehmet alanyuva’nın mhp ve türkeş ile ilişkileridir.
    “alanyuva, mhp davasının sanıkları arasındadır. mahkeme de ‘sovyet işgaline ya da yerli komunist gruplara karşı gayri nizami harp’ yürütmek için hazırladığı bir şemayı türkeş’e verdiğini kabul etmiştir. bu belgede, st 31-15 kodlu gayri nizami kuvvetlere karşı hareket talimnamesin’den esinlenerek hazırlanmıştır. st 31-15 te yer alan yeraltı teşkilatı adlı örgüt özel savaş dairesi çatısı altındadır ve bu konuda yetkili kişilerin açıklamaları doğrultusunda onun askeri bir işleve sahip olmadığını varsayalım(...) alanyuva, demokrasinin vazgeçilmez unsuru sayılan siyasi partilerden biri olan mhp nin başkanına ‘içinde sabotaj ve tedhiş hücreleri bulunan böyle bir şemayı neden vermiştir?” (talat turhanın kitabı sayfa 56)

    ayrıca şimdi yazacağım kısım da sivil halka yapılan baskılar için önemlidir.

    nazi imparatorluğunun deneyimleri kontgerilla teorisi bağlamında türkiye’de de öhd yönergelerinde yerini almıştır. “askeri hareket için ele alınacak hedeflerden birisi de, bölge halkıdır. halk kitlesi üzerine yapılacak baskının gayrınizami harp kuvvetlerine dönük endirek durdurucu tesiri bahis konusudur. bu maksat için propaganda ile desteklenen yüksek derecelerde şiddet hareketi ele alınır. 2. dünya savaşında yugoslav direnişi harekatına karşı almanlar hedef olarak dağlık ve ormanlık arazide yakalanmaları pek zor olan gerilla birliklerini değil, bunların geride bıraktıkları ailelerini ve mallarını ele alarak en ağır darbeyi bu hedef üzerine indirmişlerdir. görüyoruz devlet terörü neymiş.

    kontgerilla belgelerinde terör de çeşitli uygulama biçimleri ve zamanlama yöntemleri ile belirgin biçimde kodlanmıştır. kontgerilla teröristleri iki aşamalı bir terör yaklaşımı benimsemişlerdir. bunlar şuursuz terörizm ile seçilmiş terörizmdir. şuursuzdan kasıt, maksat alakada toplamak ve halkın dikkati bir defa çekildikten sonra gizli olarak bulunan taraftarları cezbetmekti. bu da gelişigzüel yapılan terör hareketleriyle, bombaların patlamasıyla,yangın çıkartmakla,suikastlar yapmakla mümkün olduğu kadar fazla seyirici cezbedebilecek şekilde toplu olarak kordine edilerek ayarlı biçimde yapılır.

    seçilmiş terörizmde ise maksat halkı mücadeleye sokmak ve asgari olarka halkın pasif suç ortaklığını temin etmektir. bu memleketin muhalif yerlerinde bazı kimseleri halkla en yakın teması olan küçük rütbeli hükümet memurlarını polis postacı belediye reisi,belediye meclis üyeleri ve öğretmen gibi insanları öldürerek yapılır. yüksek derecedeki hükümet memurlarının öldürülmesiyle lbir gayeye hizmet edilmiş olmaz. çünkü yüksek derecedeki hükümet üyeleri halktan kopuktur. öldürülmeleri önemsizdir. (david galula, ayaklanma bastırma harekatı sayfa 52)
    “ayaklanma bastırma hareketlerinde yer alan öneri ve yöntemler 12 marttan bu yana kelimesi kelimesine uygulanmıştır ve uygulanmaktadır” (t.turhan kontgerilla cumhuriyeti sayfa 46).

    bomba geliyor ;
    “bir gayri nizami kuvvetin yeraltı unsurları kaide olarak kanuni statüye sahip değillerdir (madde 9/6)” bkz st 31-15
    diyor ki biz herşeyi yaparız ama kanuni statü kontrgerilla için yoktur.

    halkı tehlikeye ikna etmek için muhalif hareketin potansiyel olanaklarını eritmek amacıyla öhd başkanlarından cihat akyol şunları öneriyor:
    “bazı ahvalde propaganda için istismar edilmek üzere mürettep olaylar meydana getirilir. isyancıların yaptığı izlenmini verecek yağma katliam ırza tecavüz olayları ele alınabilir”

    iç açıcı mükemmel öneriye bakın hele!

    hm ne demiştik. seçilmiş terörizm.
    halkı mukavemetçilerden ayırmak için sanki ayaklanma kuvvetleri yapıyormuş gibi mücadele kuvvetlerince zulme kadar varan haksız muamele örnekleri ile sahte operasyonlara başvurulmasu tavsiye edilir” (tüm. cihat akyol, gayrinizami kuvvetlere karşı harekat sayfası da15). bu kontgerilla mevzuatı türkiye’de uygulanmaya konulmuş kültür sarayı yangını, eminönü araba vapuru yangını, aksaray yeraltı geçidi yangını, 1 mayıs katliamı gibi eylemlerde bu formülasyonlar harfiyen pratiğe geçirilmiştir.


    12 mart öncesi ismet paşa , cevdet sunay la bir görüşme yapar. bu görüşmede paşanın bir de ülkü ocakları var uyarısına sunay : “canım onlar komunizme karşı mücadele eden gençler” (metin toker, solda ve sağda vuruşanlar sayfa 157) yanıtı dikkate değer!. cumhurbaşkanı sunay eski genel kurmay başkanıdır ve cıa ajanı general portner’in gümüşpala, inönü operasyonları ile demirelin ap genel başkanlığına getirilmesi operasyonlarında başrol oyuncusudur ).
    komandoların, özel harp dairesi ve cıa ile bağlantıllı oldukları bilinciyle bu sözler sarfedilmiştir.

    özel savaşın finansmanında uyuşturucu ticareti fonları kullanılmıştır. bu konu artık kanıtlanmıştır. devlet “kıntex” modeliyle bu işin içindedir. knatılar birikmiştir bunlardan bir tanesi şöyle : tib kadrosundan ertuğrul zekai ökte’in öhd ekolünden emekli gen. ihsan beriş, em. gen. servet cömert, em. gen mahmut boğuşoğlu ve benzeri isimkerin ve türkiye stratejik araştırmalar eğitim merkezi üyelerinin yer aldığı önemli bir devlet dergisinde (türk tarihi dergisi oluo) türkiye stratejik araştırma ve eğitim merkezinin 1997 başında dünya ve türkiye adlı başlıklı raporu yayınlıyor. rapoprun pkk terörü kısımlı yazısıın bir bölümü
    “.... yani pkk nın türkiye’deki işbirlikçilerinin yaydığı yüksek rakamlı faturalar aslında büyük ölçüde türkiye düşmanlarının elinden çıkıyor. şimdi bu kuşku beyinlere düşmüştür. yıllarca pkk nin uyuşturucu kaçakçılığına göz yuman kara para aklamasına ses çıkarmayan hatta şu veya bu yollardan destek veren çeşitli batılı başkenetlerin son zamanlarda ansızın türkiye’ye yönelik “kara para aklama” suçlamaları boşuna değildir.
    bu konuda türkiye adına hansine kaydedilecek ve mutlaka en kısa zamanda düzeltilmesi gerken tek şey hiç kuşkusuz düşmana düşmanın silahıyla karşılık verirken bunu “çeteler” aracılığıyla değil devletin ilgili özel kurumları aracılığıyla yapmak ve kişisel çıkarlar ile ulusal çıkarları birbirine karıştıran pkk ile mücadele paranavanası ardında kendi kendilerine hizmet eden kişi ve çevrelere meydan vermemektir. 1996 da kamu oyunda bu bilinç yer etmiştir. bu bilincin siyaset erbabında da yayılıp yayılmayacağı ve devletin içinde yuvalama fırsatı bulabilmiş çetelerden arınıp arınamyacağı 1997 yılında görülecektir.”


    şüpesiz bunları anlatmak için daha da uzun bir yazı yazmak gerekir, ama devlet(ve terörü)-kontgerilla-milliyetçi kesmin bu açıdan birlikletiğini görmek zor değil, 30 yıllardan beri başlatılan soğuk savaşın, anti komunist hareketin ve daha sonraki yıllarda kapitalizmin iyice gelişmesinden sonra bir anlamda kapitalist enternasyonelin sağlanması için yapılan şeyler bunlar. sermayenin dili dini vatanı yoktur ve bu bağlamda belli amaçlar için sanki vatan uğruna yapılmış gibi gösterilen ve kontgerillanın da bir taktiği olan bu hareket içersinde kullanılan askerin ya da devlet yetkilelerinin kimi safında olduğu artık sizin yorumunza bağlı .
    (abla şurdan bi döner ekmek alsana ya, 27.08.2009 22:07 ~ 01.09.2009 16:58)
  13. bir çeşit kontör mafyasıdır. kontörleriniz bu gerillalar tarafından baskı ve şiddetle ya da hissettirmeden alınır. türkiye de örnekleri vardır.

    (bkz: turkcell)
    (prometheus 83, 19.10.2009 15:48)
  14. ikinci dünya savaşı sonrası avrupayı işgal etmiş bulunan abd'nin en büyük düşmanı savaştaki müttefiki rusya değil barıştaki sözde müttefikleri avrupa'nın büyük devletleriydi.

    tüm soğuk savaş boyunca abd-fransız askeri restleşmeleri, fransa ve almanya'nın rusya ile abd'yi dışlayan işbirliği girişimleri, sscb'nin abd'ne karşı sağladığı teknolojik üstünlük sonucu abd avrupa'yı elde tutmak için avrupa içinde hücre tipi yapılanmalara gitti.

    kontrgerilla işte o yapılanmaların adıdır. vaktiyle tüm nato ülkelerinde vardı ve içinde örgütlendiği ülkeye karşı oluşturulmuştu. kontrgerilla'nın yaptıkları ilgili ülke devletini değil abd'ni bağlar.

    örneğin ben türkiye'nin terörle mücadele politikasını yönlendiriyor olsam aklıma gelecek son önlem köy boşaltmaktır. köy boşaltmak bölgede var olmayan "devlet baskısı"nı var etmek demektir. terörün eline koz vermek demektir. türkiye devleti taratarı olup akılcı düşünebilen hiç kimse köy boşaltma gibi kararlar almaz.

    1990'ların ortasında bir virüs gibi devletin içinde örgütlenmiş bir çete bu işleri yaptı. tsk'nın bölgedeki güvenlik tekelini başka yapılanmalarla aşındırmaya çalışan bu örgüt her ne kadar geçmişte ülkücü hareket'in içinde olsa da yine kendi ağızlarından türkeş'le ters düştüklerini ifade eden adamlardan oluşuyordu.

    netice itibariyle bu örgüt bir trafik kazası bahane edilerek tasfiye edilmiş sorumlular yargılanmıştır. ve devlet bugün köy boşaltma politikasından vaz geçmiştir. siyasal tarih açısından bakıldığında söz konusu politikalar tek bir hükumetin dönemiyle çakışır "devlet politikası" haline gelmemiştir.
    (yer demir gök bakır, 19.10.2009 16:03)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil