aslında
kazıklı voyvoda olarak adlandırılan, acımasız bir
tiran olan eflak prensi
vlad tepeş'ten başkası değildir. vlad tepeş her ne kadar günümüz romanyası'nda bir ulusal kahraman olarak anılsa da, tarihin gördüğü en zalim, en acımasız katillerden biriydi.
yaşamı boyunca binlerce insanı kazığa geçirmiş, toplu olarak yakmış, akla hayale sığmayacak en korkunç işkenceleri uygulamıştı. üstelik bu vahşetten büyük bir zevk aldığı söylenir. önüne çıkan erkekleri, kadın ve çocukları kılıçtan geçirmiş... yakalayabildiklerini tutsak eder, hepsini enlemesine veya boylamasına kazığa geçirirmiş. bütün bunlar olurken drakula sofraya oturmuş yemek yemekte, kasapların kurbanların vücutlarından parçalar koparmasını belirgin bir keyifle izlemekte, ekmeğini kurbanlarının kanına banarak yermiş. çünkü insan kanı görmenin kendisine cesaret verdiğine inanırmış.
drakula için zaman zaman inançlı bir hristiyan olduğunu yönünde konuşulsa bile hatta bir tür haçlı örgütü olan
dragon tarikatı'na üye olsa bile farklı mezhepten hristiyanları öldürmekten çekinmediği biliniyor. zaten ömrünün son yıllarında yaşamını korumak için mezhep de değiştirmiş, ortodoksluktan katolikliğe geçmiştir. drakula'nın yaptığı vahşet bölgeden kaçan benedikten keşişleri tarafından yazıya dökülmüş.
drakula'nın kanlı öyküleri dünyada yayılmaya başlamış. geçen yüzyıllar içinde öyküler büyümüş, gerçekliğini yitirip "
karanlıklar prensi kont drakula" efsanesi doğmuş.