gündem
  1. · öğretmenler günü
  2. · 29 kasım 2009 barcelona real madrid maçı
  3. · babaların garip huyları
  4. · nurcuların hoşuna giden şeyler
  5. · colin kazım richards
  6. · bir kadının bilmesi gerekenler
  7. · itü sözlük yazarlarından özlü sözler
  8. · not ok
  9. · jack sparrow

konfeksiyon müziği  

  1. konfeksiyon mağazalarında alışverişlerimize eşlik eden müzik türü. elektroniği teğet geçerek r&b'ye sürtünüp popu tavaf ettikten sonra biyerlerden peydah olan bişeyler falan. ben bu müziği besteleyen/söyleyen adam dahi olsam, bu soundun doldurduğu mağazada yine alışveriş yapamam yeminle. anca pelteleşmiş beynim kulaklardan sızmasın diye boğuşabilirim.

    mağaza yönetimlerinin politakalarını böyle riskli bir karar doğrultusunda belirleyip, emin adımlarla ilerlemelerine şaşırmamak elde değil. bir yandan bu kadar kafa ütüleyen, ruhu mengeneleyen müziği kim beğenir derken; yıldız tilbe, demet akalın çalınırsa da oynamaktan alışveriş yapamayan kadınlar gözlemlenebilir diye de düşünüyorum. belki de beyni uyuşturup müşteriyi sadece ürüne kanalize etmektir amaç.

    bir de pazarda annesini kaybetmiş çocuk gibi hissetiğimiz bu ıssız ortamda tanıdık birkaç nota duyup "bar ortamında bildiği şarkı çalınca sevinen genç" misali maymuna dönen, heba olan hayatlar var. bershka'da nothing else matters'ı duyup headbang'e duran gençlerimizin hesabını kim verecek? ya boyner'de high hopes'a kulağı ilişip en yakın aynanın karşısında kravatını mikrofon yaparak şarkıya eşlik eden liseli çocuklarımız? tanrı ipod'u korusun. benim ipodum yok ama korumalı yine de.
    (jugis nomen, 17.12.2008 15:23)
  2. bakkal müziğinin bir üst aşamasıdır.
    (bana bir nick bulun, 17.12.2008 15:25)
  3. (ceyyar kermit, 17.12.2008 15:26)
  4. (bkz: striptiz müziği)
    ikisi de konfeksiyon. biri giydiriyor biri soyuyor.
    (misuf, 17.12.2008 15:39)
  5. cengiz kurtoğludur, emrahtır, küçük ibo dur. hiç konfeksiyon atölyesi gören var mı bilmiyorum, belki hepsi aynı da değildir. ama benim gördüklerim bunları dinliyordu. genç kızlar bir yandan dikiş dikerler, bir yandan şarkıyla bütünleşirler, hüzünlenirler. ya bir oynatıcıdan bunlar çalınır, yada yöresel bir istasyon dinlenir. seçilen istasyon yukarıda ismini saydığımız şarkıcıların şarkılarını çalmasının yanında fantazi-arabesk türünden örnekler vermelidir.

    bunun yanında aralardaki reklamlarda. "erkan erkek kuaförü çevre yolu 2.km, giderken solda, dönerken sağda.. erkan erkek kuaförü, giderken sağda dönerken solda.." şeklinde anonsları duymanız mümkündür.
    (kremberiz, 17.12.2008 16:18)
  6. cengiz kurtoğlu, emrah, küçük ibo ve şimdi aklıma gelmeyen pek çok iç parçalayan, şarkıyı söylerken kahrından ölecek gibi olan, yahut belki de ölmüş olan ve dinlemeye maruz kalanlara da yaşarken kabir azabıçektiren sanatçıların yanı sıra, hiç anlamadığım bir olayı daha vardı konfeksiyon müziği denen şeyin imalat aşamasında.
    şöyle ki; sabah 08:30'dan 16:00'a kadar kahreden bu bünyeler, 16:00'da başlayan ve sadece oyun havası çalan bir kanala geçiyor, bir saat süren bu "oyun havası programı"nın ardından "hakan taşıyanile kafamızı mezar taşına vura vura yaralım" programına devam ediyorlardı. bu ani ruh geçişini ne anlayabildim, ne bünyem kaldırabildi.. benim bildiğim konfeksiyon atölyesinde müzik böyleydi işte.
    (shadowboxer, 17.12.2008 16:25 ~ 17:18)
  7. bi çocuğu derinden etkilediğine bizzat şahit olmuşluğum var.

    ilkokulu henüz bitirdiğim yılda yazı konfeksiyonda çalışarak geçirmem kararlaştırılmıştı. yok lan, zayıf falan yoktu karnemde. böyle aileler var işte, gerçek yaşamı öğrensin, çalışmanın, para kazanmanın ne demek olduğunu anlasın, okumanın değerini bilsin diyerek çocuğunun çalışmasını isteyen ailelerdendi benimki de. her neyse... insan konfeksiyon atölyesinde çalışmaya başladığında müziğin insan hayatındaki önemi gerçekten kavrıyor. açılan radyo kral fm, en dinlenebilir şarkıcı orhan gencebay olunca ister istemez kendini akışa kaptırıyorsun. ben o günlerde kendimi emrah filminde gibi zannediyordum. her yerde dram vardı sanki. yediğim yemek boğazımda düğümleniyordu lan. sanki ömrüm boyunca burada çalışacakmışım gibi, kariyerim ayakçılık, ardından overlokçuluk, ondan sonra bant ustalığı, nihayetinde -kısmetse- kendi atölyemi açmak gibi şekilleniyordu aklımda. o yıl işi bırakana dek kendimi gülcan zannettim. ailemin umduğu gibi diğer yıllarda okul birinciliği elde etmişliğim, dersanem tarafından üzerime giydirilmiş beyaz tshirt'ümle başarımı buraya borçluyum demeci vermişliğim olmadı hiçbi zaman. ama anladım ki konfeksiyonda çalışan insanların bu denli hayattan bıkmış görünmelerinin nedeni kesinlikle orada çalan müzik. ilk olarak bunu kim başlattı bilmiyorum. belki de bu tarz müzik seven insanların buluşma noktasıdır konfeksiyonlar. her neyse insanı etkilediği çok açık.
    (gitana, 17.12.2008 17:17 ~ 17:19)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil