komplo teorisi 

adana çık aradan

  1. ufak bir miktar paranoyaklık içerse de, insanların her olayı çok boyutlu düşünebilmesini sağlayan olay, beyin fırtınası gibi.
    ayrıca mel gibson ve julia roberts'ın başrolünde olduğu film (bkz: conspiracy theory)
    (azureel, 25.10.2004 14:26)


  2. (bkz: üçüncü dünya savaşı senaryoları)
    (giberling, 05.01.2005 19:45)
  3. "tüm gerçek üç safhadan oluşur;
    birincisi onunla alay edilir. sonra ona karşı şiddetli direnilir.
    sonunda o kendisini aşikar biçinde belli eder."

    schopenhauer


    (bkz: komploların yüzyılı yüzyılın komploları)
    (napoleon, 09.02.2005 20:23)
  4. her daim olmasa da arasıra komplo teorisi kurmak gerekebilir. en iyi güvenlik tedbiri tehlikenin nerden geleceğini tam olarak bilmektir derler ( ya da en azından ben dedim az önce ). tam da bu safhada komplo teorisi yardıma koşar. tüm muhtemel güvenlik açıkları bir bir geçer insanın aklından ve teorinin özelliği gereği olabilecek en kötü şey düşünüldüğünden her durum için hazırlıklı olma imkani verir.
    mesela insan aynada görünmeyen boynuzlarının olduğunu fark edip büyük yanlışlardan kurtulabilir. komplo teorisi kurun, bakarsınız julia roberts gibi bir sevgiliniz oluverir. kimbilir...
    (redblue, 09.02.2005 20:31)
  5. (bkz: derin devlet ile ilgili en sağlam komplo teorisi)
    (balta, 09.05.2005 16:43)
  6. (bkz: komple teorisi)
    (toxicalien, 09.05.2005 17:40)
  7. (bkz: komplo teorisi manyaklığı)
    (eksiksizuyum, 17.11.2005 10:59)
  8. iki öküz otluyormuş.. biri ötekine demiş ki: bu insanlar var ya bizi şimdi besliyorlar ama sonra kesip, salam sucuk yapıp yiyeceklermiş. bizi uyutmak için bu taze otları sunuyorlarmış. diğer öküz ters ters bakarak söylenmiş: bırak oğlum bu komplo teorilerini...
    (dragonfly, 10.12.2005 13:16)
  9. en doğru komplo teorisi şudur ki; birçok komplo teorisini üretenler aslında amerika veya başka güçler adına çalışan hıyarlardır. ve böylece o devletleri haddinden güçlü ve kusursuz göstermektedirler. haliyle insanlarımız da zaten komplo teorilerini çaresizlik ayaklarına bahane olarak sevdiği için, olaylara bön bön bakmaktayız. hatta bakmamaktayız.
    (yuziko, 28.04.2006 18:52)
  10. (ara: nostradamus)
    (neverlander, 30.06.2006 14:42)
  11. (bkz: a beautiful mind)
    (juda, 30.06.2006 15:13)
  12. bir nevi paranoyaklık.
    bundan 2 yıl önce ziraat mühendisi olan dayımın yanında duruyorum. her şey yolunda, iyi kötü yazı geçiriyoruz yanında. meraklıyım ya: her ilacı alıp inceliyorum. bakıyorum bütün ilaçlar ya israil malı ya da hollanda. lakin, genelde israil malı. dayıma soruyorum, o da beni teyit ediyor:’türkiye’deki birçok ilaç israil malı. küçük bir araştırmadan sonra bakıyorum ki türkiye’de satılan bir çok tarım ilacı israil malı ve hatta türkiye’de kullanılan bitki ve ağaç tohumları da israil malı. özellikle bitki tohumlarının çoğu hibritlenmiş. yani o tohumdan tohum elde etmek imkansız. bu da beni komplo teorisi kurmama vesile oldu.

    ve hemen komplo teorimi kuruyorum kafamda. türkiye’de kanser arttı. herkes kanserden ölüyor aşağı yukarı.. bizim sülaleyi temizledi zaten. ahanda evet bu ilaçları ve tohumları israil yapıp ülkemize satmakta ve biz de kanserli bitkileri yiyip gebermekteyiz.

    bazen düşünüyorum da bu komplo teorim doğru: bir vatandaş olarak benim bile üretebileceğim bir tohumu sen neden özellikle israil’den alırsın ki? sonuçta çiftçi olduğum için bende biliyorum: bitkinin yaşlanmasını bekle ve tohumunu al.

    bazen de diyorum ben çok hayalperestim. peki ya benim komplo teorim doğruysa.. sırayla hepimiz geberip gideceğiz..
    (askkolik, 18.05.2007 01:26)
  13. insanı çılgına çeviren kurmacalardır.

    bu sene başında eve internet bağlattık, iyi bok yedik. durur mu hiç it oğlu it..
    youtube denen sitede adolf hitler beyin bir videosunun altına iyimser bir şeyler yazıp çıktım.
    amına koyayım, çat pat ingilizce biliyoruz ya. sözüm ona bok yiyeceğiz. neyse ertesi gün gene youtube sayfama girdim. aha da bir baktım bana bir sürü cevap yazmışlar bana. ingiltere’den, amerika’dan, fransa’dan, kudüs’ten….vs. bir anda ünlü olmuşum. hani olur ya: tuhaf bir ünlülük duygusu.
    hemen ardından bir de mesajlara baktım. keşke bakmaz olaydım. kudüs’ten bir dallama mossad ajanı olduğunu yazmış. 'iyi dedim ben de mit’tenim amına koyayım''. yazdım cevabı gönderdim.

    dur dedim bi araştırayım şu mossad’ı.
    baya bir araştırdım; bir ayrıntı gözüme takıldı: almanya’da yahudi soykırımına karışan bir nazi askeri, her şeyi unutup arjantin’in mi brezilya’nın mı, it ürümez kervan yürümez bir köyüne yerleşir. 50 yıl sonra her şeyi unutmuştur, lakin mossad onu unutmamıştır. herifi cümleten ailesi ile birlikte temizlemişler.

    benim göt tutuştu ve aynı gece hemen gene bir komplo teorisi daha ürettim kafamda:
    bu mossad’dan bir ajandı beni vuracak, gebertecek, ben siki tuttum…
    hemen evin perdelerini çektimi, ne mantıksa. sonra hemen bilgisayarı açtım ve youtube’dan üyeliği sildim. sonra google’a 5 yıldır kullanılan nickimi yazdım ve aynı nickle girilen bütün sitelerden üyeliğimi sildim. derse giderken evin etrafında sniper var mı diye kontrol eder oldum…vs. bu yetmezmiş gibi bir de ev arkadaşlarına durumu anlattım. 'beni öldürürlerse, bunu yapan mossad'tır' dedim.

    sonra kendi kendime 'ulan sikik sen kim oluyorsun da seni mossad sikine takıp gebertiyor. adamlar onlarca cinayetinin arasında senin gibi birini ne yapacaklar.' dedim. o değil de ya türkiye'yi bir ziyaretlerinde bana çaya gelirlerse?

    (bkz: bu da böyle bir komplo teorim işte)
    (askkolik, 18.05.2007 02:21 ~ 02:29)
  14. insanların inanmaktan ve üretmekten inanılmaz keyif aldığı kurmaca düşünceler silsilesi.
    (sdr, 13.06.2007 15:11)
  15. içinde gerçeklik olabilecek düşünsel çalışma.
    şöyle bir örnek verebiliriz.
    metz takımında oynayan ribery o zamanlarda marsilya'nın almak istediği bir futbolcuydu. gelecek vadeden bu futbolcunun iyi kar getireceğini biliyor almak istiyorlardı. fakat marsilya takımına metz'in bu oyuncuyu satması hakan şükür'ün fenerbahçeye transferi gibi birşey olacağı için başka bir yol bulundu marsilya tarafından. araya galatasaray'ı koyarak bu futbolcuyu aldırmak. bu plan şöyle işleyecekti: metz takımından galatasaray'a gidecek olan riberynin sonradan ödemelerin yapılmadığı gibi boktan bir nedenle anlaşması bozulacak marsilya'ya imza atacaktı. galatasaray ile yapılan anlaşma uyarınca taraftarın ilk yıllardaki tepkisi sineye çekilecek ama sonraki yıl bu oyuncu satıldığında kazanılan paranın yarısı galatasaray'a verilecekti. galatasaray için harika bir anlaşmaydı. bu oyuncudan haberdar olmayan ve böyle süper bir oyuncu olacağını aklına getirmeyen galatasaray balıklama zıpladı bu oyunun üzerine. olaylar planlandığı gibi gerçekleşti galatasaray'dan ayrılan ribery daha sonra dünyanın bu yılki en yüksek bonservis ücreti verilerek bayern munich ile anlaştı. 25 milyon euroluk bu ücret tabiki de marsilya'ya kalmayacaktı. galatasaraylı yöneticiler önceden planlanan bu anlaşma gereği paralarını istediler. ve ücret galatasaray'a ödendi. sonuçta her taraf kazandı metz haricinde. ribery bayern munich'e transfer oldu marsilya 12.5 milyon euro aldı, galatasaray'da 12.5 milyon euro aldı.
    galatasaray ribery'den gelen paralarla hemen transferlere başladı 3 milyon euro bonservis vererek linderoth'u aldı. galatasaray'ın elinde yaklaşık bir 10 milyon euro daha var ve tahmin ediyorum iki süper yıldız alınacaktır bu kalan parayla.
    ıhım ıhım
    ne düşünüyorum ben yahu bunların hepsi komplo teorisi işte.
    (minik kus, 14.06.2007 10:47 ~ 16.06.2007 20:04)
  16. hiç olmıyacak konuları ve olayları bile olucakmışçasına mümkün kılarak düşünmek,ve neticesinde hiç olmıyacak şeylere bile sebebiyet vermeye kadar gidebilecek düşünceler.
    (cursedsw, 17.09.2007 18:50)
  17. adı üstünde "teori" dir. "mutlak" doğru olduğu iddia edilmez, sadece "olası" doğrulardan biri olduğu ve dikkate alınması gerektiği ifade edilir.
    (strateji, 17.09.2007 19:05 ~ 19.09.2007 16:44)
  18. çoğunluğu felaket tellallığı yapmak olan, genelledim mutluyum, insanı en kolay noktada köşeye sıkıştıran teorilerdir. bu en kolay nokta: korkudur.

    komplo teorileri korku politikası üzerine kurulur, hedefinin de dikkatini böyle çeker. esasen, komplo teorileri tamamen yıkıcı bir üslupla yazılır, insanın tüylerini ürperten cinsten.
    unabomber adlı manifestoda, okuyanlar hatırlar, korku politkası üzerinden eylemciler söyleyeceklerini beyan etmiştir. korku politikası ile washington post bu manifestoyu yayınlamıştır, ve şok etkisi yaratmıştır. manifesto amacına ulaşamasa da, gündeme gelmeyi başarmıştır bunu da korku ile sağlamıştır. manifestonun içeriği tamamen "bunu yapmazsanız bu olur, bunu da yapmazsanız şu olur." cinsindedir. tam anlamıyla bir komplo teorisidir.
    (kaamos, 17.09.2007 23:06)
  19. şişli deki bir dürümcünün fevkaladenin fevk-i nde bir teorisi:

    diyet, perhiz, rejim gibi faaliyetler hedefte türk delikanlilarinin ve genelde de türk milletinin devamını engellemek için dış mihraklar tarafından gündeme getirilmiş şuurlu bir düzmecedir. gaye, eskiden bir koyunu, bir oturuşta götüren dev gibi babayiğit atalarımızı ve tarlada doğum yaptıktan sonra bebeğini kundaklayıp, elde orak tarlada çalışmaya devam eden türk kadınlarını; kalori hesaplayan, hapşırınca yatağa giren, fitness ve aerobik yapan çıtkırıldım tiplere dönüştürmek ve büyük türk ırkını çinliler, japonlar gibi sıska, zayıf ve sağlıksız bir ırk haline getirmektir.

    ıcabı halinde 240 kiloluk top mermisini tek başına namluya süren bir babayiğidin, kalori hesaplayan, yoğurtlu kebabı reddeden bir züppe haline getirilmesinden daha büyük bir soykırım olabilir mi?

    iç yağının, kuyruk yaglarının, anamızın vita yağının kolestrol yaptığı palavradır.

    kolestrol, kebapları yedikten sonra iki şişe soda içerek ayarlanabilecek bir gaz durumudur.

    sakin bu oyuna düsmeyin.

    feminizm, kadın hakları, çevre suuru ve eşitlik adi altinda türk kızlarının akılları çelinerek, yemek yapmayi bilmeyen, bizim istikbalimiz olan yavrularını, abuk subuk yiyeceklerle yetiştirecek, damak zevki gelişmemiş, sunta kılıklı diyet bisküvilerini yiyecek sanan bir hale getirmişlerdir.

    ayrıca kör olası dış mihraklar, bu kızlarımıza kebap, soğan, çiğ köfte vb. lezzetleri yiyen, bardak bardak şalgam suyu içen yiğitlerimize hanzo-kıro gibi sıfatlar takmayı öğretmişlerdir.

    ayrıca son yıllarda moda gibi gösterilmeye çalışılan çin mutfaği diye birşey yoktur. bu sözde mutfak, acaip zerzevat ile acaip mahlukatın, wog adı verilen bir tencerede yarı pişmiş yarı çiğ olarak hazırlanıp insanlara eziyet olsun diye sopalarla yenmesinden ibaret bir hokkabazlıktır. sakın kanmayın, sakın yemeyın. helal değildir!

    unutmayın su uyur, düşman uyumaz!
    (mösh, 02.11.2007 10:19 ~ 11:36)
  20. termodinamiğin ikinci yasasıyla yanlışlığı kolayca ispatlanabilecek bir teoridir. bu çağda hâlâ bu kadar insanın militarizme böylesine hizmet eden bir teoriye körü körüne bağlı kalması aklıma başka şeyleri getiriyor.
    (recai pengül, 02.11.2007 10:33 ~ 10:36)
  21. maillerde, facebook gruplarının tanımlama kısımlarında, sözlüklerde gördüğümüz yazılar. bunların dikkat edilesi yazış stilleri vardır.
    genelde büyük harfler bolca kullanılır.
    paragraflar hatta satırlar arasında boşluklar vardır. uzar da uzar böylelikle yazının bütünü.
    amaç, okuyanı korkutmak, ürkütmek milliyetçi duygularını kabartmaktır.
    arkaplanda türk bayrağı, atatürk portresi gibi bilumum "vatan-millet-sakarya" ögeleri vardır.
    bunları okuyan yeni yeni siyasetle haşır neşir olmaya başlamış genç nüfus, kendince "apolitiklik eşiğini" atlamıştır. sıra etrafına bildiklerini anlatmaya gelmiştir. bunun için de yine sanal ortamın nimetlerinden yararlanıp bu tür mailleri "forward"lar.
    evet, konseptiniz elinizde, yazınız.
    (mavimikırmızımı, 25.04.2008 13:44)
  22. graph theorye benzer biraz. kolay bağlanıtları falan bulacaksın böyle. sonrası yorum uydurmak zaten.
    (pelin87, 28.04.2008 20:26)
  23. sadece bir film değildi… sadece bir film olsaydı, bir gece uyku öncesi hayallerimde yaşar ve biterdi. sadece bir film değildi… gerçekti her şeyiyle… teoriler yaşandı. tarih oldu… ah! bir de gero-nimo oldu.

    aşk denen 3 harfli tek heceye ilk izlediğimde inanmıştım. zaten ne özel gündü… inanasım vardı o zamanlar, doğru. ama o günde kalmadı ki, hala bekliyor yürek… “o gelecek” dedi bana bir film. bir film gibi uzaktan uzağa izledim hayatı. öyle uzaktım ki, göremedim kimi gelenleri, gidenleri, sevenleri… notlar bıraktım geçtiğim yollara, birisi bile ardımdan gelmedi. kimileri buna “aşk” der. jerry buna “geronimo” dedi, ben başka bir şey diyorum artık… her sözümde ona selam yolluyorum… sevgi yolluyorum… geronimo salıyorum gökyüzüne… benimkini içimde saklıyorum…

    kendi filmimi, kendi teorilerimi, kendi sevdamı edinmemi öğütledi bu film bana. onu bulduğumda yitirdim en eski dostumu. şimdi her şule ve her mucize benim için birer komplo teorisi…

    ikisini de çok sevdim hep… biri geçmişimdi, diğeri geleceğim olur belki. dedim ya, hala bekliyor yürek…

    ben çok sevdim bu filmi!
    (gero nimo, 06.07.2008 12:08)