farmakolojiye ilgisi olan bir yazar. biraz kırgın sanırım. ama bence böyle bir platformda rahatsız edilmeden yazabilmek kadar güzel bir şey yok. aldırmasın, yazsın yeter.*
beni çokpis azarlamış olan yazar, tamam söyle gerçekleri yine söyle ama o kadar da çarpıcı bir şekilde insanın suratına vurulur mu yahu? kalakaldım resmen, ühüü.
+ girdiği "ortak payda ne lan" duyurusuna "3/5 + 7/5 var ya mesela, 3le 7 pay, 5 ise payda" diye gaz ve toz bulutundan başlayan, işin kötüsü uzayıp da giden bir açıklama yapmam nihayetinde verdiği ince ayarla beni titretip kendime getirten;
+ sonrasında ortak paydamızdakilerin ortak olmasından açılan muhabbetle aslında komik olduğuna kanaat getirdiğim;
+ wondrous'a wondi diyecek samimiyetine şahit olunca "lan acaba wondrous ortak payda'nın yazarlar tarafından nasıl karşılandığını anlamak için mi böyle bir duyuru girdi?" diye beni gece gece paranoyalara gark/sevk/duhul eden,
+ altıncı nesil,
+ hoşgelmiş yazar.
acı gerçekleri çattadanak öyle üzülür mü, kızar mı acep falan dinlemeden söyleyiveren yazar. öyle dumur olup kalıyorum; dinliyorum dinliyorum hak veriyorum kendisine, sonra ben yine bildiğimi okumaya devam ediyorum.
sözlükteki nesil kompleksinden muzdarip herhalde, galiba, sanırsam. bir üçüncü nesil olan şahsımı bu denli sıkı takip ediyor olmasının başka bir açıklaması olamaz zira.
hiç bir zirveye katılmamış şimdiye kadar, bunu esefle kınıyorum. çünkü katılmış olsa idi, bir de üstüne fotoğraf kadrajlarından birine girmiş olsaydı ne güzel link verecek ve tüm rakipleri bertaraf edecektim. bu mutluluğu bana yaşatmadığı için kendisini yine ve tekrardan esefle kınamaktayım.
hakkında tanımam etmem diyemeceğim, nick altı parselleyicim benim. hemi de bıdı bıdı bir şikayetler falan, ne yazsa eksileniyomuş da falan da feşmekan. o değil, deli galiba; eksileniyor biliyor, yine de yazıyor, yine de eksileniyor. böyle bir kısır döngünün içerisinde kaybolacağından korkmaktayım zira.
kendisiylen, ittifak kurar mıyım bilemedim. keyfime kalmış. bir ara bu ittifak ile ilgili demeç vermek istiyorum. ama anladığınız üzere şu an çok yoğunum, toplantılarım, başka basın demeçlerim falan var.
bugün itibariyle, verdiği hiçbir bakınız doğru başlığa yönlenmiyor. bir de artistik bir şekilde, dolu bakınız yazıyor ya yanına bitiyorum. tabi ben bunu deklare edene kadar hepiciğini düzeltti bile. neyse, bi şey demiyorum.
demeçlerimden o kadar şikayet etmesine rağmen, galiba o demeçleri dinleyen bir tek kendisi. böyle de enteresan bir ilişkimiz mevcut kendisiylen.
ha bir de; ben bebekle falan ilgilenemem, daha onun oğulcuğunu* elimde tutamıyorum. ne bebeği, kuzum allasen. hem ben yoğunum, basın toplantılarım neyim var, sonra kendi başına kalır onu da dokuzuncu kattan aşağı atarsın herhalde.
amanın şunca zamandır oluşturmaya çalıştığım imajı yıkmaya adadı galiba kendisini. sert, astığım astık, kestiğim kestik gidiyor idim ben; şimdi bir naiflik yükledi bendenize. hoba ki hoba yani!
o bu değil de, tüm klişeleri ayaklarına sermek istiyorum, bildiğin gibi değil. kendisini tanıdığım için çok mutlu olduğumu yazmak istediğim yazar, sonra kendisi bana sözlüğün kazandırdığı en şahane bi şey. falan filan.