ev alınırken veya kiralanırken en çok dikkat edilmesi gereken faktör. yerine göre baş belası ya da baş tacı olabilir.
(bkz: ev alma komşu al)
(bkz: komşu fantezisi)
kimi zaman müziğin sesini sonuna kadar açarak, kimi zaman gecenin üçünde buzdolabı ya da masa çekerek sinir katsayınızın yükselmesine neden olan, kimi zaman da captain morgan* getirerek sevginizi kazanan apartman insanı.
gecenin bir yarısı gürültülü horlamasıyla uyanmanıza neden olan, önce dumur olmanızı, sonra da "oha lan nasıl duydum da uyandım" diyerek o saatte bir de kopmanızı sağlayan duvar ötesi varlıktır.
terör havası estirmek gibi olmasın ama bunların bazılarını, ama harbiden seçmecelerini böyle, önce eşekle birlikte suya göndermek, ardından da eşekle birlikte ya da ayrı olarak servise hazır hale getirmek istiyor insan.
kapının girişine zarfları, bilmem ne'leri "öylece" atan postacıya, görevliye, neyse işte, ona ayrı sövdüm. ama be dengesiz apartman öküzü, baktın zarfa senin adın yazmıyor, ne açarsın onu..
hadi açtın bi gaflet, ne diye bırakmazsın bulduğun yere de taaa arşa değecek kıvama gelmiş apartmanın dördüncü katına çıkarırsın?
beni gördüğü yerde buruşmuş kredi kartı hesap özetimi bana teslim eden apartman görevlisinin gözü önünde ağzımı ne diye küfürlere boğarsın sen..
hepsini geçtim.. bir de hayvanlara meraklısın! "kuş" dedin tamam dedik, bi ara hamster vardı, "sevimliymiş kerata, fare mi lan bu" dedik.. hepsine eyvallah çektik..
kedi besleyeceğim diye arabamın üzerine poşet içinde bıraktığın kim bilir kaç günlük pilav artığına ve durumdan hiç de hoşnut görünmeyen pirinçlere ne demek lazım?!
koy ulan kaldırıma şunları! koyamazmış, günahmış..
sabahın sekizinden itibaren sesiyle bütün mahalleyi dolduran,mahalledeki her türlü olaydan haberdar olmayı bir borç bilen,çatıda,balkonda(şalvarıyla rahat ve çevik hareket edebilen),heryerde sizi göz hapsine alan ve yaptıklarınızı tektek hafızasına kaydedip insanlığa aktaran kişidir
envayi çeşit pop şarkısını arşivlerinde barındıran, 7/24 tüm mahallenin duyabileceği bir seste bu şarkıları dinleyen 2 kıza sahip olan karşı apartman kişisi.
alt katttaki, üst kattaki veya yan dairedeki komşulardan gelen her türlü önlenebilir ve önlenemez gürültüye alıştık da (bizden de onlara gidiyordur mutlaka, duvarlar tek yönlü geçirgen değilse) alt kattaki komşunun esneme sesinin, onların ve bizim televizyonlar açık olduğu halde bize kadar gelmesi ile her seferinde şaşırtan ve küfür ettiren kişi.
genellikle ismail yk ve cankan dinleyen bir oğula sahip,sabahın 8 buçuğunda elektrik süpürgesi kullanabilme yetisinde olan,mütemadiyen çocuklu misafiri gelen üst kat komşusu anlamına gelir gözümde.
herhangi bir ses duyması durumunda ise alt katta öğrenci var garanti onun sesidir diyebilme yüzsüzlüğündedirler kendileri.
özellikle arada bir evlerine kalmaya gelen evli oğlu ve eşinin odamın tepesindeki odada kalıp gece vakti tuhaf seslerini dinletmeleri de dayanılmaz!
mezun olunca taşınmadan evvel gidip bunları tek tek iletme gibi niyet içerisindeyim ancak anlamayacaklarından gereksiz çemkirme olur..*
yeri geldiğinde başınız sıkıştığında destek aldığınız, yeri geldiğinde başınıza bela olabilen kimselerdir. anlayışlısı pek bir makbul geçerken anlayışsız olanları apartman hayatınızı zindana çevirir.
her şeye kulak kabartır, karışır. en ufacık bir "çıt" sesimizle, duvarlara vurması an meselesidir. evinin kapısını öyle bir açar kapatır ki, sanırsınız sizin evin kapısıyla oynaşıyor. her akşam zili çalar, en sevimli haliyle sigara ister, karşılığında da bir tabak kokmuş yemek getirir.
yok abicim yok, muhtaç falan değilim külüne mülüne; o da benimkine olmasın mümkünse..
insanların birbirinden nefret etmediği dönemler de oldu bu ülkede. çok zaman öncesinde değil doksanların başında çocukken o zamanlar annem akşam vakti beni bakkala yollamaya korkup, kendisi de üşenince karşı komşumuzun kapısını çalardı. ihtiyacını karşılamak bir kenara üstelik kahve içmeye de davet edilirdi. bu vesile ile gece yarılarına kadar uzanan bol gülüşmeli sohbetler edilirdi. alt komşu özene bözene hazırladığı kahvaltılara sizi de ortak eder komşuluk örneği gösterirdi.
şimdi mi?
o çok özendiğimiz ama medeniyetlikten nasibini almamış avrupa gibi oluyoruz. aç kalsan, susuz kalsan. kimse sana neyin var? demiyeceği. ekmeğine ortak etmeyeceği..
ben mi çok karamsarım bilmiyorum ki..
keşke öyle olsam..
öyle olsam karşı komşum beni gördüğü zaman kafasını eğmek yerine selam verirdi.. öyle olsam alt komşum eskisi gibi kalırdı..
olduk olmadık vakitlerde çatkapı gelen, bilgisayarda imkansız dediğiniz hataları verdirip bozan ve projeyle uğraşmakta olan * sizi çağırıp bi bakıver diyen insanlardır.artık öyle bir takıntı oldu ki ne zaman kapı çalsa o mu diye ürküyorum.ulan gidip baktığım bişe değil de saatlerce görgüsüzce şunu aldık bunu aldık şöle para şöle kalite deyip kafa ütülüyon hem bide nasıl bozuyosan pcyi yapamıyorum deli oluyorum.içip içip gelmesi ayrı bi olay zaten.ha bi de giderken ben gidiyom deyip mal mal bakması var.lan gidiyosan git.insan ben kalkayım filan der.mecbur otur motur demek zorunda kalıyoz biz de tabi.bu çapraz komşu bide üst var o zaten apayrı.daha hiç görmedim insanları, gelmezler gelmezler bi toparlanırlar sonra sülale üstümüzde at koştururlar.ondan sonra bizden bi ses gelse başlar hemen tak tak diye vurmaya bastonla.anlamadığım öğrenci evi için gayet sakin ve temiz bi yaşantımız var kimseye rahatsızlık vermiyoruz peki neden bize bakmıyor bunlar.hiç hatırlamıyorum açmısınız tokmusunuz diye sorduklarını bi kap yemek getirdiklerini.başkası herbişeyi yapıyor yine de onlardan iyisi yok.ne demişler ev alma komşu al.
islam dininde yeri çok önemlidir. dikkat edilmesi gereken nokta, islam dininin komşulukla ilgili hükümlerinde din gözetilmemesi, müslüman veya gayri müslim gibi bir ayrım yapılmamasıdır. peygamber efendimiz komşuyu evin dört tarafındaki 40 ev olarak tanımlar. kuran'da ve hadislerde iyi komşuluk, salih imanın gereklerinden birisi olarak tanımlamış, komşunun şahitliğinin allah katında kabul gören bir şahitlik olduğu bildirilmiştir.
"allah'a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin altındakilere iyilik edin. şüphesiz, allah kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez."
(nisa suresi - ayet 36)
"allah’a ve kıyamete inanan, komşusuna iyilik etsin." (buhari)
"güzel komşuluk et ki, hakiki mümin olasın." (tirmizi)
"cebrail komşu hakkının öneminden o kadar bahsetti ki, komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim." (buhari)
"komşusu, şerrinden emin olmayan kimse, gerçek mümın olamaz." (buhari)
"iki kişi, ölen komşusu için, “biz bunu iyi biliyoruz” derse, o kul öyle olmasa da, allahü teala meleklere buyurur ki: iki komşunun şahitliğini kabul edin ve ölenin ilmimdeki durumuna bakmayın" (ibni neccar)
"kendisinin iyi mi, kötü mü olduğunu anlamak isteyen kimse, salih komşularının kendisi hakkında ne dediklerini öğrensin! "iyi" diyorlarsa, allah indinde iyi olduğunu anlasın" (ibni mace)
"allah’a yemin ederim ki, bir kimse, kendisi için sevdiği şeyi, komşusu veya arkadaşı için sevmedikçe iman etmiş olmaz." (müslim)
anahtarları paylaştığımız şıkırtılı kişi modeli
kendisi en yakın arkadaşımdır ve kendisiyle komşu olana kadar göbeğimiz çatlamıştır, ev anahtarlarımızın birbirimizde bulunması haliyle komik olaylara vesile olmaktadır.
bu komşu modeli:
-sabah uyandığımda salonda benim hazırlanmamı bekleyen biri oluyor
-müzik dinleyerek (kulaklıklarla) evi temizlerken bana sesini duyuramadığı için elektrik süpürgesinin fişini çeken biri oluyor
-gece yatarken eve gelip beni uyandıran ve uyuyamadığı için konuşmak istediğini söyleyen biri oluyor
-anahtarla eve girip "bende şeker kalmamış canım, sende var mıydı?" diyen biri oluyor
-işten eve geldiğim vakit dvd playerımı alıp gitmiş olan biri oluyor
-ve bunların aynısını bizzat benim ona yaşattığım biri oluyor
en önemlisi
-kendisi benim çok ama çok sevdiğim biri oluyor...
anneleri hemşire olan ve yine aynı anneleri nöbetten dönmeden evdeki bulaşığı yıkamaları gereken iki kız kardeşin "sen yıka - hayır sen yıka" kavgasından yükselen seslerini duyup "ne oluyor yavrum burda?" diye kapılarını çalan ve, annenin hatrına, anne eve dönmeden bulaşıkları yıkayan insandır.
gece yarısı duygusallaşıp beste yapmaya çalışan müzisyen insanların can düşmanı,an itibariyle papaz olduğum insanlardır.tabi arada öğrenci kıyağı yapıp yemek geitirenleri de vardır.onlar überkomşu sınıfına giriyor sanırım.
üst kattaki tenor, alt kattaki müzisyen. üst kattakinin zararı yok, çok çok tuvaletteyken seslendirdiği aryaları işitiyoruz havalandırma aracılığıyla. alt kattakiyse parti hayvanı. nasıl bir ses sistemi varsa sabahın üçüne kadar tüm bas notalar benim salonun içinde. lazerli disko topu da var. yeşil.