komünistlerin filistin e sahip çıkması  

adana çık aradan

  1. komünist,anarşist,anti-faşist...daraltmayalım."insan" olan herkes,savaşa,zulme karşı çıkar.oluşacak devrimci bir isyan(ki bunda dinin hiçbir önemi yoktur) dünyadaki bütün ezilenlere cesaret verecektir..komünistlerin filistine sahip çıkması gibi bir şeyi eleştirip bu basit şeyde tezat arayan insan bilmez mi ki filistin kurtuluş örgütünün ordusu* sosyalisttir?..

    dediğimiz gibi,zulme karşı çıkmak bir insanlık görevidir,sadece komünistlerin görevi değil.ayrıca bu başlığı açıp olayı garip biçimde eleştiren zihniyete de selam ederim.
    (close2death, 28.04.2005 13:03 ~ 13:11)
  2. özgürlük mücadelesi verilen heryerdedir komünistler,sosyalisltler,devrimciler,anarşistler,gerçekten insan olan insanlar.herşeyi bir yere çekmeye gerek yoktur.israil gibi amerikanın ortağı olan ve dünyaya savaş getiren bir ülkeye karşı çıkmakta herkesin görevidir.
    (bkz: görünen köy kılavuz istemez)
    (bkz: otu boku komünistlere yormak)
    (toumai, 28.04.2005 13:05 ~ 16.05.2007 22:24)
  3. komünistler her halka sahip çıkar,anarşizm her halka sahip çıkar,çünkü evrensel ideolojilerdir.özgürlüğe,bağımsızlığa büyük önem verirler.

    (bkz: sinirlerim bozuldu ondan gülüyorum)
    (close2death, 28.04.2005 13:05 ~ 13:05)
  4. (bkz: filistin kurtuluş örgütü)
    (bkz: ordu)
    (bkz: örgüt)
    (selenge, 28.04.2005 13:08 ~ 07.05.2005 22:04)
  5. (bkz: düşmanımın düşmanı dostumdur)
    (dawsan, 28.04.2005 13:11)
  6. komünist,sosyalist ve anarşistlerin adam kesen katillerden beter tanıtıldığı bi ülkede filistine sahip çıkılmasının arkasında farklı sebepler aranması doğal.insancıllığa uzak bi dünyanın geleneği budur.
    (anarko, 16.05.2005 13:26)
  7. burnunun ucunu göremeyen insanların yaptığı eleştiridir..

    haksızlığa uğrayan insanlara yardım etmeyi "çıkarcılık" mantığına sığdıran şu süper beyinler eleştireceklerini uzaklarda aramasın.vakt-i zamanında,istanbul üniversitesi önünde türbanlı öğrencilerin eylemlerine sol görüşlü öğrencilerin de büyük destek vermesini hangi mantığa sığdıracaklar merak ederim..demek ki neymiş,haksızlığa uğrayanın hakkını aramasına yardımcı olmanın hiçbir çıkarı ve eleştirilecek hiçbir yanı yokmuş.
    (close2death, 20.05.2005 13:12 ~ 13:15)
  8. bir de bu var
    (bkz: osmanlıyı satan filistine destek veren türk halkı)
    (easy company, 01.09.2005 05:23)
  9. (bkz: filistin davasında israili haklı bulan zihniyet)
    (bkz: yok böyle birşey)
    (atlantis, 01.09.2005 18:33)
  10. (bkz: komünistlerin dünya barışına sahip çıkması)
    (comatose, 01.09.2005 18:54)
  11. ideolojiler bir kenara, en başta insan olmalarından kaynaklanan olay.
    bir de bir bok olamayanların israil'e destek vermesi var ki, onlar araştırma konusudur işte.
    (zıvallione, 01.01.2009 19:13)
  12. her ideoloji kendi dünya görüşü ekseninde bazı şeyleri sahiplenir yahut sahiplenmez.haklılık ve haksızlık kavramlarınında temel dayanağı budur.komünistler özelikle türkiyeki komünistler filistine her daim yakın oldular.bu yakınlık filistin halkına duyalan yakınlıktır .bu yakınlık ne dün ne de bugün hamas yada islami cihada olan yakınlık biçiminde anlaşılmamalıdır. tarih incelenirse bu ülkeden el fetih ve filistin kurtuluş örgütünün kamplarında eğitim almış ve hatta bu örgütlerin saflarında israile karşı mücadele etmiş komünistlerinde var olduğu ve bunların varolduğunun bilindiği gerçeğide ortaya çıkacaktır.
    bazı ergen arkadaşların sandığı üzere filistinde var olan savaş bir yahudi müslüman savaşı değildir.dinle kamufle edilmiş ideolojik bir sorun olan israil-filistin meselesinde çözümün bu kadar zor ve uzak görünmesinin sebebide sanırım bu algıdır.
    (haymatlos79, 01.01.2009 19:24)
  13. "insan" olabilmeyi başaran,yapılan katliamı göz ardı edemeyecek herkesin kolaylıkla yapabileceği eylem.
    kominist,faşist,sağcı,solcu ayrımı yapmanın manasızlığını vakti zamanı gelince hiç birimizi katagorize etmeden tepemizde inleyecek -muhtemel- bombalarla anlamaktansa şimdiden kendi görüşleri harincindekilerle birlikte aynı yöne bakabilmenin memnuniyetini yaşatacak koministlerdir.
    (güdümlü ırak pabucu, 01.01.2009 19:28)
  14. omünistlerin din, dil, ırk ayrım etmeden ezilen ulusların her daim yanında olduğunun göstergesidir. bu ülkede gericiler tarafından maraş'ta katledilseler de, sivas'ta allah allah sesleri arasında diri diri yakılsalar da, filistin'de son nefesini verirken şehadet getiren o inançlı halkın her zaman yanındadır. bunu da din ve benzeri duygularla bağdaştırmamak gerekir. bu ülkede siyasi iktidarın eğilimleri bilindiği halde, filistin'e bombalar yağdıran israil ve stratejik ortağı abd'nın her daim müttefiki olmaktan çekinmemişler, ırak gözlerinin önünde yerle bir olurken sessiz kalmak yerine onlarla işbirliği içersine girmişlerdir.
    (walking away, 01.01.2009 20:26 ~ 22:51)
  15. çok doğal karşılanması gerekilen eylemdir. yıllardır; sefalet içinde, savaştan yorgun düşmüş, aç bırakılmış, çıkar oyunlarının kurbanı olmuş masum insanların sesi olmaya çalışmaktır. yalnızca komünistlerin değil; politik görüşü, dili, dini, ırkı fark etmeksizin 'insan' olmayı başarabilmiş her bireyin yapması gerekendir!
    filistin halkının yerinde olmadan ne yaşadıklarını asla anlayamayacak olan bizler; yapabilecek en iyi şeyi empati kurmak olan bizler kalkıp da söz konusu direnişi politik görüşlere sığdırmaya çalışırsak dünyanın en sığ şeyini yapmış oluruz.
    filistin tarihini az çok bilen herkes neden komünistlerin bu konuda daha hassas davrandıklarını anlayacaktır ama bu durum kimseye filistin halkına sahip çıkmak için çabalayan yüce gönüllü insanları 'çıkar' peşinde olmakla ya da samimiyetsiz olmakla suçlamaya yetmez! "çeçenistan'ın işgalinde sesinizi çıkarmadınız; şimdi ne oluyor?" diyenlere, kosova'nın bağımsızlığını kutlarken içine düştükleri çelişkiler sorulur. bu cümleyle bir tarafı haklı çıkarmaya çalışıyor değilim; aksine zamanında kendisini komünist olarak adlandırmış olmasına rağmen ahıska sürgününden bahsetmekten çekinen, karabağ sorununa değinmeyen, hocalı katliamını ağzına bile almayan insanlar kendileriyle ve sahip olduklarını iddia ettikleri 'hayat görüşü' ile ne kadar çelişiyorlarsa; filistin halkına sahip çıkan komünistleri eleştirebilmek uğruna sığlaşanlar da en az o kadar kendileriyle çelişmektedirler. sanıyorum ki; insanlığın asıl sorunu, ideolojik görüşlerinin hatalarını kabul etmemek adına bilinçli ya da bilinçsiz olarak yapılan hataları örtbas etmek ve böylece farkında olmadan dahi olsa taraf tutmaktır. yıllardır filistin halkının özgürlüğünü arzu eden bir komünist, ahıska sürgünü sırasında yaşananları inkar ederek kendisiyle ne kadar çok çelişiyorsa; sözde ermeni soykırımının var olduğu iddiasına karşı çıkan bir ülkücü de çorum olaylarının, malatya olaylarının, maraş katliamının, sivas katliamının ve nicelerinin yasını tutmayarak en az o komünist kadar kendisiyle çelişiyor olacaktır.
    kısacası; önemli olan insan olmaktır, insan!
    (dişikartal8, 01.01.2009 20:29 ~ 20:32)
  16. aklı başında her insanın yapması gerekn eylemdir. çünkü israil'in geçen hafta yapmış olduğu eyleme bakarsak israil kendini asvunma mevzuunun ötesinew geçmiş insalık suçu işlemiştir ki bu israil'in yaptığı ilk insanlık suçuda değildir. içinde ümmet sevgisi olan bırakın ümmeti insan sevgisi olan her ademoğlu filistin'e sahip cıkmalı ellerinden bir şey gelimiyorsa bile en azından onlara dua etmeli.
    (vgarter, 01.01.2009 20:34)
  17. sol'un tarihsel ittifakıdır ezilenin yanında olmak.
    bu kim olursa olsun değişmez, yüzyıl da geçse...
    iran halkının görmüş olduğu zulme de solcular karşı. bunda bir sorun yok, zaten de olmamalı. bunu tartışmaya açan beynin önce sorgulaması gerek; insanca olan herhangi bir şey ezilen konumundaysa "sol" onun zaten yanındadır.
    (elpinoras, 11.01.2009 05:15)
  18. türkiye'deki "müslüman" iktidarın israil ile ortak silah yapımı anlaşması imzalamalarına karşın, venezuela'da israil büyükelçisinin kovulması...
    (communist, 11.01.2009 05:18)
  19. (bkz: sol-liberallerin filistine sahip çıkmaması)
    (girişyıkımtelaş, 11.01.2009 05:20)
  20. sol'un ne demek olduğunu bilmeyen, anlamayanlar için son derece şaşırılacak durumdur. onların aklı şu soruyla çalkalanır durur: "bu dinsizlerin sığınağı olan sol, niye müslüman filistin'e sahip çıkıyor?" cevaplayalım hemen.

    sol, düşünüldüğü gibi "dinsiz" liktir evet. ama yanlış anlaşılmasın, solcular inançsızdır demiyorum. solcular "dinsiz" dir diyorum. solcuların her daim önlerinde, dillerinde taşıdıkları bir dinleri yoktur. bir dine inansalar bile bunu içlerinde yaşarlar. ve yine diyorum ki, solcular bir tanrıya inansalar dahi, o tanrıyı tüm eylemlerinin merkezine koymazlar. onlar için aslolan insandır çünkü. solcular, başkaları gibi bir dine inandığı için, bir gruba mensup olduğu için, bir görüşü savunduğu için birilerini diğerlerinden üstün tutmazlar. onlar için müslüman da, ateist de, hristiyan da, yahudi de, hindu da, taoist de, ve hatta satanist de birdir; o "insan" dır ve öyle olduğu için değerlidir. ve aynı şekilde onlar için arap da, ermeni de, fransız da, amerikalı da, türk de, kürt de, gürcü de, rus da, çerkes de, laz da insandır ve yine değerlidir. çünkü solcu dinsiz olduğu gibi "vatan"sız ve "milliyet" sizdir de.

    solcunun dini "insan"dır kısacası; vatanı "dünya", milliyeti "dünya vatandaşlığı" dır.

    ~~~~~~~~~~~~

    tarihten bir kesit:

    nedir sol'un dinle alıp veremediği dersek, şöyle özetleyebiliriz mevzuyu: solculuk kavramının ilk ortaya çıktığı fransız devrimi dönemine, 1789 ve devamına gidersek, 1792 tarihli konvansiyon meclisi'nde sembolik olarak parlamentoda bulundurulan kralın (ki kendisi 1793'te giyotine gönderilecektir sonra) sağında oturan ve kral'ı hala desteklemeye devam edenlere "sağcı", solda oturan ve devrimin korunmasını ve daha da ileri taşınmasını isteyen kesime de "solcu" dendiğini biliyoruz; terakkiperver/ ilerici manasında. şimdi, bu düzenden hareketle, kralı destekleyenlerin kilise ve aristokratlar olduğunu hatırlarsak, devrimin ileriki safhalarında, 1793 ve devamında konvansiyon liderlerinin, yani jakoben'lerin devrimi koruma amacıyla kilise personelini (rahipleri) ve aristokrasi mensuplarını neden tek tek giyotine gönderdiğini anlarız. fransa'da rahipler ve kilise, krallık döneminin, monarşinin sembolü idi. gücünü tanrı'dan alan kralın zihinlerdeki iktidarını yok etmenin tek yolu da kiliseyi ve onun temsilcilerini, yani halkın vicdanının efendilerini ortadan kaldırmaktı. tabi diğer yandan, orta çağ'dan gelme bir engizisyon mahkemeleri faciası, bir şişirilen rahip cüzdanları gerçeği vardı ki, masum halk adına kiliseden devrim parlamentosu olarak bir öç almak da gerekli idi; kilise ve rahiplerce zulme uğrayan halkın öcünü alma. işte bu noktada, sol kesimin adını kendisinden aldığı jakobenler, kilise özelinde dine net bir tavır takınmıştı; "din, kiliseler ve rahipler eliyle halka zulmeden bir kurumdur ve ortadan kaldırılması, insanı büyük bir yükten kurtaracaktır." tabi skolastik düşünce ve onun aydınlanma üzerindeki yoğun baskısı, halkın hayal gücüne ve her anlamdaki ilerlemesine vurduğu gem, ihtilal döneminde dine karşı alınan tutumu bir kez daha haklı gösterecekti: "dine karşı gelerek, tanrı'yı öldürerek insan aklını özgür bırakacağız." işte bu kaygılar ve amaçlarla jakobenist konvansiyon meclisi muktedirleri rahip kıyımına girecekler, manevi olanın her türlüsüne saldırmayı devrime hizmet addedeceklerdi. mezarlıklar tahrip edilecek, kilise çanları eritilerek onlardan cephane yapılmasına başlanacak, aziz ikonları, isa heykelleri parçalanıp sokaklara atılacak, kiliseler olmadık işler için kullanılmaya başlanacaktı. victor hugo anlatır ki, belediye nikahı ile evlenenler dahi nikah çıkışında aşağılanır, tacizlere maruz kalırlarmış. yani manevi olan o denli küçük görülür olmuş.

    ama işte sonunda ne oluyor, halk bir yerden sonra bu gidişe dur demek ihtiyacı hissediyor. kiliseler, tasvirler, ikonlar yağmalanırken içi acıyan bazı dindar fransızlar'ın örgütlemesi ile halkta jirondenler'e (sağcılar) doğru bir kayma yaşanıyor ve sonunda jakoben iktidarı devriliyor, jakoben önderler idam ediliyor ve direktuvar meclisi kuruluyor. devamında da sahneye bilindiği üzere napoleon bonaparte çıkıyor.

    ~~~~~~~~~~~~

    işte bu sebeplerledir solcuların dine karşı mesafeli duruşları ya da öyle olduklarına dair bir imajın mevcut bulunması. derler ki, solcular inananları sevmezler, onları aşağılar, hor görürler. bu tabi bir takım solcular tarafından bu fransız geleneğinin sürdürülmesi ile de beslenmiş bir fikir. yani kişiler böyle düşünmekte de kısmen haklılar. ama artık bu yanlış düşüncenin yıkılması gerekli. yoksa bu halk ömrünün sonuna kadar din- iman siyaseti yapanlara oy vermeye devam eder ve ömrünün sonuna kadar sermaye sahiplerine uşaklık etmeyi görev bilir. ve türkiye bugüne kadar sahip olamadığı sol tandanslı işçi örgütlenmesine, siyasal kimlikli işçi sınıfına asla sahip olamaz.

    halkın şunu bilmesi gerekli: solcuların büyük kesiminde dine karşı net bir duruşun olduğu da bilinmektedir elbet. ama bu demek değildir ki solcular dini ve inananları küçük görürler, inanan insanların başına bir iş geldiğinde sevinir, mutlu olurlar. tam tersine, birine bir şey olunca sevinmek, başkalarının işidir, solcuların değil.

    ve son olarak; din vicdan işidir ve kimseyi ilgilendirmez. ayrıca bir insan müslüman, hristiyan, yahudi vs. olup aynı zamanda solcu da olabilir. ama bir insan "dinci" ise, yani din onun her bir şeyini belirleyen bir şey ise, o kişi solcu elbette olamaz ki benim burda söylemeye çalıştığım da bu. din öyle önünde taşınacak bir şey değildir. hele bir insanın değerini belirleyecek bir şey hiç değildir.

    velhasılı, konu bir hayli dağıldı, tek cümleyle toparlayayım, "dinsiz, vatansız ve milliyetsiz" olan sol "insan"a değer verdiği için, dini, milliyeti hiç farketmez, tüm ezilenlere sahip çıkar; buna filistinliler de dahil.
    (meramise, 11.01.2009 12:16 ~ 16.01.2009 15:09)
  21. che guevara'nın

    "en önemlisi, kaabiliyetinizi koruyabilmeniz, dünyanın neresinde olursa olsun her haksızlığı kendinize karşı yapılmış gibi hissetme kaabiliyetinizi. bu bir devrimcinin en önemli özelliğidir"

    sözleriyle acıklanabilecek durumdur.
    (feronia, 11.01.2009 12:42)
  22. komünist dediğin emperyalizme, faşizme karşı çıkar. ezielenlerin yanındadır. bu sebeplerden dolayı filistin'i savunmaları (savunmamız) doğaldır.
    (değişim, 18.03.2009 13:05)