genellikle insanların parfümleridir akılda kalan. farfümü kullanan kişi o kokuyla o kadar özdeşleşir ki, kokuyu duyduğunuz anda onu görür gibi olursunuz.
uzun ve uykusuz gecenin bitimine sevinerek vehayut hayatta başka sevinecek birşey bulamadığı için bunu bahane ederek başlarsınız güne.. nehirler, denizler kurudu ama göz pınarlarım kurumadı, ağlıyorum utanmıyorum diye yazdığınız günlüğünüzü bir kez daha çöpe atarsınız bugün yeni birgün daha diye. yeniden başlıyorum, silbaştan başlıyorum diye... yine geç gelen otobüse ettiğiniz küfürler bir nebze olsun rahatlatır sizi. asık suratlı iett şoförüne bir bakış atıp her zamanki koltuğunuza oturmak için devam edersiniz. farketmezsiniz nasıl vardığınızı ama kalkmanız gerketiğini vücudunuz zaten biliyordur, zaten her gün aynı şeyleri yapmıyor mu? neyse inme vaktidir artık. ama bugün farklı birşey olur... kapıdan adımınızı attığınızda bir koku evet onun kokusu. yerle temas ettiğinizde ayakta durmak için zorlanırsınız. sarhoş gibi... bu kokuyu hiç unutmadınız zaten. otobüsün peşinden birkaç adım atarsınız aptal gibi. belki yetişirim diye. ama hem koku gitmiştir hem otobüs... akşamı beklersiniz çöpteki günlüğü alıp devam etmek için, sayfalarıyla sırdaş olmak için...
bir insanın hafızasını en iyi canlandıran duyular koklama ve işitmedir. dinlediğiniz bir şarkının ya da sokakta yanınzdan geçen birinin parfümünün sizi melankolik yapmasının sebebi de budur.
(bkz: ben demiyorum uzmanlar diyo)
babaannenin evinin kokusu, onun eskiden işleyip sizin için özenle sakladığı çeyizleri hatırlatabilir. ya da börek kokusu duyunca anneannenin yaptığı böreğin kokusunu hatırlayabilir insan anneanneninki kadar güzel olmasa da.
insanı en derine götüren anımsamadır. öyle ki duyduğunuz koku ile bazen belki de hiçbir zaman hatırlayamayacağınız bir olayı, durumu, insanı hatırlarsınız.
bazen burnunuza gelen bir parfüm kokusuyla yıllar önce tanıdığınız bir kişiyi hatırlamanıza sebep olabilen olaydır. gereksiz hüzün verir, eski günlere götürür insanı. yolda yürürken başınıza geldiğinde kısa bir süreliğine duraklar, sonra devam edersiniz yolunuza.
diğer duyulardan daha güçlü olan koku alma hafızasının bünyeye sık sık yaşattığı geriye dönüş.
öyle ki, aşerme zamanında er kişinin kullandığı parfüm dışarlarda bir yerde, bir başka kişinin üzerinde hissedildiğinde bile aşerme bulantısı yaşanmaktadır.
kanımca diğer dejavu çeşitlerinden daha etkili olanıdır. anlatılmaz yaşanır bir duygu. o yüzden size yaşamanızı tavsiye ediyor ve birkaç ipucu vermeden edemiyorum.
1. marketten en boktan en ucuz şu geçen arena da çıkan -evet sayın seyirciler merdiven altı tezgahta insan sağlığıy....- diye tanımlanan o kalem parfümlerden bir adet alıyorsunuz ve avını bekleyen aslan edasıyla belki günlerce belki aylarca belkide yıllarca* sürecek olan pusuya yatıyorsunuz
2.işte büyük gün geldi ve o "ben dağım ben taşım" diye hayım hayım haykıran hatunla buluşmanıza çok az kaldı. neyse bir stres hatunla kafede buluşuyorsunuz ama kalp güm güm tam otomatik peşmerge tüfeği gibi. arada bir sol göğsünüze bakıyorsunuz kıpırtılar belli mi diye felan derken hatun -şerefcan afedersin hemen geliyorum- deyip tuvalete işini görmeye gidiyor. sizde pusudan saatte 150km hızla ceylana doğru koşan çita çevikliğiyle artık senelerin verdiği yıpranmayla büzüğe dönmüş kokuyu burnunuzun etrafında inceden gezdiriyor ve o anki heycanınızı o afrikanın balta girmemiş ormanlarında ki envai çeşit bitki aromasıyla üretilen parfümünüzle bütünleştirip beyinizin bir kenarına mıhlıyorsunuz.
3. aradan yıllar geçti. ne gelen var ne giden. o taş hatunda sizi donunuza kadar soyup çekti gitti. ve bir gün belki para çıkar ümidiyle karıştırdığınız ceketinizin cebinden tanıdık simalı bir parfüm şişesi çıkması ise trajikomikti. kader sizinle oyununu bir kez daha oynadı ve burnunuza hafif tanıdık bir koku geldi. etkileyiciydi bu koku. değişik hisler uyandırıyordu. ilk başta sütunlar belirdi gözünüzde sonra uğultular kulağınıza... elinizde şarap önünüzde iki adet hava yastığı... çarptımmı felan dersiniz ki alakası yoktur.evet bu o idi. ilk ve son yanınıza yaklaşmış olan dişi organizmaydı.
onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine. evet bu sayıdaki yazımda size koku dejavusu konusunu örneklerle ve çözümlü soru tipleriyle açıklamaya çalıştım. haftaya yine aynı yerde aynı saatte buluşmak dileğiyle esen kalın. şimdi reklamlar. ----itü sözlük ailenizin sözlüğü. hem türkçe hem edebi hem komik hem ilginç itü sözlük daha iyisi yok--------------
dolaptan çıkarılmış buz gibi makarna kokusudur. sırf onu yerken arkadan çalıyordu diye demet akalın'ın senin anan güzel mi? şarkısında hayvanlar gibi ağlamaktır. yurtta odalar hep diş macunu kokuyor diye dişlerini fırçalarken gözlerinin dolması, biryerde sıkışıp kalmış gibi göğüs kafesinin daralmasıdır.
sevgilinin parfümüsorunsalı bunlardan biridir.ayrılımışsınızdır ..aylar yıllar geçmiştir.hiç alakasız bir günde sokakta kendi halinizde yürürken yanınızdan hiç tanımadığınız biri geçer ve burundan alınan tek nefeste bütün gününüzü mahfeder.
bazen gelir burnunuza bir garip eskinin kokusu,,içinize çekersiniz belki özlemle belki nefretle..hissetmektir ,ama aldanmadan başka bir şey değildir,,giden zaten gitmiştir arkasında silik bir koku da hediyesidir..
kokunun hafızanın temeli olmasının doğal sonucudur. koku duyusunu kaybeden insanların zamanla geçmişi unuttukları ve hafızalarının zayıfladığı görülmüştür.