merhaba! itü sözlük, içeriği dünyanın değişik noktalarında bulunan yazarlarca oluşturulan bir interaktif sözlüktür. daha fazla bilgi alabilir, üye olarak içeriğin genişlemesine katkıda bulunabilirsiniz.

kocamustafapaşa surp kevork ermeni kilisesi

  1. bu başlıkta
  2. bakın dur
  3. sırala
  1. kocamustafapaşa surp kevork ermeni kilisesi ve sahakyan nunyan mektebi ve mezarlığı vakfı'na bağlı olarak faaliyet gösteren bir ermeni kilisesidir. kocamustafapaşa cumartesi pazarı mevkiinde bulunur. ermeni vatandaşlarımızın yoğun olarak gittiği bir kilise ve bitişiğindeki okul olarak faaliyet gösterir.

    kaydadeğer bir cemaat ve öğrenci sayısına sahiptir.
  2. çocukluğumun bahçesinde geçtiği her mezhepten insana açık olan 20 yıl önce komşularımızın her töreni özellikle paskalya bayramlarını kutlamak için hepbirlikte gittiğimiz ve çocuk olduğumuz için boyalı yumurtalardan en çok sebeplendiğimiz içerideki güzel kokuyu hala burnumda hissettiğim kilise.
  3. istanbul'un en eski semtlerinden rumca ismiyle psamathion, rumca'dan türkçe'ye geçmiş ismiyle ise samatya'da bulunan, semtin en büyük kilisesidir. semtte 4 adet rum kilisesi bulunmasına rağmen, istanbul rumları'nın şehri kitleler halinde terk etmelerinden sebep, artık bu 4 rum kilisesinin hiç birinde pazarları âyin yapılmamaktadır. buna rağmen, samatya surp kevork ermeni kilisesi günümüzde istanbul'un en kalabalık cemaatine ev sahipliği yapmaktadır.

    bildiğiniz gibi, yada bilmiyorsanız az sonra okuyacaklarınızdan öğreneceğiniz gibi, surp kevork (yani rumca'daki adıyla agios yeorgios, türkçe'de bilinen adıyla aya yorgi) çok acil sıkıntısı, derdi, tasası olanlara hızır gibi yetişir. ki zaten bu aziz, ikonalarda elinde mızrağı, atının üstünde ejderi savuştururken betimlenir.

    ejder derdi, tasayı, sıkıntıyı kısacası içinde bulunulan kötü durumu,
    surp kevork'un at üstünde olması o'nun çabucak yetişeceğini,
    elindeki mızrak ise derdi, tasayı savuşturacağını ifade etmektedir.

    hatta ve hatta, bir çok yapıtta belirtildiği üzere, istanbul'un tüm ekalliyet (azınlık) cemaatlerinin cehennemi yaşadığı 6-7 eylül olayları sırasında, samatya'da yapılan yağma, yıkım ve tecavüzden sonra saldırgan topluluğun surp kevork kilisesi'ne de orayı yakmak için girdiği, fakat kapıdan içeri girer girmez gerisingeri kaçışıp "içeride devasa bir şey var, at üstünde elinde mızrak tutuyor" dedikleri rivayet edilir. ki zaten surp kevork ermeni kilisesi 6-7 eylül olayları'nda yağma ve yıkıma uğramayan ender kiliselerdendir. bu ilginç anektod "i nihta ton kristallon tis ellinikis tis konstantinoupolis" (istanbul rumları'nın kristal gecesi) adlı kitapta da geçmektedir.