1. baş örtülü insandan nefret eden şahıs,nafile çabalıyorsun.
    sana kızmıyorum. kızmıyacağım.
    hiç bir operatör, ameliyat masasından kendisini yumruklıyan kanserliye, hiç bir gardiyan, parmaklığı içinden kendisine deli diye bağıran çılgına, hiç bir hâkim darağacı önünde küfürler savuran mahkûma kızamaz.

    ben kendimi, ne kanser operatörü, ne deli gardiyanı, ne de ağır ceza hâkimi şeklinde görmüyorum. fakat görüyorum ki her hareketim, seninle hiç de alâkadar olmadığı halde, ciğerine neşter gibi saplanıyor, seni delilerin parmaklığı gibi bir azap çerçevesine hapsediyor ve başının üstünde ip varmış gibi kudurtuyor. beni, doktor, gardiyan ve hâkim şeklinde gören sensin! senin bu halini sezer sezmez artık sana kızmıyorum. merhamet ediyorum.

    sanma ki ben öfke kabiliyetini kaybetmiş bir başörtülüyüm. insan başiyle fare kafasını birbirinden ayıran tek hassa, bence fikir öfkesidir. bir hiç için ölçüsüz öfkeler duyacak kadar alıngan ve hassas bir mizaç taşıdığımı sen de bilirsin. fakat bu öfke, iyi kötü bir kudreti, bir şahsiyeti, bir mesuliyeti kalmış insanlara ve hadiselere karşıdır. sen mazursun.
    şeklince yanıt veren başörtülü bayandır , ayrıca üstadı necip fazıl kısaküreğe teşekkürde eder bu vecabı vermesi için kendisine yardım ettiği için.
  2. kafalarının misyonunu götlerine bırakmış sığı şahıs (ne yazar ne de insan diyemiyorum affınıza sığınarak) takıntısı. fiziksel takıntının vardığı içleracısı başka bir nokta.

    (bkz: katranı kaynatsan da olmaz şeker)

    edit: anında eksileyenlerin türbana nefreti, benim sizin zırvalarınıza ve haybeye oksijen tüketmenize olan öfkeme daha da anlam katıyor belirtmek isterim!
  3. türban taktıkları için ayrı, kilolu oldukları için de ayrı hakarete maruz kalan kadınlardır. üstüne üstlük, türbansız bir kadın eğitim görmediğinde, kadın hakları diye ortalığa dökülen bazı insanlar tarafından, böyle görülerek, 'kadın hakları' çiğnenen kadınlardır.


    edit. anında eksileyen bıngıldağı kapanamamış arkadaşa saygılar.