küçükken her oyuncak araba elime alışımda dindiri diridiri diridiri diridin diridiri diridiri diye agzımda tükürük kalmayıncaya dek jenerik müziğini söylediğim ,daha sonra kara şimşeğin önündeki ışıklardan hacı muratların önünde görünce hayallerimin yıkıldığı dizi.
muhtemelen sinema salonlarında filmini de göreceğimiz, bir zamanlar tutkunu olduğum dizi.çekimlerine yakında başlanacak filmin baş rolünde yine david hasselhoff var.filmde ben affleck ,michael night'ın oğlunu canlandıracakmış.
daha şuncacık çocuktum. ilk bölümünün başını kaçırmıştım ama sonra performansım bayağı iyiydi. o kadar büyük bi şevkle ve zevk alarak izlerdim ki bittiğinde çok üzülmüştüm. hatta babama 'bi daha ne zaman yayınlanır' die sormuştum o da 'sen 15 yaşına geldiğinde' demişti. eeee ben üstüme düşeni çoktan yaptım ama yayınlanmadı yaaa!!! ( ya da ben kaçırdım)
delirdiğim dizi , hatta şarkısı söyleydi "dım dımını dımını dımını dımı dımınımını dımınımını dımını dımını dımınını..."
nam-ı diğer knight rider , girişte şu cümleler zikredilmektedir ;
knight rider - a shadowy flight into the dangerous world of a man who does not exist.
michael knight, a young loner on a crusade to champion the cause of the innocent,
the helpless, the powerless, in a world of criminals who operate above the law.
son derece zekice çekilmiş bir diziydi. arabanın tüm teknolojisi sağa sola doğru gidip gelen kırmızı ışıktı. gelgelelim şimdiki milyon dolarlar harcanarak çekilmiş yapımlardan daha çok popüler ve inandırıcı olmuştur.
pokemon, harry potter ve diğer saçma şeylerin aksine, çocukların aklına mekanik, fizik ve şöförlük gibi daha nesnel şeyleri soktuğu için tarafımdan takdir edilen dizidir.. biz charmender'in ateş topunu değil, o köprüden michael amcamın kaç basıp atlaması gerektiğini tartışırdık aramızda.. ayrıca devon isimli tırlı bir amca vardı dizide, michael knight ne zaman köşeye sıkışsa yardıma koşar, hızır gibi yetişirdi. kral adamdı..
büyük bir heyecanla seyrettiğimiz bir diziydi.
cumartesileri bir kara şimşek bir de atlantis'ten gelen adam ile günümüz şenlenirdi.
o zamanlar soyadını telaffuz edemezdik ama david abimizin posterlerini beklerdik hey girl dergisi versin diye.
öndeki ışık hedesinin şahin soförlerine tarafından çalındığı ve istanbul sokaklarındaki çoğu aracın bu bakımdan kit e benzemelerine neden olan dizimizdir...
şu aralar ege tv de sıkça rastgeldiğim, her seferinde eski günlerin hatırına seyretmeye çalıştığım ama 5 dakikadan fazla dayanamadığım zamanının efsane dizisi.
dizi kavramını hayatıma sokan, seyrederken evde olağanüstü hal ilan etmeme neden olan harikulade dizi. pazartesi akşamları veriyorlardı bir ara -10 sene önce-... hatırlarım da, elektrikler kesilmişti tam araba toprak altında mahsur kalmışken, kıyameti koparmıştım... elektrikler geldiğinde kitt topraktan fırlıyordu. ne mutlu olmuştum... tek eksiği kahve yapmamasıydı, hoş şimdiki kahve makineleri de konuşamıyor... güzel günlerdi...