*klavyedeki perde sayısı.
*klavyenin gövdeye yakınlığı.
*tellerin çeşidi.
*çıkardıkları ses.
ayrıca klasik gitar diye birşey yoktur. aslı akustik gitardır ve bilinen aküstik gitardan farkı naylon tel olmasıdır.
klasik gitarı okulda, parkta, ormanda, sahilde vs her ortamda çalabilirsiniz. (müzik adamları gitarı taşınabilir piano olarak adlandırırlar) lâkin elektro gitarı amfisiz çalamazsınız.
elektro gitardaki pedal* olanakları ile güzel şeyler yapabilirsiniz ama klasik gitarda pek bi sınırlıdır...klasik gitara mikrofon koyup,ampli ile iletişime geçip pedal takabilirsiniz ama yapmayın,etmeyin.adama gülerler...
klasik gitar elektriksiz,elektro gitar elektrikle çalışır.(şaka lan şaka)
eğer klasik gitarı hakkını vererek çalabilirseniz,size virtioz denir.(bkz: paco de lucia)
şimdi derseniz elektro gitarı da hakkını verirsek nolur.anlatayım.bağladığınız pedal,distortion vb. aletlerle çok iyi çalmanıza gerek kalmaz ,zaten bu aletler sizi iyi çalıyormuş gibi gösterir.klasik gitarda ise bunu yapmak bilek ister.
saçma bir kıyaslamadır. ikisi farklı enstrümanlardır ve teknik olarak aynı gibi gözükseler de değillerdir, farklı müzikler için geliştirilmişlerdir. bağlamayla obuayı kıyaslamak ne kadar anlamsızsa bu ikisinin kıyaslanması da o kadardır. ha gitar dersen hepsine varım o ayrı mevzu.
aslında ikisininde çok ayrı bir yeri vardır. tek ortak yanlarının bir gövde saptan oluşmalarıdır. birçok insan ikisi içinde ders alır. kimisi gerçekten çalar kimisi çaldığını sanarak kulak tırmalar. elektor gitarın tek iyi yanı bilmeyen biri tellerine dokunsa bile güzel bir ses verebilir. ama klasik gitarı bilmeyen biri ellerse iç gıcıklar. kısacası en büyük farkları elektro gitar yeri göğü inletir güzelde eğlendirir,klasik gitarsa sizi alır başka yerlere götürür ha birde klasik gitarı adam gibi çalanın alnından öpülür.