1. avrupa kökenli müziktir.genelde yüksek kültür seviyesine sahip cevreler bu müziğe eğilmiştir.bazı besteciler saraylarda çalınıp söylenmesi için para karşılığında besteler de yapmıştır.genelde bakılınca, ünlü bestecılerın çoğu kilise müziği yapmıştır veya aılelerınde yapan olmustur.ilk dönemlerde klasık muzıkte org ve klavsen calgıları kullanılmıstır,sonra bu calgılar yerını piyanoya bırakmıstır.


    dönemler; rönesans-barok(vivaldi,bach) klasik(mozart,haydn) romantik(schubert,chopin,liszt) modern(debussy,gershwin)
  2. kendime itiraf ediyorum ki dinlemesi zor bir müzik türü. neden? iki neden buldum kendimce. paylaşayım:

    i. ses (sound). her ne kadar onlarca farklı çalgı kullanılsa da, seslerin rengi hep aynı. bu da sıkıcı bir durum. tabii ki zamanında elektrikli amplifikatörler, dijital ses işleme vs. olmadığından icracıların çok seçenekleri yoktu. aksine çağdaş müziğe bakarsak çalgı çeşitliliği dramatik ölçüde azalmış durumda. onun yerine sesin rengiyle, biçimiyle oynamayı sağlayan aletlerimiz var. bugün sadece iki gitar ve bir davul takımı ile bin türlü farklı müzik icra edebilirsiniz. bu da çeşitlilik demektir. bu çeşitliliği sağlayamadığı için tüm klâsik batı müziği eserleri size aynıymış gibi gelebilir.

    ii. adagio. nedir abicim o adagio bölümleri? ezgi ver bana, coşku ver, aklımda kalacak bir şey ver. özellikle klâsik dönemden başlamak üzere kırk dakika senfoni besteleyip sonuçta akılda kalacak iki ezgiyle biten parçalar yazmak moda olmuş. pekiyi ne oluyor bu kırk dakika boyunca? olan şeyin adı adagio! yani, ağır tempo. "klâsik müzik rahatlatır" iddiasının temelinde olan, kimsenin hayatı boyunca hatırlamayacağı bayık ağır tempolu bölümler. çalınan nota sayısı diğer bölümlerden fazla olmadığı hâlde, ağır tempolu oldukları için parçanın büyük bölümünü kaplıyorlar ve sizi o güzel ezgiyi, o coşkulu bölümleri duyamadan canınızdan bezdiriyorlar. (elbette bu konuda beni ezecek otoriteler vardır; saygı duyarım.)

    bu sorunları aşmış bestecileri ve eserleri zaten hepimiz biliriz. bazen de o kırk dakikalık parçalardan "asıl" kısımlarını çıkarır öyle kullanırız. onları cep telefonu melodisi, reklam arkası müziği yaparız. diğer taraftan, oturup baştan sona dinlemek de güzeldir bu parçaları. çünkü çağdaş müzikte duyamayacağınız kadar dinamiklerdir. çoşar, durulur, sinirlenir, gülerler. bu da bir telefon melodisinde hissedemeyeceğiniz önemli bir farktır.
  3. bir kısım gelişmekte olan yada gelişemeyen ülkelerde, sadece insanı uyutmak için dinlenen (hatta duyulan) bir müzik türüdür. bu amaç doğrultusunda dinleyenler, dönemlerden ve bestecilerden pek anlamazlar, çocukken duyup da dalga geçtiği birkaç isimden fazlasını bilmezler;
    vivaldi dersin, dört mevsim der..
    bach dersin, bah bah bah...der
    mozart dersin, zart zurt espri yapmaya çalışır.
    beethoven dersin, filmi görmedim ama torrent'ten indiririm der.

    uyumak için de bu bestecileri tercih ederler ötesine berisine bakmadan, misal henüz paganini dinleyrek uyuyabilen birisini görmedim. sinir bozucu bir durum benim gözümde, gazeteyi ilk alışta önce spor sayafsına yada arka kapak güzeline bakmak gibi.

    halbuki, insanlarda biraz merak olsa...bu merak, okuma alışkanlığı ile desteklense ve belirli bir estetik anlayışına sahip olunsa da bunca yıllık bir müzik türü öyle boş boş dinlenmese. bilinçli bir dinleyici kitlesinin var olabilmesi için gerçekten de belirli bir vizyonu ve dünya görüşü olması gerekir.

    bir insanın bunlara sahip olması için ille de entel yada yüksek tahsil sahibi olması da gerekmez, bunca zaman klasik batı müziği sadece zengin tayfasının dinlediği bir türüymüş gibi sunuldu; kocaman konser salonları, şık hanımlar ve beyefendiler, hararetli şefler, frag içinde solistlerden ibaret olduğu sanılıyordu.

    bu türün temelinde, ruh, ide ve duygu yatar...bu üçü ve daha fazlası da her insanda mevcuttur.
  4. türk sanat müziği kadar olmasa da iyi müziktir. metal müziğe şeytani derler ama asıl şeytani olan budur. bir ara youtube'dan bakarak beethoven'ın fırtına sonatının 3. bölümünü çalmayı denedim amma orgumun tuşları yetmedi. 88 tuşu tamamlamadan beethoven çalmaya çalışmayın efenim.