görseller
kitap okumakkitap okumak
kitap okumak 
belki ilginizi çeker
  1. · beyin mastürbasyonu
  2. · bir kış gecesi eğer bir yolcu
  3. · reşat çalışlar
  4. · yatakta yapılması en çok sevilen şey
  5. · yalnızken yapılanlar
  6. · eve su getiren sucu
  7. · uykusuzluğun yaratıcılığı arttırması
  8. · roman okumak
  9. · derste zaman geçirmek için yapılan şeyler
  10. · geceleri uyuyamama sebepleri
gündem
  1. · ezel
  2. · 250 milyarlık cip kullanan türbanlı
  3. · aşk
  4. · 27 yaşında olduğu halde bir hayat kuramayan insan
  5. · google wave
  6. · the twilight saga new moon
  7. · her yerinden öpüyorum rüştü
  8. · evdeki ortamdan sıkılmak
  9. · kuku

kitap okumak  

 sayfa  / 5
  1. gördüğünü yapma ve biraz da merak meselesi. harry potter, v. c. andrews, yüzüklerin efendisi, bir şeyler okur be insan en azından!
    (invisibleruh, 09.10.2004 19:25)
  2. vize donemi başladığında maalesef uzunca bir sure rafa kaldırılması gereken hobi..
    (fırtık, 12.10.2004 15:07)
  3. kimi tipleri kültürlü göstermeye yarayan eylem. zira üst baştaki marka etiketleri daha göz alıcı olduğundan, pek inandırıcı gelmez o kişinin bir kitap kurdu-bir entelektüel olduğu.
    (bambaska, 12.10.2004 15:09)
  4. "insan okur..."
    (giberling, 12.10.2004 15:35)
  5. türk dili ve edebiyatı için tamamen vize döneminde yapılması gereken eylem. tabi boş zamanların dışında oluyor ilk defa belki de.
    (posforanj, 12.10.2004 15:59)
  6. hobilerimiz arasında birinci sırada söylediğimiz, fakat kişi başına düşen kitap sayısıyla karşılaştırıldığında bir terslik olduğunu anladığımız eylem.
    (jellicle, 18.02.2005 20:06)
  7. özümsemek, yazarın içine girmek ve değişmek demektir. kelimeleri telaffuz etmek değildir. bir cümleyi okurken ardındakini tahmin edebilmektir. bambaşka bir dünyaya göç etmektir. mesela bir roman okurken tatile çıkmaktır. bambaşka biri olmaktır o esnada. o kitaptan önce ve sonra diye ikiye ayrılmaktır.
    okumaya değecek kitap var değmeyecek kitap var. her türün hem iyisi hem kötüsü vardır; tür iyi olsa bile. o yüzden bazen de hamal işidir kitap okumak, boşunadır. boşluğa taş atmaktır.
    (viola, 19.02.2005 00:11 ~ 00:12)
  8. ben birini tanıdım: "kitap okumak aptallıktır, kitaplar gereksizdir, yazarlar toplumdan daha bilgili olduklarını sanan ve uydurdukları şeylerle kafa ütüleyen insanlardır" derdi.. o kişinin bilgi ve kültür seviyesine bakıyorum da, sanırım kitap okumak güzel bir şey.*

    her nedense hobi olarak algılanır kitap okumak. hobileri veya boş zamanlarında neler yaptığı sorulan herkes, sayarken kitap okumak diye bir madde de ekler. iyi ama kitap okumak boş vakitleri** değerlendirmek midir?

    naçizane fikrim şudur; kitap okumak boş vakit değerlendirmek değil, başlı başına zaman ayrılması gereken bir iştir. ona vakit ayırmak, onu özümsemek, onu yaşamaktır. insanın yaşına göre cin ali okurken de, gogol okurken de yapması gerekendir okurken onu yaşamak. boş vakitlerde göz gezdirmeye kitap okumak denemez.

    bir de şu takılır kafama: bu memlekette herkes boş vaktinde kitap okuyorsa neden korsan kitapçılarda bile satışlar parmakla sayılacak kadar düşük? hiç mi boş vaktimiz yok? öyle olsa gam yemem ama kahvehanelerde oturup başbakanlık, ekonomistlik, teknik direktörlük yapmak, kulaktan dolma bilgilerle vatan kurtarmak için saatlerce boş vakti olan insanlar görüyorum. hafta sonu stadyumları tıklım tıklım doldurup tezahüratlar yaptıktan sonra tüm hafta boyunca geçmişte kalmış bir maçı tartışan insanlar var.. televizyonlarda futbol üzerine saatler süren ciddi tartışmalar, bu tartışmaları seyreden insanlar, bu nedenle vurulanlar, ölenler var. onlar benim küçük aklımla algılayamayacağım kadar önemli bir işin peşinde mi?

    kitap okumak boş vakit değerlendirmek konusunda bile tüm bunlardan sonra geliyorsa, ben insanları anlayamayacak kadar sorunlu bir beyne sahip olduğumu kabul ederim.
    (aqua, 19.02.2005 00:33 ~ 00:35)
  9. bakmak ve görmek gibidir kitap okumak ve anlamak.

    "da vinci şifresi herkesin elinde ben de okuyayım" diyerekten okunacaksa, eşin dostun yanında "ben de okudum evet evet" demek için okunacaksa, her sözümü yerim, futbol seyretmek daha doğrudur derim. ikisinin de bir faydası olmayacaktır çünkü. futbol sevdiğin bir şeydir ve eğlenirsin, ama arkadaşlara "okudum ben onuuuu" demek için okurken sıkılırsın. en iyisi sıkılma sen, takıl kafana göre.*
    (aqua, 19.02.2005 01:12)
  10. kime sorarsanız sorun boş zamanlarında mutlaka yaptığı şeydir(?)
    (eddarosa, 21.04.2005 23:18 ~ 23:18)
  11. her derde deva, sağlam bir dostla sohbet etmektir.

    kelimelerin, olayların içinde savrulursun, bir cümleyle irkilirsin, kitapta geçen bir hayatla benzeştiğini görürsün, kendini onun yerine koyarak prova yaparsın.

    basit anlatımların yanında içinden çıkılamayacak tasvirlerle asla gidemeyeceğin bir zamana yolculuk edersin; rahatça ve başına buyruk. an gelir zamana meydan okursun bu şekilde. kitap okurken çocukluğunu yaşarsın, büyüdüğünü hissedersin.

    alırsın eline kitabı, çekilirsin bir kenara, soyutlanırsın ortamdan ve zamandan.
    (gülümsün, 19.06.2005 21:51)
  12. "... söylentiye göre çevrenin en çok okuyan adamı oydu. ama okumuşluğunda bir bütünlük yoktu. özümsemeden öğrenmişti. örnekseme yapmadan anımsıyordu okuduklarını. beyni birbiriyle bağlantısı olmayan olgular ve kuramların yürekler acısı bir yığınıyla doluydu..." [cup of gold]

    evet söylentiye göre idi çünkü en çok okuyan adamı gibi yüzeysel bir sonuca(çok okumak bir meziyet değildi, okumanın o insana ne kattığı idi önemli olan.) ancak söylenti yapacak insanlar varabilirdi. örnekseme yapmadan anımsıyordu okuduklarını çünkü ezberliyordu, öğrenmiyordu. beyni neden sonuç ilgisi kurmadan, aslında çoğu şeyin zincirleme bir şekilde birbiriyle ilgisi olduğu gerçeğinin varlığından bir haber alıyordu bilgileri.
    bir de belki buna yürekten katılacak insanın burda bahsedilen kişi olma olasılığı belki de en beteri(neyin bilmiyorum beteri işte.).
    belki alakalıdır:
    ilim ilim bilmektir
    ilim kendini bilmektir
    sen kendini bilmezsen
    bu nice okumaktır.

    bence öğrenmenin tek yolu insanın kendi merakını en içten bir yerlerden -ta dipten bir yerden çünkü hayat onun üzerine çok şeyler bindiriyor.- su yüzüne çıkarıp onu doyurmasıdır. öğrenmenin yolu okumak değildir. önce kendini tanımaktır; kendini bilmektir.
    (viola, 31.07.2005 18:20)
  13. güzel bir eylem ama okuduğun kitaba göre de değişir
    (geleceği gören kunduz, 31.07.2005 18:57)
  14. en iyi dosttur. kişinin yalnızlığına tecavüz edilmeyen tek adadır. huzurdur. kendine güvendir. kitap okumayı sevmek, yalnızlığı sevmek anlamına gelir benim literatürümde ki tuna kiremitçiyi okuyup "ben deee ben deee seviyorum okumayı" diyen salaklardan nefret ederim. zira onların okudukları kitap değilidir, bu yüzden yalnızlık hiç değildir.
    (betty blue, 18.09.2005 13:12)
  15. internetin yaygınlaşmasıyla azalan eylem.kitaptan kazanılacakların internette hiç uğraşmadan elde edilebileceği yanılsamasının insanları kitap okumaktan uzaklaştırdığı bir gerçek.
    (bkz: meyve yemek yerine vitamin hapı kullanmak)
    (skeptikos, 14.10.2005 16:11)
  16. son zamanlarda vakit ayırmadığım için kendimi suçlu hissettiğim eylem.
    (siradisi, 15.10.2005 00:53)
  17. çok kısıtlı olması muhtemel hayat deneyimlerimizi yetersiz bulmamız durumunda, farklı diyarlarda dolaştıran, başka biri yapan, çok başka deneyimler kazandıran eylem.
    (ovid, 17.10.2005 19:04)
  18. başka bir zamana bedenini taşımadan geçmektir.
    (şinasettin, 20.12.2005 11:46)
  19. x:boş zamanlarınız da neler yaparsınız?
    y:kitap okurum,bıdı bıdı
    (miraystrawberry, 22.12.2005 23:39)
  20. olmazsa olmazdır.kitaba dalıp sabahlamaktır.okuyacak kitabı olmayınca eksiklik duymaktır.dünyanın en iyi düşünürleri, yazarlarıyla tanışmak, fikirlerini öğrenmek; bütün dünyayı gezmek,her milletten insanı tanımaktır.bazen don kişot olup değirmenlere savaş açmak, bazen nietzsche'nin zerduşt'üyle inzivaya çekilmek, bazen de vedat türkali'nin günseli'si olmaktır.
    (dragonfly, 23.12.2005 00:24)
  21. eğer bir gün insanları sınıflandırmak gerekirse, derilerinin renginden, tanrıyı hangi adla çağırdıklarından ziyade kullanılması gereken parametre. zira dünyada hiç bir insan yoktur ki, kitap okumadığı halde kültürlü olsun. dünyayı da galaksiyi de gezmiş olabilirsiniz; ancak kitap okumadan hep bir tarafınız eksik kalır.
    (twinkle, 24.12.2005 12:52)
  22. reşat çalışlar'ın bile roman yazdığı günümüz selüloz çöplüğü dünyasında her yaptığını iddia edenin erdemine pek inanılmaması gereken olgu.
    (wondrous, 22.01.2006 00:22)
  23. adam harika yazmış...

    kitaplar düşürmüştü bizi ağlarına. kandırmışlardı bizi, güzel renkli renkli kapakları ile, kavrayıp çalmışlardı bizi gerçek dünyanın pembe düşlerinin arasından. bağımlı olalım diye onlara, sayfa sayfa aşılamışlardı kendilerini içlerimize. yemek yemek, su içmek gibi olmaya başlamıştı kitap okumak. günde üç defa yemeklerden sonra... kurtulmaya çalıştık, aptal kutularının içinde kaybolmaya. bırakmadılar peşimizi. bir kere girmişti benliğimize kitap okumanın kışkırtıcı dürtüsü. aptal kutularında huzuru bulmayalım diye sinsice yemyeşil masmavi pespembe rengarenk simsiyah dünyalar sundular bize. ulaşması da çok kolaydı bu boyut kapılarına. ufak kapalı bir kutu gibiydi. boy boydu renk renkti hepsi.çantalara bile sığıyordu bu uçsuz bucaksız evrenlerin anahtarı. her yerde kışkırtıyordu bizi onu açmamız için. devamlı yeni hikayeler yeni maceralar anlatacağını, yepyeni düşünceler ile bizi zenginleştirip bireysel aydınlanmamızı sağlayacağını fısıldıyordu gözlerimize. benliğimiz onun gibi zeki onun gibi engin bir düşman karşısında zayıf kalıyordu. kanıyorduk anlattıklarına, izin veriyorduk götürmesine bizi ordan oraya.
    seri bir katildi... uyuşturucu gibi... kullanırken, benliğimize enjekte ederken uçurucuydu. mutluluk veriyordu. dertlerden uzaklaştırıyordu. ta ki etkisi geçene kadar. sonra tüm dertler geri dönüyordu ansızın. o mutlu anları yaşadıktan sonra gerçek dünya daha da dayanılmaz oluyordu. yine acılardan kurtulmak için onu çekiyordu canımız. kısır döngüdeyiz onunla... katildi uyuşturucu gibi. belki bedenen cismen bir zararı yoktu, ama toplumdaki yerimizi öldürüyordu. herkes aptal kutusunda yaşarken aptal insanlardan uzak durmamızı sağlıyordu. toplumla ilişkimizi kesiyordu. buna karşılık ufak çözümler de öneriyordu avuntu niyetine. tıpkı bizim gibi kitapların dünyasında oradan oraya savrulan insanları bulup onlarla yaşadıklarımızı, öğrendiklerimiz paylaşmamızı destekliyordu. bazen de bir şeyler yazmamızı söylüyordu, kendimizi ifade etmemiz için. sonra bunları diğer kurbanlara okutup içine çekiyordu diğerlerini. haindi,sinsiydi, yılmazdı.
    her şeyin farkındayım şimdi...lakin çok geç artık benim için, tek dileğim yeni gelenleri bu illetten uzak tutup, onları kitapların anlaşılmaz tuzaklarına düşmemesini sağlamak... onun için kahrolsun bilinçlenme, kahrolsun kişisel aydınlanma, kahrolsun kültür, kahrolsun kitaplar... yaşasın aptal kutusu...yaşasın aptallar... yaşasın cahillik...

    http://www.frpnet.net/yazilar/chosen/yasasincahillik.html
    (gblack, 18.02.2006 11:50 ~ 11:52)
  24. sebebi ve amacı ne olursa olsun desteklenmeli eylem. önemli olan kitap okumak için zaman ayırmış olabilmektir. bu umut verici birşeylerin başlangıcıdır.
    (twinkle, 18.02.2006 12:32)
  25. "hiç kitap okumayan birinin, hayatının sonunda kitap sayfası olan ağaçtan ne farkı var, kımıldayan canlı olarak?"

    ferhan şensoy
    (van den budenmayer, 01.09.2006 23:38 ~ 03.09.2006 22:59)
 sayfa  / 5

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil