insanı değişik mekanlara götürüp yeni insanlarla tanıştıran nesnedir. anlarsın o zaman kaç hayatın daha var olduğunu, kimin sana benzeyip benzemediğini ve senin ne olduğunu. insanın kendisini çözmeye başlaması kitap okumasıyla başlar. kitap zevk katar yaşanan ana. hakkını vererek okumalıdır her kitabı.
acını unutmaya , hüznü ve mutluluğu bulmana , bilginin hazzını yaşamana , hayata biraz daha pozitif , belki daha kırık bakmana , yaşamını ters düz etmeye, yalnızlığında kalabaklığı bulmana, susmayı , dinlemeyi öğrenmene, insan olduğunu hatırlamana, kimi zaman ilaç olabilen dünya ...
sanırım biraz geç tanıştım kitapla. öğretim hayatı boyunca sınıf kütüphanemizden öğretmenlerimiz bize haftaya kadar okumamız gereken kitapları dağıtırken hep en ince olanlarını seçtim. yaşadığım yerdeki kütüphanelerin yerlerini bile bilmedim. gazeteler kitap verdiği zaman fiyatı artıyor diye gazete bile almadım. kitap en iyi arkadaştır sözünü söyleyenlerin ne kadar haklı olduğunu sonradan anladım.
şimdi kitapsız geçirdiğim her güne lanet ediyor oldum. tek tek klasikleri almaya ve okumaya başladım. o kadar güzeller ki.. adı üstünde boru değil klasik. sonra kendime "ya dostoyevski'nin raskolnikov'unu tanımadan ölseydim?" diye sordum. mütemadiyen aldığım kitapları en az haftada bir taneye indirdim. otobüste, vapurda, serviste ve bu yaşta(!) reşat nuri'nin çalıkuşu'nu okurken çevremden gelebilecek tepkileri hiç iplemedim. sonra gündemi de takip etmek gerekir dedim... haftaaşırı bir klasik bir güncel kitap okumaya başladım. artık her yerde kitap okuyordum. okula giderken elimde okuduğum flaubert'in madame bovary'si veya dante'nin ilahi komedyası evde banyoya girince melissa p'nin yatmadan önce yüz fırça darbesine dönüşüyordu. (ehm)
arkadaşıma biraz geç kavuştum biliyorum. ama açığı kapamaya kararlıyım. başlamanın yaşı yok...
en iyi dost denilen şey...uzun yollarda sıkılmayı önleyen çoğu kişinin yatmadan önce okumayı tercih etiiği kağıtların toplu bir halde bir kapak altında belli bir amaç ve içerikle toplanması...türk insanına göre ise (genel olarak )anlamsız kağıtlar topluluğu...
cumhuriyet gazetesinin parasız eki. perşembe günleri gazete ile alınabiliyor. yeni çıkan kitaplar ve yazarları hakkında haberler, bilgiler, şöyleşiler var. güzel yani.
her bireyin hobi değil,lüks mal değil zaruri mal kapsamına girmesi gereken; özenle ve doğru seçildiğinde insana çok şey katacak olan,vazgeçilmez nesne.
küçük yaştan itibaren aralıksız okunduğunda insanı zehirleyen yazılı metinlerdir. büyüdüğünüzde hayatın kitaplardaki gibi olmadığını görüp şaşırırsınız ama iş işten geçmiştir bile. en iyisi kitaplıktan bir kitap alıp okumaya devam etmek ve onlardan aldığınız bilgiyle hayata devam etmektir. evet. şemsiye hikayesi.
yurdumuzda insanların çok az kısmının yararlandığı nesne. yararlanmayanların en büyük sebep olarak pahalılığını göstermesi nedeniyle okunmak için yapılmış ama okunmayan obje.
hayatta en zevk aldığım ve en yararlı gördüğüm aktivitelerden biri kitap okumak.hayal gücünün sınırlarını genişleten,dolu dolu vakit geçirmeyi ve eğlenmeyi sağlayan obje.televizyondan çok daha yararlı ve mantıklı olduğunu düşünüyorum.hele ki ortam ve kitap güzelse, tadından yenmez duruma gelen hadisedir kitap okumak.kimi zaman ılık bir yağmurda ıslanmak gibi, kimi zamansa yaz güneşinde sıcacık ısınmak...fırtınalarla savrulmak bazen, bazen de durgun suların sonsuzluğunda kaybolmak.bir martının kanadına konup uzaklara uçmak,yeni doğmuş bir bebeğin ilk hıçkırığı olmak,bir aşığın ilk gözyaşı olmak,kurumuş bir toprak olup yağmura susamak ya da sessiz bir çığlık olmak bir annenin yüreğinde...
kitap; okudukça sizi başka çağlara, başka kentlere, başka hayallere, başka dünyalara, başka insanların hayatlarına sürükleyen ve geçmiş ile geleceği ayaklarınızın altına seren, sizi dolduran ve boşaltan, zamanı uzatan, eğen, imkansızı olağanlaştıran, kaygıyı uyutan, mutluluğu arttıran, usunuza küçük izler bırakan, ruhunuzu süsleyen, farklı olanı ve size benzemeyeni anlamanızı mümkün kılan, bakmayı ve görmeyi öğreten ve en önemlisi de kalbinizi ve usunuzu besleyen, büyüten, güzelleştirendir.
içinde zamanlar, mekanlar, olaylar, insanlar saklayan.. sayfa sayısından her daim fazla olan.. bir dolap süsü değil aslında; ruh, zihin süsü. okumalık..