|
|
- içindeki osmanlı karakterlerini oturup bi kenara yazdığım muhteşem ihsan oktay anar eseri. okuyanlar bilirler, efsane calud karakterinin zenci olması tesadüf olmasa gerek. tabi bu kitabı anlamak için az da olsa mühendislik bilgisine sahip olmak gerekir. ne de olsa makine mühendisliğinin anayasası.
- (bkz. puslu kıtalar atlası)
- puslu kıtalar atlası ve efrasiyabın hikayeleri'nin yanında sıkıcı kalan ama sırf aradaki 25-30 sayfa sayesinde, garip gurup makinaların tasarımlarının anlatıldığı 100 küsür sayfasına da tahammül edilebilen kitap...
(radula, 20.02.2005 22:59 ~ 22:59)
- ihsan oktay anarın puslu kıtalar atlası ndan sonra çıkardığı 2.kitaptır.
eski istanbulda hiyel ilmine gönül vermiş yada onun cazibesine bir şekilde kapılmış insanlar ,onların icatları ve bu icatlar uğruna dönen dolaplar anlatılmakta.
tabiki arada felsefe yapılmıyorda değil hane...(gozuyku, 02.11.2005 02:06 ~ 02:06)
- ihsan oktay anar klasiklerinden. demiri eğip, bükebilen hz.davud'u çağrıştıran davud adındaki küçük çocuk, davud-calud savaşındaki calud'u çağrıştıran iri kıyım calud gibi yine sembolik karakterler barındırıyor. (bkz: metafor)
(lupin, 17.05.2006 22:46)
- mühendis ruhlu (ne demekse) kimseler için okuması ve çizimleri incelemesi müthiş zevkli, ihsan oktay anar'ın müthiş bir tat veren anlatımıyla müthiş bir zevk veren kitap. kitapta müthiş isimler uydurulmuş yine, passakal (pascal), gailevi (galileo), tahtelbahir ve hatta mercan dede. calud'un hikayesi ise evlere şenlik. kesinlikle okunmaya değer.
- (bkz: tek-i âlâ)
- kitabın sonunda keşfedilen ametist taşı, ve bu taşın uzun periyodlarda bir süreliğine belirip kaybolması; insanoğlunun tarih boyunca aradığı enerji kullanmayan devir daim makinesinin aslında ancak böyle elde edilebilecek olması, bu yetersizlik; hırsın aceleciliğine ve zamanın bunun karşısındaki duruşuna işaret.. kitabın bence asıl amacı olan 'düşündürme' hususunda bir deneme.. ihsan oktay anar, aslen filozof, ve her cümlesinin altında bir anlam aranmalı..
- mekaniğin, iktidarın, tarihin, gücün, bilimin ve en önemlisi de bir düşün kitabıdır. tüm karakterlerinde düşleriyle yola çıkıp gücü arayan hırslı bireylerin olduğu eserdir. kişiler çarpıcı biçimde farklıdır. sanırım ihsan oktay anar'ın dünyasını en iyi düşler dünyasında yarattığı karakterleri yansıtıyor. mekanik ilmi içinde nasıl tarih ve düş olur sorusuna da cevaptır. yapılan her makine(debbabe, zülkarneyn ve palanketeleri, çift namlulu topları ateşleme aygıtı, münfelik…), çizimlerinde numaralandırılan bölümleriyle kitapta yer almaktadır.
kitab-ül hiyel’de de “sırrı mektepte ve medresede değil, kafanda ara” (kitapta devri daimin sırrı olarak geçer) sözüyle yafes çelebi kitap boyunca farklı bir yolda ilerlemiştir.
madenleri eğip bükerek kuş heykelleri yapan, her türlü gaddarlığa rağmen ağlamayan davud sükunetini sabır taşının çatlamasıyla bozar.
calud hem kişiliğiyle hem de davranışlarıyla tüm sistemin merkezindedir. “namı bütün kerhanelerde yayılmış olan, kadınların dillerinden düşürmediği, o meşhur, ağızdan ağıza dolaşan maslahatında kangren başlamıştı. birkaç saat içinde kesilmezse calud’un kanı zehirlenecek ve calud ölecekti”. kadınlar arasındaki bu ününe rağmen tüm çocukları ölü doğan calud kendinden güçlü olan herkesten nefret eder.
bence kitap her ne kadar bir mekanik ilmi edasıyla yol alsa da ihsan oktay anar’ın yaşama bakış açısı, dünyası, sonun ve ölümün kaçınılmazlığı romanı makinelerden düşüncelere taşımıştır:
“ yakıtsız bir makina ise imkansızdan da öte bir şeydi. eğer bir makina olarak düşünülebilirse, kainatın da yakıtı er ya da geç bitecekti.”
“ … varlıklarını benlikleriyle sınırlayan ve dolayısıyla aslında ona ait olduklarını bilmedikleri dünya karşısında cılız ve sakat olduklarını hisseden insanlar gibi, varlığını tehdit ettiğine inandığı o devle savaşmaya karar verdi. bu dev, dünya’nın ve onun içindekilerin ta kendisiydi. ona ait olmak ise yenilmek, yani ölmek demekti. ancak bu bir bakıma doğru sayılırdı. çünkü dünya’nın bir parçası olmak, bedenin değil benliğin ölümü olmalıydı…"(sunflower, 15.02.2007 15:51 ~ 19.09.2007 17:34)
- içinde bırakın ezberlemeyi okuması bile çok zor olan vakanüvis zatların isimleri geçen kitap şöyle ki; kadıkaryeli rıza paşa'nın afyoncubaşısı duhani imdat efendi,tabanıyassızade tiryaki beşir bey,emir buhari şeyhi beşir efendizade kumru çelebi,sol garipler ağası çakmak tayyar paşa biraderzadesi ayn-ı ekber numan efendi,fitilikısa cuma paşazade zil tevfik efendi gibi.onca çizimi nasıl yaptığını insana kara kara düşündüren ve oturup tek tek inceleten ihsan oktay anar yapıtı.
- sayfalarındaki çizimler bizzat uzun ihsan efendi tarafından yapılan muhteşem, sürükleyici kitap. kitabın üç kahramanının da amacı, sonsuz enerjiyle çalışabilecek bir devir daim makinası yapabilmektir.
- pek sev(e)mediğim kitap. insanoğlunun hırsı, sonsuz gücü araması, göndermeler falan hoş olabilir de sarmadı işte. hatta o kadar ki suskunlar'ı veya ihsan oktay anar'ın diğer kitaplarını okumaya çekiniyorum. dilinden belki, sıkıldım zaman zaman. hem mühendis falan da değilim, bana seslenmiyor yani belki de ben duymuyorum. kim bilir...
|