kiraz mevsimi 

adana çık aradan

  1. mayıs haziran arası bir yerler.

    kirazı sadece tezgahlarda görmeyen, şanslı sebi sübyanın işin tadını kaçırarak ağaç tepelerinde günlerine cırcır olarak devam etmelerine sebep olmasının yanı sıra, bir şiire de konu olmamış değildir. (bkz: şimdi sevişme vakti)
    (wondrous, 03.06.2006 12:35)


  2. sait faik abasıyanık'ın "şimdi sevişme vakti" adlı şiiri ve yine aynı şiirin bir kısmından bestelenip ezginin günlüğü'nün "oyun" adlı albümünde bulunan aynı isimdeki şarkının daha ziyade galat-ı meşhur ünü. ah ne garip bir kelime oyunu, ironilere bile belendi ya kim duya!..

    bu bakımdan söz konusu mefhumun ne şiir ne şarkı ile resmî(!) bir bağlantısı vardır. o halde biz asıl demlemek istediğimize gelelim.

    işte "kiraz mevsimi", puşkin'in romanlarından baudelaire'in romantiklerine değin değil yalnızca, sait faik'ten cemal süreya'ya değin de elbet hiç değil yalnızca; esasta yüz yıllar var ki, kedilerin martından ünlü olmasın mayıs ve haziran aylarının şemsinde ve şemsiyesi altında insanoğlunun libido raddesinin onulmaz uslanmaz, bitmez tükenmez, tutsan durmaz, gelse gitmez, kalksa yatmaz, yatsa kalkmaz hâlet ü ahval-i beşerîyetinde en muazzam anlara tanıklık eden mevsim-i hüsndür, sevişme mevsimi idir.

    hayırların vesilesidir.

    lakin, her güzel şey gibi kiraz mevsimimiz de çabuk geçer; e hâl budur ki vakit kaybetmemek hacet olur. mamafih; bu iki ay, hasattan ziyade tohumların da atıldığının ironik edimi ve eylemidir.

    doğa'm benim, var mı yaşamamızın sebebini senden daha güzel zâhir kılan!

    "söylemeliyim,
    yok
    yok... meydanlarda bağırmalıyım.
    bu küçük
    güllerin buram buram tüttüğü
    anadolu şehri kahvesinde
    kiraz mevsiminin
    sevişme vakti olduğunu"

    al yanaklı kiraz dudaklı, ak yüzlü kara gözlü, hilâl kaşlı ak gerdanlı, ince belli servi boylu; siyah zülfü papatya toplar misk eli cemalimde gezinir; kiraz'ım, yayla gülüm; kirazlar oldu, gel başım için...
    (lenineli, 21.05.2007 18:30 ~ 18:43)
  3. söz müzik sezen aksu'ya ait muhteşem bir şarkı. cenk eren söylemişti.

    bir daha ben hiç olmadım eskisi gibi
    güvenmedim bir daha hiç
    sakladım kendimi

    inceliklerini öğrendim aşk oyunlarının
    aslında çok da eğlendim
    saymazsak kalbimi

    yok güzelim mertliği yok aşkın
    ben üzerim, üzülmemek için
    çok hüzünlü, ah çok hazin
    ama başka bir çaresi kalmadı ki
    bu aşk işinin

    bir daha gelmez geri genç baharlar
    kimbilir önümüzde kaç kiraz mevsimi var

    bir daha ben memnun kalmadım hiç kendimden
    için için utandım hep bu halimden
    bilmiyorum nasıl geçer geri kalan
    aslında kafidir bana müthiş hatıran
    (sezenehir, 16.04.2008 02:19)