|
|
- mayıs haziran arası bir yerler.
kirazı sadece tezgahlarda görmeyen, şanslı sebi sübyanın işin tadını kaçırarak ağaç tepelerinde günlerine cırcır olarak devam etmelerine sebep olmasının yanı sıra, bir şiire de konu olmamış değildir. (bkz: şimdi sevişme vakti)
- sait faik abasıyanık'ın "şimdi sevişme vakti" adlı şiiri ve yine aynı şiirin bir kısmından bestelenip ezginin günlüğü'nün "oyun" adlı albümünde bulunan aynı isimdeki şarkının daha ziyade galat-ı meşhur ünü. ah ne garip bir kelime oyunu, ironilere bile belendi ya kim duya!..
bu bakımdan söz konusu mefhumun ne şiir ne şarkı ile resmî(!) bir bağlantısı vardır. o halde biz asıl demlemek istediğimize gelelim.
işte "kiraz mevsimi", puşkin'in romanlarından baudelaire'in romantiklerine değin değil yalnızca, sait faik'ten cemal süreya'ya değin de elbet hiç değil yalnızca; esasta yüz yıllar var ki, kedilerin martından ünlü olmasın mayıs ve haziran aylarının şemsinde ve şemsiyesi altında insanoğlunun libido raddesinin onulmaz uslanmaz, bitmez tükenmez, tutsan durmaz, gelse gitmez, kalksa yatmaz, yatsa kalkmaz hâlet ü ahval-i beşerîyetinde en muazzam anlara tanıklık eden mevsim-i hüsndür, sevişme mevsimi idir.
hayırların vesilesidir.
lakin, her güzel şey gibi kiraz mevsimimiz de çabuk geçer; e hâl budur ki vakit kaybetmemek hacet olur. mamafih; bu iki ay, hasattan ziyade tohumların da atıldığının ironik edimi ve eylemidir.
doğa'm benim, var mı yaşamamızın sebebini senden daha güzel zâhir kılan!
"söylemeliyim,
yok
yok... meydanlarda bağırmalıyım.
bu küçük
güllerin buram buram tüttüğü
anadolu şehri kahvesinde
kiraz mevsiminin
sevişme vakti olduğunu"
al yanaklı kiraz dudaklı, ak yüzlü kara gözlü, hilâl kaşlı ak gerdanlı, ince belli servi boylu; siyah zülfü papatya toplar misk eli cemalimde gezinir; kiraz'ım, yayla gülüm; kirazlar oldu, gel başım için...
- söz müzik sezen aksu'ya ait muhteşem bir şarkı. cenk eren söylemişti.
bir daha ben hiç olmadım eskisi gibi
güvenmedim bir daha hiç
sakladım kendimi
inceliklerini öğrendim aşk oyunlarının
aslında çok da eğlendim
saymazsak kalbimi
yok güzelim mertliği yok aşkın
ben üzerim, üzülmemek için
çok hüzünlü, ah çok hazin
ama başka bir çaresi kalmadı ki
bu aşk işinin
bir daha gelmez geri genç baharlar
kimbilir önümüzde kaç kiraz mevsimi var
bir daha ben memnun kalmadım hiç kendimden
için için utandım hep bu halimden
bilmiyorum nasıl geçer geri kalan
aslında kafidir bana müthiş hatıran
|