• videolar+1

  • görseller

    • kinyas ve kayra
    • kinyas ve kayra
    • kinyas ve kayra
    • kinyas ve kayra
    • kinyas ve kayra
  1. bu kitaptaki hikaye bana bir şekilde fight club'ı hatırlatır. iki karakter, akıllarına esen herşeyi ama herşeyi yapan, duygularını kaybeden, gece ile gündüz gibi, ying ile yang gibi birbirlerini tamamlayan, sonunda kendilerini yok etmek isteyen iki karakter... fazla gerçekçi gözlemleriyle boğazınızda yumrulara sebep olan bir kitap. 'kimse kimseyi anlayamaz' gibi, 'düşüncelerimizi anlatabilmek için yeterince kelimenin bulunmaması' gibi, ölümü, yaşamı sorgulaması gibi...kara bir kitap.
  2. omnes vulnerant ultima necat-hepsi yaralar sonuncusu öldürür
    cümlesiyle başlayan bir kitaptan ne beklerseniz işte o beklediğinizi bulduğunuz,20 yaşında bir insan evladı bunu yazmak için feleğin çemberinden kaç kez geçmiştir diye düşündüren kitaptır.
    kitap biter etkisinden kurtulamazsınız.kendinize en yakın kinyas mı kayra mı diye düşünür düşünür sonra gene düşünürsünüz.sonra o kadar çok düşünmüşsünüzdür ki düşünmekten beyninizdeki hücrelerin ölüm çığlıklarını duymaya başlarsınız.öyle etkiler adamı,evet.

    intiharı körüklüyor diye suçlanmış bir ara ama ben inanmıyorum.o kadar çok düşünmekten bahsediyor ki kitap bence türk gençliğine faydası bile olmuştur düşünmeyi öğrenme ve düşünebilmenin gücü konusunda.
  3. geçen yıl izmir kitap fuarında "kinyas ve kayra türkiye'de kalsa onlar ne olurdu?" sorusuna " piç(yazarın diğer kitabı) olurdu." cevabını vermişti.
  4. kinyas ve kayra.. alışılagelmiş, iyilerin ve kötülerin savaştığı ve sonunda iyi olanın kazandığı, kahramanları idol kabul edilen romanlardan değildir. kitabı anlayabilmek için, yeraltı edebiyatına, anti-kahramanlara, bedenden vazgeçişin öyküsüne, toplumdışı ilişkilere vakıf olmak gerekmektedir.
    kinyas ve kayra: hiçbir yeri bir gün geri dönmek için terk etmeyen, dünyaya kurtulmak değil; daha da saplanmak için gelen, altı milyar insanın arasında doğan ve hiçbirine çarpmadan aralarından geçebilen, damarlarında kan yerine gözyaşı dolaşan iki anti-kahramandır.
  5. kayra: 'ama dediğim gibi en büyük hatam insanlardan cümlelerimi bitirmelerini beklemekti,hayatımın belli bir dönemine kadar hep böle yaptım zaten.gözlerinin içine baktım beni bilsinler diye.kadınlardan bunu bekledim.birisi gelip(evet seni tanıyorum) desin diye bekledim.'
    ' anlarlar belkide delilerin dünyanın gerçek efendileri olma ihtimallerini'

    kinyas:'uyuyan bir katille uyuyan bir azizin farkı yoktur.'
    kayra:'yalan ancak ayrıntılarla gerçek olur,birini kandırmanın en iyi yolu ayrıntılardır.
    kinyas:'...ve hep söylerdim kendime bir şey aramayan asla kaybolmaz,ve ben bişey aramıyordum'
    'annem bilemezdi dünyanın sonunu doğurduğunu'
    kayra:'dünyayı versem tanrıya damlasını vermez bana mutluluğun.ismim kayra,kader demek,tanrının yada mutlak bir enerjinin hayatı programlaması demek.ne büyük bir güç! '
    'hayatın arka kapısı yoktu,gizlice sıgara içilen karanlık bir bölmesi yok! herşeyi bilen herşeyi bilmeye devam ediyor...'
    'dünya üzerinde faşistin ne kadar iğrenç bir geçmişi varsa komünistinde o kadar kötü bir geçmişi vardır.nede olsa ikisinide insan icat etmiştir...'
    'inanırsam birgün boyun eğerim iyiliğe,ama matbaadan çıkmış bir kitaba inanmak,zekamla alay etmek dışında insanlığın kötülüğünü unutmamı beklemek olur.dürüst olalım tanrılar ve dinler hepsi ben ölünceye kadar.'
    kinyas:'tek spor sekstir.herkes kazanır.hepsi bu...'
    'hiçbişeyi haketmediğimi düşünmek uçurum gibi bir aşağılık kompleksimi bilmem.'
    'düşüncelerine susturucu takılmış bir insan olsaydım eğer korkardım ölümden.ama o kadar uzağım ki sessizliğe..'
    'mükemel bir sistem kurmuş kuş beyinli amerikanlar.ne olursa olsun tek kazanan onlar.'
    kayra:'ben dünyayı dinleyen 75 kiloluk bir steteskobum...'
    kinyas:'ne yapmak istediğini bilmiyosan ne yapmak istemediğini düşün'
    'dünya bir karambol,kimseye çarpmadan yürümeye çalışmaktansa kollarımı dahada açarak herkesi devirmeyi tercih ediyorum...'

    insanüstü hayal gücüyle yazılmış olan hakan gündayyapıtından sadece küçük bir alıntı.
    sanırım bu alıntı kitabın kusursuzluğunu tahmin etmek için yeterli olabilir.
  6. bu kitaptan sonra etkisinden kurutulup yeni bir kitaba başlamanız çok zor olucaktır. hele içinizde nihilizm kırıntıları varsa aman dikkat derim. kitaptaki monologlar insanda şok etkisi yapıyor. şiddetle tavsiye edilir.
  7. ''dünyanın en iyi üç gitaristinden biri,enstrümanına dair sadece şu kelimeleri söyler: gitarı ve gitar müziğini anlayabilmekteyim.varılabilicek son noktadır anlayabilmek.en üst derecede bilgi gerektirir.bahsettiğim virtüöz benim ülkemdedir..'' cümlesini okuduktan sonra erkan oğur'dan bahsettiğini anlamış ve daha bir çok sevmişimdir kitabı.
  8. zaman zaman mantık hatalarıyla karşılaşılabilecek hakan günday romanı. özensiz paragraf yapıları, olay örgüsünde görülebilecek yanlış atlamalar, devrik cümle kullanımındaki abartı, alelade kullanılan karakter özellikleri gibi bazı eksiklikleri bulunduğunu, hiçbir kurmaca metnin kusursuz olmadığı düşüncesinden de yola çıkarak bir kurmaca metinde olmaması gereken kusurlara sahip olduğunu düşündüğüm roman. ayrıca, anlatım bozukluklarını ve gereksiz yere çoğaltılan sayfa sayısını da görmezden gelecek olursak hoş bir kurguya sahip olduğu söylenebilir. kanımca yazarın ilk kitabı olduğu göz önüne alınarak okunmalıdır. tam metnini değil sinopsisini* okumayı tercih ederdim.
  9. hislerinden kurtulmaya çalışan kayra ile hislerine kavuşmaya çalışan kinyas adlı iki kırık şahısın başından geçenlerin anlatıldığı,(kötü bir referans olsa da) bir amerikan ekşın filmi sürükleyiciliğinde,schopenhauer metinleri sarsıcılığında ve derinliğinde aforizmalarla dolu kaliteli ve janjanlı roman...hakan gündayın ilk romanı olması sebebiyle kurgudan ziyade olaya yüklenmiştir,bu bi dezavantajtır,lakin metni daha samimi ve "gerçek" kılmıştır,bencedir,böyledir...