kısa süreli bir çaylaklığın ardından dönüşünün muhteşem olması için çalışmalara başlamış yazardır. ludmilla'yı bulana da 100 bin yetele ödül kampanyasını an itibariyle başlatmış bulunmakta.
vazgeçtim ve artık gidiyorum. bir kez daha gitmeyi ve yürümeyi tercih ediyorum vazgeçişimden son derece mutluluk duyarak. zamanı gelmişti çok önceleri ve sen en büyük haklılıklarından bir tanesini yaşıyordun belki de ben anlamasamda… ya da en büyük haklılığını yaratmak için uğraşıyordun yine ben anlamak istemesemde… kim bilir?
bir kez daha başım dik yürüyebilmiş olmanın verdiği huzuru içimde taşıyorum, inandığı şeyleri yapmış olmanın rahatlığı ve inancını yitirmemiş olmanın verdiği güçle yere bakmadan, geriye bakmadan, sadece ileriye doğru yürüyorum.
zordu, kolaydı, iyiydi, kabustu, kimseyi ilgilendirmiyor. çünkü ben zaten kendi kendime, belirsizce çırpınarak büyüttüğüm bu çiçeğin de dünyadaki tüm çiçekler gibi bir gün solması ihtimalini göze alarak ellerimi toprakla bütünleştiriyordum ve solmasını, sadece bir gülümsemeyle karşılıyordum. bu öyküde kırgın olduğum, küskün olduğum hiçbir şey yok. bir pişmanlığım da yok “senin, benim nezdimde herkes gibi olmayı seçişinin dışında”. bunu da kabulleniyorum tüm solan çiçekler gibi ve bırakıyorum toprağa hakettiği gibi gitmesi için. hiçbir zaman bıkmadan, sıkılmadan, yaşama sevincini kaybetmeden yürüyeceğim farklı yollardan, farklı tümseklerden, şelalerden, nehirlerden geçeceğim. zümrüd-ü anka kuşu gibi bir kere daha doğacağım küllerimden, eskisinden daha parlak, daha güçlü. ve kendi içindeki efsanelerine bir yenisini daha yine kendi masalında katarak. kimseyi kırmadan, kimseye kızmadan, kimseyi yarı yolda bırakmadan ve hiç sitemsiz! yolun sonuna kadar korkmadan gideceğim. yol biterse, biz bitersek yapacak bir şey yoktur diyeceğim. cüret edeceğim masallara ve yine düşüp acısada bir yerlerim aynı şeyleri bıkmadan söyleyeceğim. tabii aynılarına yenilerini ekleyerek ve büyüyerek.
bir kelebeğin kanadındaki alacalı renkler kadar güzel olsun diye uğraşacağım yine çiçeklerim… kimsenin görmediği bir dünyada, bilinen kişilerden görülmemiş kahramanlar yaratacağım. yine kendi sayfalarıma yazılar yazacağım aynı şimdi yaptığım gibi.
edirne fahri koca trakyalısıdır. ankaralı olmasına rağmen bizim kızanlardan biri olduğunu edirne reklamı kokan şu girisiyle göstermiştir; @2548734 . istanbul'da halkla ilişkiler gibi acayip işler peşinde olduğu için özlemcenin ercan saatçiye aşkı gibi derin duygular hissettiği edirne'ye pek gelemeyen flamboyant attacking midfielder, kurban bayramında çıkarma yapıp memleketimin etinden südünden yararlanacağını ifade ederek hava atmaya çalışmıştır. unutmamalı ki yapacağı atraksiyonları bayramda ben de yapıyor olacağım ayrıca 3 yaşımdan beri de yapmaktayım. neyse sidik yarışına girip bana ayırdığın bu kalbin kadar temiz itüsözlük başlığını kirletmek istemiyorum. iyi insansın vesselam. asl pls tşk tsk mil edu gov tr kib bye...
verdiği pilav tarifini denemek için sabırsızlandığım, mutfak arısı olduğunu düşündüğüm yazar. eğer tutarsa, bir de kurufasülye tarifi alacağım kendisinden.
sözlüğün en şahane hafızalı yazarıdır. bir yardım istersiniz, bir söz verir, aylar geçer, o sözü yerine getirir. siz ise sadece teşekkür etmekle yetinir, bu mükemmeliğin karşısında saygı duruşuna geçersiniz.
her şey dün akşam @3043861 nolu giriyi yazıp evet tuşuna basmamla başladı. sanırım bir 7-8 saniye sonra "ahuahahahahha abi nedir bu ablalardaki erkek kardeşi beğenmeme tribi yöaa!!" diye çemkirdi bana. erkek kardeşimin gerçekten maymundan gelemediğini, maymunda kaldığını, maymuna gittiğini falan söyledim. ikna ettim. "abiğğ o zaman şahane enstantane olmuş ya! ben bunu yayarım sadasdsadsad. böyle tarikat kuralım mı? 'hayat nakadar boktan birşey* tarikatı' dur ben bunu bi kişisel iletime yazayım da herkese yayayım*"
"tamam hacu" dedim, "keyfine bak ahuahaha". arada geliyor; "abi, kişisel iletime baktıkça kopuyorum lean! herkese de yaydım. eserin sahibini acayip merak ediyorlar, acayip ünlü oldun ha" deyip kendi listesindeki insanları ortak konuşmaya alıyor. gelen tebrikleri kabul ediyorum falan. böylece bitirdik bir akşamı.
k:
nakadar boktan*
k:
burada seni ünlü yaptm be
k:
milletin diline doladım
k:
herkes
k:
hayat nakadar boktan*
k:
falan dio
k:
sunucu insanlar bunnar :p
k:
:d
d:
hadi ya lol
d:
hay yarebbim
k:
:d
d:
neler yapmışın
k:
harbiden la
k:
koptm
k:
ben şmd taktım* buna kafayı bi hafta gider bu furya bende
d:
yazayım bunu nickaltına ben ahuahahaha
bakalım ne zaman kadar gidecek bu furya böyle... hayatımıza ekşın geldi, heyecan geldi resmen. kendisine kucak dolusu sevgi ve teşekkürlerimi iletirken bu giriyi okuyan herkesi de msn iletilerine "hayat nakadar boktan*" yazmaya davet ediyorum. onbininci şanslı kullanıcıya sürpriz hediyelersle..
sözlükte tay tay zamanlarımdayken, sözlük hakkındaki engin bilgileriyle beni aydınlatmış olan yazardır kendisi. sağolsun çok sıcakkanlı ve yardımseverdir.