kan kusup kızılcık şerbeti içtim demek gibidir...geceleri ya da boş bir odada süzülürler gözlerinizden...gözlerinizde bir hayal vardır...odur içinizdeki bu denizde fırtınalar yaratan...kimseler görmez...kimi zaman bu süzülen gözyaşları içeri akıtılır...o daha bi acı verir..hani erkekler ağlamaz ya...
gece başını yastığa koyarsın, herkes uymuştur, aslında uyuduklarını zannedersin. rahatlamak için ağlamak istersin, yüzünü yastığa gömünce bir kaç damla gözyaşı dökülür. kimse duymadı zannedersin ya yanılırsın. sabah kalktığında sorar sana duyan kişi neydi derdin diye. dert mi? aman boşversene, bana kalsın.
erkekler ağlamaz tezinin bütünüyle çöktüğü zamanlardır. uğruna gözyaşı dökülenin haberi bile olmaz, siz ve ıslak yastığınız tam anlamıyla başbaşasınızdır.
sessiz gecelerde süzülür genelde. gerek yatakta, gerek boş sokaklarda yürürken, ve bazende sahilde deniz ve rüzgarın eşliğinde. önemli olan ortalığın karanlık olmasıdır. karizmayı mı çizdireceksin oğlum? halbuki değmez mi herkes bilsin, duysun ve görsün o ağlamayan erkeklerin yanaklarından tıpır tıpır dökülen yaşları, o en içten başlayan, volkan gibi patlayan hıçkırıkları.
ama onların özelliği o zaten. onlar gösterişten uzak damlalardır. ve onlar bir anlik heyecan, sinir, vs. asabiyet bozukluklarından uzaktır. onlar kendileri gibidirler, saf ve berrak.
göz pınarlarından yanaklara doğru olması gereken istikameti tutturamayıp da, yüreğinden tüm benliğine doğru içine içine süzülenlerdir bunlar. geçtikleri her yeri yakan, değdikleri her noktayı hasarlayan, beden içine yağan asit yağmuru misali akan ve bu nedenle de en çok iz bırakıp en çok hatırlananlardır. kimseye anlatamadığın, bazen kendine bile itiraf edemediğin, ama sızısı içini oymaya başladığında artık inkar edemeyeceğini anladıklarındır. gecelerce yalvardığın halde bir türlü tuzlu suya dönüşüp de gözlerinden süzülmeyen, içini kanatmaya devam eden, bazen hakkın olmadığından bazen saklı kalması gerektiğinden bazense bilemediğin bir sebepten ötürü, senden başka kimsenin varlıklarından haberdar olamadıklarıdır.
yüreğinin ağladığı kandır.
.....aslında olmayandır, yoktur öyle göz yaşları..... öyle böyle değil, yokluk ... yok.. .. hiçlik filan ...... başkalarına görünecek cesareti yoktur o yaşların .. , ... yalnızlık gibi paylaşılmaz ki göz yaşları...
bunlar da artan noktalar... öksüz noktalar...
.. ... ........... .....
gizlenen gözyaşlarıdır...kimseler bilmez yanağınızdan süzülen damlaları ve sebebini....belki bi ayrılık hikayesidir belki uzaktaki sevdiğine özlem...ama tek gerçek vardır kimseler görmez...herkesten saklanır...belki güçsüzlüğünüzü gizlemek içindir belki başklarını da üzmemek içindir ama tek gerçek vardır...
öyle insanlar vardırki etrafınızda onların gözyaşlarınızı görmemelerini tercih edersiniz..çünkü o insanlar değmez akıttığınız tek bir damla yaşa bile..o nedenle varsın kimse görmesin gözyaşlarınızı..başınız hep dik olsun onların önlerinde varsın siz içten içte ağlayın..
gitmeye mecbur olunan yerde mecbur mutluluklar yaşarken
güçlü görünmek için yapmak zorunda olduğunu hissetttiğin ama
gözyaşlarını içine akıttıkça yüreğindeki yumruyu besleyen eylemdir
en can yakanlardır.bu gözyaşları genelde ardında büyük bir hıçkırıkla gelir ki o hıçkırık dişlerinizle birlikte yastığınıza gömülür.ve bu hep geceleri olur bu hıçkırıklar.`geceler mi çok acı verir yoksa acı çekmek için geceyi mi bekler insan..`
gitmeye mecbur olunan yerde mecbur mutluluklar yaşamaya çalışılırken
kimseye güçsüz görünmemek için yüreğe akan gözyaşlarıdır. her bir damlasıyla birlikte kalbiniz daha da ağırlaşır ve gün gelir onu taşıyamaz duruma gelir insan.
en iyisi gözyaşlarını tutsak etmemek, hıçkıra hıçkıra doyasıya ağlamaktır.
fotoğraflardaki gözyaşlarıdır. ifadesiz bir gülümseme taşıyan her yüz aslında farkettirmeden ağlıyordur.görmeyi başaramadığmız hayalet gözyaşları süzülürken gülerler bakarlar objektife öyle buz gibi gözlerle.
kimseye göstermek istenilmeyen gözyaşlarıdır.insanların, vicdanlarını rahatlatmak için söyledikleri yalan teselli sözcüklerini dinlemek istemezsiniz.kaldı ki insan bazen niye ağlar bilmez,bilemez ,sebepler küçük küçük üst üste gelmiştir ama onları görmeden ağlar,kendine itiraf etmekten bile kaçarken birlerinin yanında ağlayıpta onlara sebep bulmak boğucu geliyordur.