belki ilginizi çeker
  1. · identity
  2. · l identite
  3. · kaan arslanoğlu
  4. · erkeklerin cüzdanında bulunan şeyler
  5. · hepimiz x iz hepimiz y yiz
  6. · viaje por sudamerica
  7. · kadının erkekte aradıkları
  8. · hatunların kıskanç olmaları
  9. · biz türküz ama her şeyden önce müslümanız
  10. · usako
gündem
  1. · darbeci baro taksim e hoş geldin
  2. · kurban bayramı vahşeti
  3. · galatasaray
  4. · thierry henry
  5. · itü sözlük yazarlarından şiirler
  6. · okan bayülgen
  7. · colin kazım richards
  8. · dolmuşçuya 100 ytl uzatmak
  9. · ben hawkins

kimlik  

  1. (bkz. identity)
    (lethe, 17.05.2004 03:18)
  2. - hüviyet, bir kişinin kim olduğunu gösterebilecek belge, kağıt, kart, vb. nüfus cüzdanı, ehliyet, okul kartı, pasaport falan...
    - bir kişinin veya grubun/topluluğun* karakteristikler bütünü.
    (spyder, 17.05.2004 03:35)
  3. (bkz: göz)
    (radiance, 13.10.2005 16:31)
  4. kimlik tanımım; batı kökenli bir modernleşme, ölümcül kimlikler doğurur... kimliğin zaman ve mekan boyutunu modernlik üzerinden sorgulamaya devam ederken bu sürecin, egemen uygarlığın bağrında olanlar ile, dışında doğanlar tarafından aynı tarzda yaşanmadığını görebilmek... kimlik kavramında belirleyici olan ulusallaşma ve kültür politikalarının, sömürge geleneğinin hakim olduğu batı topluluklarından geldiği şu dönemde, modernizim kavramını bu anlamda sarsan bir fenomen olabilmek...
    (granzyme, 04.12.2005 23:04)
  5. üst kimliğim:işsizim
    alt kimliklerim:açım,umutsuzum,yardımlarınıza muhtacım..
    penguen/167.sayı kapağı
    (subuo, 05.12.2005 02:29)
  6. bir bok olamayan insanların "aha bir bok olamadım ama ben x im" diye seçtiği şeydir. x burada herhangi bir etnik kimlik (türk, kürt, laz, çerkes, arap, pers, amarigalı, yunan , papua yeni gineli...) veyahut komünist, faşist, ülkücü, anarşist, satanist gibi bir şey de olabilir. "biz bunlarala uğraşmıyoruz zira biz kovayız" diyen vatandaş da kova olarak bir statü elde etmeye çalışır. bunun üzerine laf sokmak isteyen ve kravatının iğnesiyle oynayan vatandaş ise "bir bu işlerle uğraşmayız, biz mühendisiz" der. sonra hukukçu gelir "sus lan biz karı götürüyoruz ama" der böyle devam eder bu...

    (bkz: insan olmak)
    (skuba, 25.08.2006 01:02)
  7. (bkz: kimlik arayışı)

    k l i_______________m i k_______________i l k
    m i k______________l i k________________m i k


    k i k_______________k i m_______________i m k
    m i l_______________l i k________________k i l


    m i l_______________k i l________________i k i
    k i k_______________m i k_______________m l k


    (bkz: bülent erkmen)
    (ynitm ynits, 25.08.2006 16:10 ~ 27.08.2006 15:25)
  8. kimlik cüzdanında veya çantanda taşıdığın üzerinde ay yıldız ve resim olan ve türkiye cumhuriyeti vatandaşı olduğunu belgeleyen bir kâğıt parçası olarak algılanabilir ilk başta; fakat sosyolojide kimlik her bir bireyi ve o bireylerin oluşturduğu irili ufaklı tüm grupları tanımlamada da kullanılır. bir bireyin bir grubun her hangi bir konudaki tavrı, duruşu onun kimliğini belirler. etrafta farklı kimliklerde insanlar görmek bakan için keyifli anlar barındırabilir. tabii tek kimlikli sıkıcı bir dünya hayal eden kafadan geri zekâlılardan değilseniz ancak o keyfi yayabilirsiniz. kimliğin oluşmasında bir sürü etken vardır. üstünde kafa yorduktan sonra bir kimliğin oluşumunda küçücük bir anın veya gözlemlenen bir tavır ve duruşun etkisinin çok olduğunu görebiliriz. insan doğduktan sonra üstüne işlenmemiş daha sonra deneyimlerle yontulup tam anlamıyla farklı bir kimlik oluşturacak olan bir kimlik edinir. edindiği bu kimlik anne ve babasının sayesinde yavaş yavaş şekillenmeye başlar. anne ve baba bakımıyla yükümlü oldukları yeni bireyin kimliğini daha küçükken ne kadar iyi ve çabuk şekillendirebilirlerse bu yeni birey yaşamında her bireyin arzuladığı başarıyı yakalamakta zorlanmayacaktır. annenizin sizi ilk tutuşu, ilk emzirişi, siz uyurken sizin yanınızda size bakarken ne kadar kaldığı gibi tarifi mümkün olmayan duygularla bezeli olaylar bile kimlik şekillendirilmesinde önemli yere sahiptir.

    bir ölümlü olarak insanın yaşam boyunca mükemmelleştirmeye çabaladığı kimlik ardından yetişen nesillerin kimliklerini etkilemektedir. başkasının kimliği kendi kimliğinizi oluşturmanızda size yardımcı olur. ancak iyi bir sanatkâr olursanız mükemmel bir kimliğe kavuşur ve huzur içinde hakk’a yürürsünüz. iyi sanatkâr olmaktan kastım çevrenizde size feyiz olan şeylerden olumlu şeyler kapabilmenizle ilgilidir. çevre ve diğer kimlikler sizin başa dönmenizi engelleyecek hatalar yapmanıza neden olur. bir başka deyişle mükemmelliğini kaybetmiş habis kimlikler sizi ve kimliğinizi her zaman arzularlar. bu yine insanoğlunun sahip olduğu kıskançlık duygusunun bir yansımasıdır. kıskançlık mükemmel kimlik oluşturmanızda önünüzdeki en büyük engeldir diyebilirim. kaka kimlikler yaptıkları hataların cezasını çekmekten dolayı müteessir ve kendilerine karşı nefret duygusu içerisinde kendileri gibi hata yapmaya meyilli hata yapmamış bireyleri her zaman aralarında görmekten büyük zevk alacak yarak kafalı kimliklerdir. ben yoksam sen de olmamalısın anlayışı yüzünden türlü türlü kötü hadiseler vuku buluyor. insanlık kendi kendinin ipini çekiyor bu durumda. benmerkezcilik insanlık üzerine salınabilecek her türlü lanetten bile daha beterdir diyebilirim.

    mükemmele yakın bir kimlik oluşturabilmek bilinçli olmaktan geçer; ama gelin görün ki bilinç bakkalda manavda satılan bir şey değil ve edinilmesi de o kadar kolay olmayan bir erdem.
    (chixculub, 08.01.2007 17:58)
  9. son yıllarda ülkemizde ciddi sıkıntı yaratan tartışma konusu.etnik köken ırk vb. kavramları kimlikle karıştıran zihniyetin milleti birbirine düşürmek amacıyla kullandığı kavram.hala anlayamadık bu ülkede herkesin kardeş olduğunu. türk, kürt ,laz, çerkez farkeder mi?farketmez diyenlerin sayısı nedense hızla azalmaya başladı.bu azalma insanların birbirine karşı öfkelenmesine sebebiyet vermeye başladı ve sonunda ne oldu birbirimizi hırpalamaya başladık aferin bize ,bravo bize kesin büyük ilerlemeler kaydederiz bunlarla uğraşarak.bunca yıldır birlikte yaşıyoruz ama hala kimlik tartışması yapıyoruz vay halimize hala bazı şeyleri aşamadık. hala başkaları yeni ne bulabilirim diye uğraşırken biz birbirimize sen nesin türk müsün? kürt müsün? diye komik sorular soruyoruz ve hala politikacılar bunu oy alma girişimleri için malzeme yapıyorlar aslında bunu doğal karşılamak gerek ülkemizde bunu düşünecek kadar zeka sahibi politikacılar olsa zaten bundan çok daha iyi durumda olurduk ne kimliğimizi sorardık ne bunu tartışırdık ne de birbirimize öfke duyardık allah sonumuzu hayır etsin.

    (bkz: amin)
    (sirseri, 08.01.2007 18:19)
  10. sonsuzdan kendimize sözcükler renkler sesler seçiyoruz. sonra da onları üzerimize yapıştırıyoruz. tanımlıyoruz yani kendimizi,dolayısıyla da sınırlıyoruz. böylece kimlik sahibi oluyoruz.
    (sirona, 04.04.2007 20:18)
  11. kişiliğin öldüğü an, yani bireyin. bir şeyci olmak, hiçbir şey olmak aslında..
    ve aynı zamanda, ortaya belli başlı bir karakter koyamayan bireyin kurtarıcısı. hiçbir şeyken, en azından bir şeyci olabilmek yani. hem de zahmetsizce..
    (acibadem, 27.03.2008 02:51 ~ 29.03.2008 03:09)
  12. her daim yanmda taşıdığım kafa kağıdım..
    (eşkiya illegal, 27.03.2008 09:15)
  13. kaybolduğunda yenisini çıkartmak için türlü bürokratik engelle uğraşılan kişi tanımlama mekanizması.
    (nisan cadısı, 27.03.2008 10:46)
  14. tak tak tak. "kim o?" diye seslenmiş içerideki. "benim," demiş dışarıdaki. "ben diye birini tanımıyorum," demiş içerideki. "nasıl olur?" demiş dışarıdaki. "nasıl unutursun ben'i. bir kere bak, hemen hatırlarsın."
    yüzü bulutlanmış içeridekinin, sesi titremiş. "git buradan," diye fısıldamış. "kocam gelir birazdan. artık ona aitim."
    ben, son bir kez bakmış bacasından duman tüten, fırfırlı perdeli, aşı boyalı eve. gidecek bir yeri yokmuş. cami avlusunda uyumuş o gece. sabaha karşı namaza gelmiş cemaat. ben, biz'e karışmış sessizce. bir daha onu gören olmamış.

    mahrem / nazar sözlüğü- elif şafak
    (kabuk adam, 12.04.2008 03:10)
  15. insanların kim olduğunu diğer insanlara kanıtlaması amacıyla ortaya çıkan nüfus cüzdanı ,pasaport, ehliyet gibi kağıt parçalarıdır.
    ayrıca;

    göz-lük
    kalem-lik
    kitap-lık
    kim-lik

    kim koymaya yarayan hede(!)
    (papuda, 10.04.2009 14:01)
  16. kim olduğumuza dair ipuçlarını barındıran olgudur.

    felsefede çıkış noktası olan "kendini tanı" mottosunun bağladığı yerde durulunca öncelikle kendi kimliğinden haberdar olmak zorundadır kişi.

    bu bilinçlenmenin ardından, varılan noktanın etrafa duyurulması gelir. kabul edilmiş ve/veya etrafa bildirilmeye çalışılan kimlikler arasında farklar oluşabilir. kimlik bir kavramlar bütünüdür aslında ancak etraftan algılanan bu bütünün parçalarından etrafın kendine en yakın bulduğu veya görmek istediği küçük parçaya indirgenebilir.

    yaklaşık bir örnek vermek gerekirse ırk kimliği, dini kimlik, hüvviyet üzerinde yazan memleket kimliği başlıkları altında bütün bir kimliğe kavuşmuş insanın bunlardan herhangi birini (mesela ırk'ı) üstün gören biri tarafından yalnızca o başlık altında incelenmesi diğerlerinin es geçilmesi anlamına gelebilir.

    burada görev kimlik sahibine düşer. kendi potasında homojen bir biçimde eriterek bir bütün haline getirebildiyse tüm etkenlerini bunların hepsinden mürekkep bir kimlikle sapasağlam durabilir diğerleri karşısında. şayet zaafiyetleri varsa o vakit eksilmekten alıkoyamayacaktır kendini.

    kimlik kullanımının en sık görüldüğü yerlerden olan herhangi bir cemaate mensup olarak aidiyet temelli bir güç edinme gereksinimi en çok bu bölümlendirilmiş/bölünmüş kimliklerle çıkar karşımıza. örneğin kişinin tuttuğu takım kimliğinin bir parçası iken, bir bakarsınız kimliğinin en aktif elemanı olarak diğer faktörleri geride bırakmış ve aidiyet gemisiyle diğer parçalarını geride bırakarak eksilme ufkuna yelken açmış.

    ne tür değişkenlerden oluşursa oluşsun kimlik bölünmemesi gereken bir unsurdur.

    zira bölünen her şey gibi o da gücünü kaybedip şekil değiştirmeye müsait hale gelebilir.
    (mahmur beste, 22.04.2009 13:26)
  17. yer yer kimi zaman kişiliğiniz önüne geçen şey, sizin diğerlerine göre asıl sıfatınız. bazısı için cüzdanda taşınan birkaç haneli bir kağıt parçası bazısı içinse bir ayna gibi kullanılabilecek kutsal eşya.

    sanki üzerine kodlanmış gizli bilgiler varmış gibi bu kağıdı herşeyden önemli tutanlara anlam veremiyorum ne yazık kı, ne onlara ne de yaptıklarına.. zamanında doğum yeri hanesine bakarak içeri aldıkları onlarca insana yaptıkları işkencelere, vurdukları damgalara, harcadıkları hayatlara... sırf birilerine akraba diye, soyadı aynı diye bir kalemde üzeri karalanan insanlara, toplumdan soyutlanan gençlere, kirletilen yüzlere..

    insanlık her zaman bir sınav halinde aslında, her birimiz değer yargılamızı baz alarak seçimler yapıyoruz. geçmişten geleceğe uzanan bu köprüde kimlik kadar önemli olamayan kişilik, karakter, şahsiyet aslında bunu kolaylıkla silip atanların tüm bu olgulardan ne kadar bihaber olduğunu bize göstermiyor mu?

    yeni doğan bir bebeğin olmazsa olmazı kimlik iken bir başkasını kendi elimizle yaftaladığımızı neden hiç düşünmüyoruz? bu kadar mı korkuyoruz büyüyünce müslüman olmamasından, uyruğunu değiştirmesinden, başkası olmasından..

    küçücük kağıtlara hapsolmuş insan beyninin bir ülkeye yön veriyor olması asıl sorun olmalıyken bizler hala cüzdanımızda gezdirdiğimiz kağıtlar yüzünden sorgulanıyoruz içten içe.
    (hı hı evet, 22.04.2009 13:49 ~ 13:53)
  18. 1991 yılında ankara'da tekstil ile başlayan,2006 yılı itibari ile kendi markalarını da üretebilen bir mağazalar zinciridir.
    12 şehirde 20 şubesi vardır .ırak'ta da yeni şubesi açılmıştır.
    http://kimlik.com.tr/
    (karantina, 16.05.2009 03:33)
  19. türkçenin en güzel kelimelerinden birisi. çagrıştırdığı kim olma olgusu üzerinden dahi , düşünene derin yer eder.
    (bes kirkdokuz, 12.06.2009 00:51)
  20. kaybolduğunda başınıza binbir dert açar ya da çalındığında.hatta özellikle çalındığında.
    hükümsüzdür diye yerel gazeteye ilan vermekle başlar her şey...
    (puppet, 12.06.2009 00:56)
  21. james mangold'un yönetmenliğini yaptığı korku/gerilim filmi
    (çilem82debaşladı, 10.07.2009 20:38 ~ 20:39)
  22. (bkz: milan kundera)
    (çaylakadam, 21.08.2009 09:50)
  23. milan kunderanın yazdığı, bölümler geçtikçe güzelleşen roman.

    ona göre, insanoğlunun çektiği acıların belirtilerini, bir masanın başında hiç konuşmadan oturan bir çiftte tüm açık seçikliğiyle görebilirsiniz.

    işte o diyalog;

    "-iki insanın birbirini sevmesi, kendilerini dünyadan yalıtması çok güzel bir şey. iyi de bu baş başalıklarını ne ile besleyebilirler? dünya, üzerinde konuşulmayacak kadar iğrenç de olsa, birbirleriyle konuşabilmek için bunu yapmaya gerek duyarlar."

    + karşılıklı konuşmasalar da olur.

    - şu yandaki masada oturanlar gibi mi? diye güldü jean-marc. "oh hayır , hiçbir aşk suskunluğun üstesinden gelemez."
    (yazının tura hali, 12.09.2009 10:50 ~ 12:57)
  24. orjinal adı "l'identite" olan bir milan kundera romanıdır.
    (zarpandit, 13.10.2009 16:38)
  25. farklı bakış açılarıyla çok farklı biçimlerde tanımlanabilir kimlik. kimsin sorusuna verilebilecek yanıttır. lakin kimsin sorusuna şuyum diye cevap verirken göz ardı edilmemesi gereken bir unsur vardır.

    kimlik aslında votron gibidir. birbirinden farklı bir çok modülün birleşiminden meydana gelen modüllerden çok farklı kombine ve kompleks bir şeydir. bir kişi;

    karadenizli türk
    trabzonlu müslüman
    sürmeneli muhafazakar
    liberal liberal
    müslüman karadenizli
    muhafazakar sürmeneli
    türk trabzonlu



    olabilir.

    hatta bu kişi; marangoz

    dar gelirli ve fenerbahçeli de olabilir.

    şimdi bunların hepsi birer kimlik ögesidir. bu ve bunun gibi bir çok bileşenin toplamı kişinin kim olduğunu belirler. ama kimlik bunların toplamı olur olmasına da tıpkı voltron'da olduğu gibi onu oluşturan modüllerden farklı bir şey olur toplamda.

    bir diğer önemli husus ise kişiler kendilerini bu kimlik bileşenlerinden diğerlerine göre üstün tuttukları herhangi biri olarak tanımlarlar. şöyleki;

    - kimsin sen?
    - ermeniyim.
    - kimsin sen?
    - budistim.

    gibi... kişiler bu öğelerden birini diğerlerinden üstün tutar ve kendini onun üzerinden tanımlar. kariyerist para ve prestij delisi bir kadın kimsin sen sorusuna finans uzmanıyım diyebilirken, mesleğine aşık bir sanatçı tiyatrocuyum ya da yazarım yanıtını verebilir.

    şimdi gelelim zurnanın zart dediği yere. kişiler kimliklerini oluşturan bu bileşenlerden herhangi birini tehdit altında hissederse onu birden bire diğerlerinin önüne alıp kendini onun üzerinden tanımlamaya eğilimlidirler. örneğin batman'da yaşayan bir adam kendini müslüman olarak tanımlarken istanbul'a geldiğinde, etnik kimliği aksanı belki türkçe bilmeyişi vs nedenlerden hor görülmeye ya da öteki muamelesi başlanırsa bu kişi kısa süre sonra kendini müslüman yerine kürt olarak tanımlamaya başlayabilir. ya da diyarbakırda yaşayan ve kendini kürt olarak tanımlayan biri istanbul'a gelir de, burada gördüğü ve kendince ayıp adlettiği şeylerin serbest olması onun için büyük erdem sayılan şeylerin burada yıkılması gereken tabular olarak görülmesi insanların kendisi gibi ibadete önem vermemesi karşısında kendini müslüman olarak tanımlamaya başlayabilir. bununla ilgili en iyi pratiği yugoslavya örneğinde görebiliriz. parçalanmadan önce kendini yugoslav diye tanımlayan insanlar parçalanmadan sonra boşnak, arnavut, hırvat veya sırp oldular. daha sonra çatışmalar aynı dine mensup insanları bir araya getirip cepheleşmeye itince aynı insanlar bir anda hıristiyan ve müslüman oluverdiler. görüldüğü gibi kimliği oluşturan unsurlardan herhangi birine yönelik bir tehdit algılandığında, koruma içgüdüsüyle o bileşen merkeze alınıp temel kimlik ögesi haline geliyor. işte bu nokta siyasetin yumuşak karnı. politikacılar insanın işte bu doğal davranışı üzerinden siyaset yapıyorlar yani kimliğin temel unsurlarına yönelik bir tehdit olduğu savını ortaya atıyor daha sonra da insanları bu unsur çerçevesinde birleşmeye davet edip bir mücadele başlatıyorlar. hayat zaten adil değil yaşam zor bu zorlukları evirip çevirip savlarını destekleyecek argümanlar haline getiriyorlar daha sonra insanlar bu yapay tehdite yönelik tepkiler ortaya koymaya başlayınca onlar gibi düşünmeyen başka insanlar da bu duruma tepki gösterince tamam işte toplum kıvama geldi. ve böylece kendi ürettikleri suni tehdit bir süre sonra toplum tarafından gerçek bir tehdit olmaya başlıyor ve ayrışan toplumun her iki kısmı da birbirini tehdit unsuru olarak görmeye başlıyor.


    kimlik kavramını bu açıdan değerlendirirseniz göreceksiniz ki; hassasiyetlerinizi savunduklarını iddia edenler aslında bu hassasiyetlerinize en çok zarar verenlerdir.
    (han solo, 28.10.2009 16:34)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil