|
|
- 1989 yapımı bir hayao miyazaki filmi, 13 yaşını dolduran küçük cadımız kiki her cadının bu yaşta yapması gerektiği gibi bir şehir bulmalı ve 1 yıl süreyle orada kendi başına yaşamalıdır ki gerçekten bir cadı olabilsin etrafında dönen süper bir miyazaki eseri daha, ayrıca içinde azıcık olsun kötü izlenimi veren bir karakter bulundurmayan bir başka miyazaki filmi.
konu genel olarak büyük şehirde ayakta kalmaya çalışmak, şehir hayatının bazı insanları nasıl züppeleştirdiği ama bazı insanların halen nasıl yardımsever ve iyi kalabildiği, şehrin günlük karmaşası içine çekilen bizlerin bazı şeyleri nasıl unuttuğumuzu farklılaştığımız etrafında gelişiyor, animasyon kalitesi iyi (zaten çok da eski sayılmaz; 17 yıllık bir film), kendinizi iyi hissetmenizi sağlayan hoş bir film.
- kiki'nin kurye servisi olarak dilimize çevrilen ve cadılık eğitimi için şehir gezen dişi kahramanımız kiki'nin maceralarını konu alan hayao miyazaki animesidir.
- kızımız kiki yola çıkacaktır, ama elbisesi standart cadı elbisesidir. siyah ve sade. kiki elbiseyi pek sevmez, rengi çok kötü der. annesi ise ona filmin önemli derslerinden bir tanesini verir:
* önemli olan elbise değil, içindeki kalptir.
kiki'ye bir haller olmuştur ve uçamamaktadır. ressam arkadaşı ile dağ evine giderler. ressam kızımız kiki kızımızın büyü ile değil ruhunun gücü ile uçtuğunu öğrenince, evet! der:
* (seni uçuran) aynı ruh, bana resim yaptırıyor, arkadaşına kek..
- anime'yi izledikten sonra kendi kendime sordum;
acaba en son ne zaman şiddet içeriği olmayan bir anime izlemiştim diye? tam olarak cevaplayamasam da gerçekten çok çok uzun bir zaman önce diyebilirim. tom ve jerry bile komikliklerini * şiddet üzerine yaparken her ne kadar türleri tam olarak bir olmasa da, bu anime gerçekten bu konuda başarılı. içerdiği mesajlar ve masalsı anlatımıyla gerçekten harika bir miyazaki animesi.
anime hakkındaki yorumlardan daha çok, izledikten sonra üzerimde bıraktığı etkiye değinmek gerekirse;
hani küçükken uyumanız için size masal türü bir şeyler anlatılır ya, şu an 23 yaşındayım ve animeyi izledikten sonra 16 ila 17 yıl önceki halime geri döndüğümü rahatlıkla söyleyebilirim. belki tatlı bir tesadüftü ama animeden sonra çektiğim deliksiz bir 4 saatlik uyku da bile suratımda hep tatlı bir tebessümün olduğunun farkındaydım.
sanırım hayao miyazaki bunu hep yapıyor. walt disney saçmalıklarını yeterince yutan biri olarak geç keşfettiğim bu adamın diğer filmlerine doğru yelken açmak istiyorum.
son olarak bir kaç cümle ile özetlemek gerekirse; bu anime ,eşek kadar bir adam olsanız bile sizi tekrardan 7 yaşınıza götürmeyi çok iyi bir şekilde başarıyor.
- bayram sabahlarında yayınlanan heidi çizgi filmleri tadında bir miyazaki filmi. eğitim için yuvasından ayrılan cadı fikri ile insanın aklına binbir türlü hikaye gelse de insanları ters köşeye yatırmakta herhangi bir beis görmemiştir miyazaki. filmi alıp götüren bir kedisi jiji ve ressam arkadaşı ursula vardır ki kiki'den baydığınız anlarda imdadınıza yetişir.
- depresif zamanların ilacı olacak kadar tatlı daha doğrusu huzur verici bir hayao miyazaki yapımı. 13 yaşındaki küçük cadı kiki'nin eğitimini tamamlamak için evinden ayrılarak geldiği yeni bir şehre alışma sürecini anlatan film, bildik miyazaki pırıltılarından bol miktarda serpiyor üzerinize. süpürgeli küçük cadı kiki'yi izlerken miyazaki filmlerinden alışıldığı üzere her hücresine mutluluk doluyor insanın.
film, kiki'nin kısa dönemli güç kaybı dışında (miyazaki'nin diğer filmlerine kıyasla) belirgin bir konu işlemese de, hem okyanus kıyısındaki şehrin görsel güzelliğinden, hem de her biri adeta pamuk şekerden yapılmışcasına şirin karakterlerin iyiliğinden, fazladan bir macera ya da harekete gerek hissettirmiyor izlerken. kiki ve jiji ile o şahane günlerin tadını çıkarmak kalıyor geriye.
bunalımlardan bunalım beğenilen kötü günlerde bir fincan çay eşliğinde en gevşetici seçeneklerden biri olmaya fazlasıyla değer kiki'nin hikayesi..
- miyazaki'nin uçma ve uçan objelere takıntısı burada da devam etmiştir. bu sefer filmin kahramanını uçurmuş, yine de bir de zeplin eklemiştir. internette, amerika da muhafazakar kesimin, çocukları cadılığa özendiriyor diye (uçan süpürge) bu filme karşı çıktıklarını yasaklatmaya çalıştıklarını öğrendim, allah akıl fikir versin diyorum. anti-depresan olarak kullanılabilir, özellikle hayattan dayak yedikçe tekrardan izlemekte fayda var sanki.
|