genelde kişinin yeni bir kıyafet almaya gittiğinde deneme kabininde farkına vardığı durumdur.her zaman giymekte olduğu bedeni istemesine rağmen o beden bir türlü istediği gibi durmaz.inanılmaz moral bozucu bir andır ve hemen o kabin ve mağaza terk edilerek,alış verişe son verilir.
(bkz:
ukte)
(ceyus, 23.12.2007 01:46)
kapının önünden misafirlerin ayakkabılarını içeriye alırken göbeğin hafif katlandığını hissettiği an da olabilir.
(bkz:
bayramda tatlıyı abartmak)
çorabın artık eskisi gibi rahat giyilemediği, merdivenlerin eski hızında çıkılamadığı, yokuş yukarı yürümenin nefese nefese bıraktığı zaman bu konudaki aydınlanma anıdır..
(iussy, 23.12.2007 01:50)
eski kıyafetlere girilemeyen andır en temel olarak. ayrıca kısa mesafede yürürken bile nefessiz kalmak, koşarken, dans ederken nefessiz kalmak da bu anlardandır. ama en fecisi, göbeğinizin size ait olduğuna emin olamadığınız, kendi vücudunuza yabancılaştığınız andır kısa bir sürede çok kilo aldıysanız özellikle. ve sonuç olarak da
diyetyapmaya karar verilen andır. bundan sonra da her pazartesi sabahı yarım gün diyet yapacaksınızdır kuvvetle muhtemel, hayırlı olsun.
teraziye çıktığı, eski kıyafetlerinin içine giremediği ve göbeğinin kendisinden bir kaç adım önde gittiğini fark ettiği andır.
balık etli tabiriyle nitelendirilmeye başladığı andır.
her dolabına kıyafet asıp giymek için tekrar çıkarttığında kıyafetlerinin iki beden küçülmüş olduğunu anladığı an.
bu tartı bozulmuş mu, ya bu tartı kafayı yemiş gibi cümleler kurmaya başladığı andır.
her daim üzerinde bir yorgunluğun ve ağırlığın olduğunu hisseder insan.
hareket ederken her tarafından pelte halinde ter veyahut da benzeri bir şeyin "clup clup" diye döküldüğünü hisseder.
ne gördüğü ne duyduğu ne de tattığı bişey ona keyif vermez olur.
mide beyinle yer değiştirmeye başlamıştır artık ve sen beyninin hala göbeğe inmeyen kısmıyla birşey yapmak zorunda olduğunu farkedemezsen çok geç kalınabilir.
vücudun girdiği
genişleme süreci sonucunda kişinin
bir üst bedene uyum paketini yürürlüğe sokmak zorunda olduğu andır.
kemerdeki son deliğin de olmadığı an,feci bir durum
kendini bir diyetisyene soru soruyorken bulduğu zamandır.
hafiften depresyona girdiği andır. biraz daha kilo alırsa tamamen depresyona girebilir kişi. bu durum devam ederse, sonunda ya mutlu şişman olmaya karar verir ya da lipo yaptırır
(munal, 06.05.2008 16:40)
halı sahada eskiden sıkça yaptığınız havadan gelen topa "gelişine dömi vole vurma" eylemini artık yapamadığınızı farkettiğiniz andır.
göbeğine bakar durursun. götünü falan avuçlarsın, avcundan ne kadar taşıyo bilmek için. pis pis şeyler işte..
(kuzgun, 06.05.2008 16:49 ~ 16:49)
tartıya çıktığınızda "oha lan 80 kilo olmuşum" dediğiniz andır. 26 senelik hayatımda 72 nin üzerine çıkmamıştım. acil diyete başlıyorum.
en kolayından biri çıkıp "sen kilo almışsın,
dön bakiyim" dediği anda anlaşılır.burda tabi cevap olarak ne verilir bilmiyorum ama ben gece yorganımın altına girip sessizce sabaha kadar ağlıyorum.
sakallarımı kestiğim an .
evden döndüğüm an.
kilo mu aldım ben, diye etrafındakileri bunaltmaya başlamasıdır.
çok sevdiği pantalonlar dar gelmeye, bol bol giydiği rahat t-shirtlerin göbek kısmından gerilmeye başladığını anladığı andır.
hayır işin garibi de 1-2 kiloyu hiç anlamaz, ama ne zaman 3 kilo üstüne çıkmış hatta 4-5 kilo fazlalık olmaya başlamışsa işte o zaman kafaya dank eder.
nerdeydim ben 1-2 kilo almışken fark edip durdursaydım bişi yapsaydım diye hayıflanır, ama artık geçmiş olsundur, artık bir adet göbek sahibi olmuşsundur.
çorap giymeye çalıştığı zamandır. o nasıl bir manzara yaradan, hı? çeşitli yöresel hononulu dans motifleri eşliğinde o çorapları giymeye çalışmak, kan ter içinde kalmak.
şahsen çorap giyerken bir arkadaş o halimi görüp odunla girmişti pataküte. kendime zarar vermemden korkuyormuş falan filan. öyle yani.
şınav çekmeye çalışırken vücudun kalkmamaya başlaması, buna benzer olarak ribaund pozisyonunda zıplayamama, futbol oynarken etrafında dönememe, yüzerken kesilme gibi şeylerin belirmesi.
(bkz:
sportif spor yazarları)
pantalon düğmesinin ilikle buluşamadığı andır. hadi diyelim "nasıl olur ?" deyip zorladınız. kapandı, lakin nefes alamıyorsunuz. hıh işte nefessiz kaldığınız andır.