girilerinden görebildiğim kadarıyla sözlükteki beşiktaş aşıklarından..maça da gidiyorsa sık sık, 90 dakika umudunu yitirmeden "kartal gol gol gol" haykırışını paylaşanlardan tahminimce..
kuvvetli kalemiyle kendisini okutan, yazdıklarını paylaşma nezaketini de gösteren fakültedaşım yazar insan. kelimenin tam karşılığı olacak şekilde, "yazar".
okunmak istemenin en doğal güdü olduğunun çekinmeden haykırabilen dürüst bir yazar. @1776369 girisiyle ölümü yaşama indirgemeyi başarmış, ölmeden ölümü tatmamı sağlayıp, ''ulan o kadar da beter birşey değilmiş ölüm'' dememe sebebiyet vermiş yazar.
"kanka listesine eklenmeyeyim" komutlu bir program tasarlamış, bunu da başarıyla üzerimde [o niyette olduğunu pek sanmıyorum ama] denemiş, 87% oranında bir isabet elde etmiş kişi..
tüm bunların bir sözlük özelliği olmasının da ihtimal olduğunu tümüyle silmiş/göz ardı etmiş değilim açıkçası.. tabii "block" durumu varsa söverim, o ayrı..
khak farsça toprak demek. khaki toprağa mensup demektir o zaman. topraklı. renk olarak kullanıldığı gibi khaki olan bir insan çok samimi, sıcak ve içten anlamına gelmektedir.
sözlükte yüzünü görmeyip de merak ettiğim birkaç kişiden biri bu adam. sevgi pınarı'nı aşındırmama sebep oluyor. deli gömleğinden bağımsız oluşu, kendini kısıt altına sokmayışıyla afallatıyor okuyanı. önyargılardan arınmış bir vicdanı var gördüğüm kadarıyla. harbi beşiktaşlı olup da "vicdan" mefhumundan bihaber olanına rastlamadım zaten.
gelse de alen'in üçlüsüyle omuz omuza coşsak. yerin kulağı var ama yine de tek aşk beşiktaşk!
sözlükteki uyarıcı meleğim. çok seviyorum ben bu adamı(herkes adam demiş ondan adam diyorum). girilerine gelince (şok oldun de mi * ) çok az farklı fikirlerde olsak da " bu adam yazıyor " diyebileceğim nesildaş yazar arkadaşım.
bir yazarın kalitesine iki yerden ulaşılabilir:
1-girilerinin kalitesinden
2- kendisine nick altı yazarların kalitesinden (kendimi tenzih ederim, şimdilik lan..).
liverpool'u çökerten adam. doksan dakika bağırdı vallahi. sesi yedinci dakikada gittiğinden, kalan seksen üç dakikayı içinden bağırarak geçirdiyse de önemli değil.
mülayim gözüktüğüne bakmayın, bu tribünler ne mr. hyde'lar yarattı şimdiye kadar. *
tahmini yüz - yüz elli girisi bir anda eksilenmiş, bu onu o kadar korkutmuş o kadar korkutmuş ki ne yapacağını, kimden nasıl özür dileyeceğini, kimin kapısında el pençe divan duracacağını şaşırmış.
çünkü padişahın kızını alabilmesi için eksilenmemesi gerekiyormuş.
an itibari ile bir anda eksilenen giri sayısı 350- 400 arasında.
padişahın kızı artık hayal. ama akıllı olacakmış artık, söz verdi; gerekli dersi almış.
onu beşiktaş yakmışmış meğer.
gecenin bir yarısı "karşımda sümela var, oh mis hava" tarzında konuşarak özlemini duyduğum karadenizimi nispet yaparcasına anlatmış ve beni çattt diye çatlatmayı başarmıştır. yetmedi üstüne "karadeniz müziği yasaklansın" isimli gaydırı gubbak kampanyaya öncülük etti ve beni söyletmeyi başardı. hepsinden öte; beşiktaşlı duruşunu en güzel şekilde ortaya koyması ile beni benden almaktadır. hoş sohbeti ve anlattıkları ile kendisini sevdirmeyi başarmıştır. aynı bildiğin yolda devam et, böyle sevdik seni diyor ve "siyahın zindan olsun beyaz aydınlık, herkese nasip olmaz beşiktaşlılık" isimli süper bestemiz ile kendisine teşekkür ediyorum.
itüsözlüğün yaşamıma uladığı candan insan. adam gibi adam. nasıl da bulunamıyor senin gibisi. nasıl da mumla arıyor insan. gönlüyle, yüreğiyle dev adam. duygu odağı. hissiyat ve gönül eri. kelimelere hükmedemiyor insan. kelimelere hapsedilecek kadar ihata edemiyor haleli varoluşunu.. tıkanıyor.. yutkunuyor.. her daim varlığınla taçlandır sevenlerini.. her daim gülümse yabanıl sanrılara.. her daim nanik yap bizi bizleştirenlerden uzaklaştırmaya çalışan her ne varsa onlara..!!
zirveler ne içindir sorusuna olan cevabım zirve şahsiyetlerle tanışmak. karşılıklı üç beş cümle kurmuş olmak değildir tanışmak. akil adamlar listeme eklenmesine vesile olan yazılarıdır, yazarlığıdır vesselam.
tanıştığımıza tekrar tekrar memnun olduğum, asaleti asaletim olan karamanın son oyunu.
yazılarını özellikle takip ettiğim, önemli konulara nesnel yaklaşımını çok beğendiğim, aynı ortamda yazı yazmaktan gurur duyduğum kişidir kendileri. benim öznelliğimde sözlük için bir kazanç tabii, diğer arkadaşlar adına konuşmak istemem.
"üj bej"den değil, sohbet arasında fark ettiğim toprağım..
dip dibe izlenen bir maçta, tüm "gözlerimden ateş fışkırtmalarım"a karşın rakibi desteklemiş, beni hüzne gark etmiştir..
lakin olsundur, maç 90 dakikadır ne de olsa, olmadı rövanş oynanır..
keyifli sohbetlerin pek bir şahane simasıdır kendisi, bundan böyle..
girilerini denk geldikçe okuduğum ama özellikle takip etmediğim bir yazardı. ankara sosyal bilimci olsun çamurdan olsun zirvesi ni düzenleyen iki kişiden biri olduğunu gördüğümde gitmek ile gitmemek arasında tereddüt etmiştim açıkçası. çünkü öyle dolu dolu yazıyor ki, şahsen 'ya ben bu adamla konuşurken bilgim yeter mi acaba' diye düşünmüştüm. gittim gördüm yendim*. ve gördüm ki onun da bilmedikleri varmış. * herşey için teşekkürler.