ketchupliispanak  

adana çık aradan

  1. "ketçaplı ıspanak" veyahut "spinach with ketchup"dan birini seçmek yerine bu kullanıcı adını kendine uygun görmüş third nesil yazar.
    (lethromar, 19.05.2006 20:30 ~ 19.07.2007 12:31)
  2. küçükken kuzenimin midemi bulandırmaya çalışırken söylediği şey.hala aklımda ve yıllardır da midem bulanmadı bundan.aksine hoşuma gidiyor, nick olarak kullanıyorum.
    (ketchupliispanak, 20.05.2006 16:32)
  3. bu nicki niye koyduğunu bulmak için tez yazdığım,iyi,güzel,hoş,deli,manyak insan,blind guardian sever,konserlere gitmek için para biriktirmeye gelmez,beleş buldu mu üstüne yatar,pardus kullandığı için windows'u kötüler ama pardus'u da pek kullanamaz,memleketine pek uğramama gafletine düşmüş,kendisini özleten insan.itü'lüm.
    (enslaved, 05.01.2007 11:14)
  4. kader, bizi önce kadıköy vapurunun mavi koltuklarında, sonrada forumun geyik kokan sayfalarında buluşturdu.sabahları birbirimizin omzuna yatıp uyuklarken, aynı şeyleri aynı anda yaşadığımızı gördükçe daha da yakınlaştık...şimdi 75'te, beşiktaş minibüslerinde(!) ve bilimum msn ortamlarında vazgeçilmez dedikodu partnerim... sözlükte de yapıştı yakama hadi hayırlısı!!
    bu arada çaylar benden!!
    (carpathia, 27.05.2007 20:34)
  5. hani vardır ya çok eğlenceli kızdır, çok seversin ama hayatta öyle bi sevgilin olsun istemezsin, işte onlardan bi tanesi...

    sohbet konusunda itü'de tanıdığım en rahat kızlardandır, hep belaltı konuşmaz tabi ama diğer kızlar gibi her muhabbet geçtiğinde "ıyyy" "öfff" deyip de arıza yapmaz. yeri geldi mi seninle bi şişe birayı ortaklaşa içer, derdini anlatır derdini dinler; yeri gelir aynı masada en az senin kadar coşar, senin kadar söver...

    hemen hep yüzü gülen, şen şakrak, insanın yaşama isteğini artıran tiplerdendir. her insanın ketçaplı olmasa da en azından bir benzeriyle tanışması gerekir, farklıdır
    (sarpinsarp, 28.05.2007 00:23)
  6. son zamanlarda "adam olduğuna" inandığım insanlardan birisi daha. bir aralar 75 denen sosyal kuruluşun daimi değişmez parçalarıydık seninle. eh son durum belli deşmeye gerek yok.

    severim ketçaplımı, tanışıklığımız 1 dönemlik de olsa kaynaşmak uzun sürmedi seninle. az mı gezdim seninle be şişli senin cağaloğlu benim.. yaz okulunda daha sık görmeyi umut ettiğim insan
    (yavan tarhana, 03.06.2007 15:16)
  7. gotik giyimli best ruhuna sahip muhteşem insan.
    (theuthras, 12.06.2007 16:23)
  8. her şeye rağmen özlenen insan.
    (huma, 02.08.2007 06:56)
  9. içine ketçap koyulmaması gereken ne kadar şey varsa "ketçaplı x" teki x değişkeninin yerine koyarak, bahsi geçen tamlamayla çağırılan; daha sonra durumdan sıkılınıp kısaca "ketçap" diye hitap edilen hardallı mayonez.
    (love metal, 05.08.2007 18:44)
  10. okula uğradığım günlerde bana kol kanat gerip beni sosyal ortamlara sokmaya çalışan can insandır bu bağyan. hem delidir hem doludur. hem çilektir hem osmanlı. aşk meşk konusunda kahpe kader ona rahat vermedi fekat son gördüğümde kahpeye kafa göz girmiş, ismi mesut göbek adı ise bahtiyar olarak takılıyor idi.

    her neyse. sözlük aracılığıyla sana sesleniyorum ey hatun. içelim dedim bana eşlik ettin, sevgiliyle aram bozuk dedim teselli ettin, derse gelmicem dedim imza attın,o da yetmedi nickimin altına giri bile girdin. iyilik meleği misin bre? peki ya ben ne yaptım, yüzsüzce saçımı nickinin rengine boyattım. insanlığımdan utandırma beni argadaşım. şaka bi yana, seviyorum lan seni.
    (spider man is always hungry, 15.08.2007 13:51)
  11. (bkz: korpiklaani)
    (camel, 21.02.2009 17:58)
  12. thales'in barmaidi, itü'nün muhtarı insan.
    (dis, 29.05.2009 20:25)
  13. nicedir oturup konuşamadığım, kafa kafaya verip dedikodu yapamadığım, gülüp eğlenmeye hasret kaldığım insan.

    (bkz: hayat beni neden yoruyorsun)
    (carpathia, 29.05.2009 22:34)
  14. cümle alemin kankası olup itü'nün yarısını tanıyan, beraber maden-75 arasında yürümeye çalıştığınızda ortalama 10 kişiye selam verip konuşan ve bu nedenle çoğunlukla gideceği yere geç kalan, sabah geç uyanıp son peynir dilimini yemeden asla derse çıkmayan -ki yaptığımız uzun deneyler sonucunda anladık ki o son parça hep dersin 3. dakikasına doğru bitiyor-, siz çantalarımı götürün ben gelirim deyip 10. dakikada elini kolunu sallaya sallaya derse gelen ama sevilen, insanın ısırası gelen müstakbel meslektaşım.
    hemen her türlü kaprisimi, huysuzluğumu, gıcıklığımı, sinirimi gık etmeden çeken, kızsam da bağırıp çağırsam da bana kırılmayan, küsmeyen beni gerçekten tanıdığına inandığım üç beş değerli kişiden biri.
    dikenlerin arasında ağlamaya başlayınca tek tek etrafımdan onları ayıklayan sonra da sarılıp tamam çıkacağız diyen tek kişi.
    yeri dolmaz, yerine başkası konmaz. öyle bir şey işte. iyi ki var.

    yüreğimdeki ezgim ol istiyorum!*
    (atalante, 01.07.2009 23:14)
  15. neylersin dediğim insan.

    bazen acı dinmez, bazen de yağmur
    sevgilim gülümse, her şey unutulur
    suskunuz bu akşam üstü
    hasrete yanmışız, neylersin

    bir gün, bu mahzun sevdadan geriye
    kalırsa, sadece o hüzün kalır
    sen de anladın ki yapayalnızız
    buluşmamız yasak
    görüşmemiz uzak
    devrilmiş kadehler gibi, dönüyor başımız
    neylersin

    ah güzelim
    incinmiş bir sesi vardır yağmurun
    yanaklarına vurduğunda hissedersin
    ve bir veda sözcüğü, saçlarına
    titreyen bir öpücükle dokunduğunda
    bu anı dondurmaya yetmez nefesin
    bir film sahnesi gibi
    akar gider ayrılık
    neylersin

    biz zaten hiçbir romanda
    kendi hayatımıza rastlamadık.
    bütün şarkılar bizi yanlış anlatmıştı.
    ve bütün bulmacalar yarım bırakılmıştı.
    tenha sokaklarda üşüyüp durdu sırtımız.
    oysa, tuttuğumuz balıkları bile
    yeniden denize bağışlamıştık.
    biz, hayata dair
    hiçbir yanlış yapmamıştık
    neylersin

    biz bu sonucu hak etmedik,
    hayır etmedik
    ömrümüz bu talana lâyık değildi

    bazen acı vurdu, bazen de yağmur
    hiç gülmedi yüzümüz,
    hiç büyümedi gülümüz...
    bizi yalnızca akşamlar kucakladı,
    biliyorsun,
    sabaha çıkmayan bir yoldu yürüdüğümüz...

    bir gün, bu öykünün sonuna gelince
    ansızın desem ki: hoşça kal canım!
    unutursun,
    mecburen unutursun...
    yıldızlar söner, bu aşk da biter!
    bazı gün hatırlayınca, sessizce ağlarız.
    neylersin...

    ah bebeğim, ah.. .
    kekremsi bir tadı vardır gözyaşının,
    dudaklarına sızınca fark edersin.
    içindeki vurgun aşklar mezarlığında,
    ayrılık, ölümden üste yazılınca,
    gideni durdurmaya yetişmez sesin...
    bir inme gibi
    dolanır bedeninde pişmanlıklar,
    neylersin...

    biz zaten hiçbir sinemaya
    tam vaktinde yetişemedik.
    bütün vapurlar bizden önce kalkmıştı.
    ve bütün biletler biz gelmeden satılmıştı.
    boşuna telaşlarda yorduk günlerimizi.
    oysa nuh'un gemisinde bile
    bize yer kalmamıştı.
    ve hiçbir mutluluğa adımız kaydolmamıştı.
    neylersin...

    biz bu aşkı sürdüremezdik,
    inan, sürdüremezdik...
    kalbimiz bu heyecana müsait değildi.

    bize hep acılar kaldı, bize hep yağmur...
    unutmasan bile artık
    unutur gibi yapacaksın.
    ve buruşturup-buruşturup attığım kağıtlarda,
    hiç bitiremediğim
    bir şiir olarak kalacaksın...
    (huma, 29.07.2009 09:23 ~ 09:25)