|
|
- kestanecilerden alınanları ateş pahasıdır, üstüne kurtlu da çıkabilirler.
bir de şekeri vardır. (bkz. kestane şekeri)
- çizilesi, sacda kızartılası (hatta azcık yakılması), sonra afiyetle yenesi, iştah kabartıcı nesne
- (bkz: kestaneyi çizdirmek)
- belirli mevsimlerde olması ve fazla durunca kurtlanmasına rağmen istanbul'da sokaklarda dört mevsim boyunca satılabilen yiyecek. fazla irilerine at kestanesi denir ve yenmez,dikkatli olunmalıdır.
- fazlası ve çiği adamı cırcır eden yemiş.
(azwepsa, 21.04.2005 20:27 ~ 20:27)
- (bkz: @410332)
- kerestesi çok değerli ve orman köylüleri tarafından asil ağaç tanımlaması yapılan ağaç türüdür. oldukça büyük bir ağaçtır.masif parke yapımında kullanılır ve üretilen parkeler beyaz renkte olur.
- dallarındaki dikenli birer topu andıran şeyin içinde lezzetli bir meyve (sebze mi yoksa) barındıran ağaçtır aynı zamanda. değerlidir de.
(bkz: kestane gürgen palamut)
(bkz: kestane şekeri)
- haşlaması süper olur bunun. dilediğiniz kadar kestaneyi soğuk su dolu tencereye koyun. iyice yumuşayana kadar pişirin. nefiss.
(dilemma, 28.12.2005 16:12 ~ 16:14)
- çok lezzetli, yendiği zaman insana mutluluk veren bir yiyecek.
- şarkılara konu olmuş meyvedir veya sebzedir
(bkz: kestane, gürgen, palamud)
- aslında masum bir yiyecektir ancak türk halkını yaratıcılığından payını almıştır ve değişik egzantrik anlamlar yüklenmiştir, bakınız: kestaneyi çizmek.
- uzun tüylü, çapkın yaratık. bir arkadaşımın kedisi.
- kirpi gibi, yeşil, dikenli bir meyvanin içinde ikişer üçer adet bulunur. dikenleri pek fecidir. ele batar, kafaya düşse acıtır, saplanır, kanatır. dikkatle elle tutulup toplandıktan sonra ayakkabıyla sert zeminde ezilerek dikenli kabuğu parçalanır kestaneler çıkarılır.
(bkz: at kestanesi)
- mikrodalgada pişirilince ayrı bir güzel olan,
çizmek ve çizdirmek fiilleriyle yanyana kullanılınca olayı yaşayan açısından oldukça nahoş- dinleyenler açısından ise oldukça komik olarak algılanan
sebze mi meyve mi olduğu tartışma konusu olan hayvan..
- teflon tavada uzun süre kavurmak suretiyle tadından yenmez hale gelen*, kış gecelerinin olmaz olmazı. bir de anne tarafından ayıklanmış şekilde getirildiği takdirde duygusal dakikalar yaşamanıza sebep olur*.
- özellikle kışın olmazsa olmazı olan, soba üstünde yapıldığı çocukluk günlerim nedeniyle daha da bir sevdiğim yiyecek.
- haşlanmışının ayıklaması işkence olan meyve. kabuğunu ayırması zordur. kabuktan sonra içindeki zar kısmını da ayırmak gerekir çünkü zarla beraber kestaneyi yiyince ağza acılık gelir. işin kötüsü o zar kestanenin içine iyice girmiştir, soymaya kalkınca kestanenin yumuşak gövdesi dağılır, paramparça olur. o kadar uğraştıktan sonra kestanenin tatsız çıkması ise iyice sinir bozar, dellendirir. işin tuhafı bu kadar zahmete rağmen yine de sevilerek yenilen bir meyvedir. hatta kış gecelerinin karakteristik özelliği haline gelmiştir. "eskiden bööle petekler yoktu evlerde, sobamız vardı bizim" diyen eski insanlara "bak ne güzel ısınıyoz şimdi kaloriferle" diyince sobanın yararlarıyla ilgili öne sürdüğü ilk sav "sobada kestane kızartırdık biz, koy bakalım kalorifer peteğine olcak mı?" olur. bursa'nın şeftalisiyle beraber ünlü meyvelerindendir. bursa'ya gezmeye gelenler genelde evlerine geri dönerken kestane şekeri alırlar. böyle yapan insanların evdekileri çok sevindirdikleri isviçreli bilim adamları tarafından ispatlanmıştır.
(devil, 04.12.2007 22:38)
- kaftanı kara mintanı sarı
içinden çıktı bir kocakarı
|