keskin sirke küpüne zarar  

  1. kızgınlığın , kızgınlık ile yaşayanların ya da bir olaya kızgınlık ile karşılık vermenin , bahis konusu eylemi gerçekleştiren birinci tekil şahsa zarar vereceğini öngören atasözümüz.

    (skuba, 13.07.2004 21:14)

    @158488

  2. keskin kürpe sikine zarar gibi bir yanılsaması bulunan söz.

    (togisama, 15.03.2007 21:39)

    @1256780

  3. tadımız kaçmasın akıllı ol demenin atalarımıza has yöntemi.

    (atesbocugu, 23.05.2007 08:56)

    @1479675

  4. (bkz: öfkeyle kalkan, zararla oturur.)

    (magicpie, 23.05.2007 09:02)

    @1479681

  5. [ön not: anıdır. öyle yazayım dedim. kimsenin derdine derman olacak bir şey değil]

    sene 1999 (yamulmuyorsam). o zamanlar talebeyiz. inşaat fakültesi. abazan yuvası. fakülteye giriyorsun taşak kokuyor. yani senelerdir sözlükte yapılan ve benim dahi bezdiğim abazan muhabbeti (en azından bu süreçte abaza-abazan ayrımını öğrenmişiz). o senelerde yurt arkadaşlarımdan biri yeniden öss'ye girip başka bir üniversiteyi kazanmış, inşaat fakültesi'nden kurtulmuş. bir akşam "taksim'de buluşuyoruz" diye sözleştik. bende program belli. 3 arkadaşız, hepsi bildiğin erkek (uluorta sikini götünü kaşır, göbeği var vesair). "gideriz bir sulu bira, hatta biralı su veren bir bara, kişi başı en 10 çekeriz, sonra marmara büfe'de yarım ekmek yeriz sonra bi 5 daha çakarız, en son da meydanda ıslak hamburger takılırız, evli evine, yurtlu yurduna gider" diye bir program yapmışım. arada midye dolma jokerimiz de mevcut.

    öyle olmadı. aziz dostum, itü harici her üniversitedeki normal insanların yapacağı gibi salt erkeklerden oluşan bir toplulukta içmek yerine mektepten ve kurstan (ibne bir dil öğreniyordu ama neydi unuttum) birkaç kız arkadaşıyla da sözleşmiş. barın kapısından içeri girene kadar söylemedi ibne. girdik ki masada 6 tane kız var. konsept belli: miller içilecek, fıstık yenecek. bana göre değil. üstelik ben kendimce tedarikli gelmişim, "olur ki üzerime kusarım" diye benim dahi sevmediğim bir kazak, skindirik bir pantolon giymişim. ortamda sırıtıyorum yani. zaten ibne kapı yarmaları içeri almamaya çalıştı. kızlardan biri sağolsun kefil oldu, girdim içeri (nasıl yani?)

    neyse, girdik. ben kenarda takılıyorum, arkadaşlar muhabbet ediyorlar kendilerince. arada "aaa siz dışarda kaldınız" diyorlar, "samsun içiyom ben, dumanı gelmesin" diyorum. o ara dilimde bir türkü: "bahçanın kapısın açtım, sandım ki cennete düştüm". çünkü kızlar huri gibi (ya da uzun süre inşaat fakültesinde takılınca öyle gelmiş olabilirler). hele bir tanesi var ki, yok böyle bir güzellik. bildiğin esmer güzeli. hatta bilmediğin. görmemişsin ki nereden bilesin. hani şöyle diyeyim: charlize theron'un esmer hali bile bu kızdan daha çirkindir.

    vakit geçti, kızlar zamanla kalktı, bir tek bu esmer kız kaldı. üç erkek bir kız kaldık. ben kafayı iyilemişim. onuncu biramı içmeye başlamışım. bir ayak helada. ayak helada ama, kafa kızın ağzına doğru. kızın ağzına düştük düşeceğiz. diğer ikisi de öyle. hani ağzını kocaman açsa üçümüz birden gireceğiz. öyle bir şey.

    derken laf nerden döndüyse doğu-batı meselesine döndü. o huri, o güzeller güzeli kız, o ağzına girmek üzere olduğumuz kız şunu söyledi: "aaa doğulu kızlar çok orospu oluyolar"

    arkadaşlar döndü bana baktı. ikisinde de şaşkınlıktan ziyade "yaw sinirlenme, bak şimdi cillop gibi hatun, üzmeye gelmez" ifadesiyle bakıyorlardı. çünkü tepki vereceğimi biliyorlardı. masadaki tek doğulu bendim. e haklılardı da. doğuyla ilgili kötü bir şey söylendiği an "doğunun cümle sıradağları ananızın amına girsin" diye tepki verdiğimi biliyorlardı.

    sinirlendim tabi. elli bira içsem ayılırım o söze. ayılıverdim. çişimin geldiğini bile unuttum. sinirden o kadar kasılmışım ki, çişimi sabaha, kakamı mezara kadar tutarım. o derece. yine de "arkadaşın arkadaşıdır nihayetinde" ayağına sakin bir ses tonuyla sordum: "böyle bir kanıya nereden varabildiniz". kız anlatmaya başladı: "benim erkek arkadaşım ağrı'da askerdi" dedi ("erkek arkadaşım" dediği an masa yıkıldı, o ayrı mesele). "çeşme başında kızlar toplaşmışlar, benim erkek arkadaşım geçerken kızın biri bir cilvelenmiş, yüz vermeyince bir daha cilvelenmiş, sonra erkek arkadaşıma demiş ki, 'komutaaan, komutaaann, sen böyle göründüğüme bakma, bende bir am var, küp gibi küp!!' demiş"

    aktarılan bu hadise üzerine "am sensin, küp ananın amına girsin" falan demedim. zira can yücel'in "kart-postal" meselesinin her durumda kullanılması hoşuma gitmiyor. aslında ondan ziyade, gülmemi engelleyemediğim için bir şey diyemedim. küp gibi! küp! hani am şeftali gibi olur, bal gibi olur, ne bileyim, sandık gibi bile olur. ama küp gibi, ilk kez duydum.

    o gün bugündür "küp" sözcüğünü duyduğum an bende "am göt" çağrışımı yapar. okulda hoca "küp" derdi kopardım. şantiyede müdür "küp" derdi kopardım. hele en çok "sabır küpü", "zeka küpü", "rubik küpü" derler ona koparım. sabırlı am. zeki amcık.

    gün oldu devran döndü, sözlükte "o kadar sinirlenmek ki kendini sikmek" diye bir başlık açıldı. altındaki girilerden biri "keskin sirke küpüne zarar" şeklinde. linki de şu: (edit: burada link vardı ama söz konusu giriyi giren yazar gitmiş veya uçmuş). yazar bendeki gibi bir çağrışımla mı bunu yazdı bilmiyorum. ama "cuk oturmuştu" bence.

    he bu da böyle bir anıdır. dediğim gibi kimseye faydası yoktur ama amlar küp gibi olabilir. öyle bir şey.

    (eksiksizuyum, 21.08.2009 01:02 ~ 27.08.2009 23:10)

    @3845805

  6. tavla oyunu üzerinden örnek verirsek -ki ben bir kişinin tavla oynayış tarzının hayata bakışı hakkında ipuçları verdiğine inanan biriyim- daha oyunun başında rakibin taşını kırdı diye o sinirle sen de onun taşını kırarsan bu sana ne kazandırır, çok büyük ihtimalle birkaç kırık daha; ama ne yaparsın beklersin uygun anı, kapını yaparsın, ve içeri girmesinin en zor olduğu zamanda kırarsın, oyun senin belki de mars.

    (deim, 12.07.2010 20:01)

    @5412255

  7. en ufak bir sinir halimde annemin bana dönüp huşu içinde söylediği cümledir.bir çeşit meditasyon olduğundan şüpheleniyorum.

    (simsar, 12.07.2010 20:04)

    @5412270

 
ara tara