has bi hasından ukte. böyle ukte mi olur diyenlerin sorularını yönelteceği tremontidir.
doldurulması isteniyorsa doldurulur ukte dediğin. hadi bakalım:
kese: cepte taşınan, içine para, tütün vb. konulan, kumaştan veya örgüden küçük torba (1)
bu küçük torba miktarında olan (2)
bazı şeylerin üzerine geçirilen, kumaştan çanta biçiminde kap (3) örnek cümle: "kur'an kesesi."
yıkanırken kir çıkartmak için ele geçirilen, vücudu ovmaya yarayan, bürümcükten, cep biçiminde bez (4)
bir kimsenin mal varlığı (5)
organizmanın bazı boşlukları (6) "gibi demeye gerek yokmuş di mi.."
su bitkilerinde içi hava ile dolu olan ve bitkinin suda yüzer durumda kalmasını sağlayan şişkinlik (7) gibi: -e benzer (1)
o anda, tam o sırada, hemen arkasından (2)
imişçesine, benzer biçimde (3)
-e yakışır biçimde (4) am: sanırım uktecinin kastettiği yeni tıraşlanmış olanı. neyse..
bu ukteyle bunca uğraşmamın nedenine gelirsek. wounded knee ve amerika'yı işgal edenlerin (şimdi amerikan
diye anılıyorlar) kuzey amerika yerli (kızılderili dediğinde kimlerden olduğunu bir düşün bakalım) kadınlarının
nasıl öldürüldüklerini ve daha beteri ölülerine ne gibi şeyler yapıldığını bilmek gerekir. cinsel organlarının
para kesesi olarak kullanılması bir örnek olabilir sanırım. ki bu da uktemizin dolduğu noktaya getiriyor.
üç kelimenin ikisinin anlamının alındığı yer: (bkz: tdk)