bir zamanlar bilim adamlarinin giymekte olduğu ince sof kumastan yapilmis dar üstlüğe denilirmiş.
-anlasildi vehbi'nin kerrakesi / zügürtlükten cübbe oldu karinin feracesi- şeklinde darbı mesel olmuşluğu da vardır. zaten esamesinin okunduğu tek yer burası kalmıştır.
ferrace ise kadınların giydiği manto benzeri bol, yakasız ve uzun üst giysisidir.
deyim, işin iç yüzünün anlasildigi, asıl maksadın belli oldugu durumlar için kullanılır.
neden böyle söylendigine gelirsek.
rivayet olunur ki mezkur şahıs vehbi efendi ki kendisinin divan edebiyatında rücu tarzı şiirleri ile meşhur
sümbülzade vehbi efendi olduğu da söylenir, eskiyip giyilemez duruma gelmiş kerrakesinin yerine züğürtlükten bir yenisini satin alamadigindan işe karisinin feracesini giyerek gitmeye başlamış. millet ilk zamanlar vay kanki kerrake yapmışsın, ne güzel şeymiş, nerden aldın, ben de alim, taksit yapıyorlar mı? falan demiş ama sonradan bunun kerrake değil ferrace olduğu fark edilince
-anlasildi vehbi'nin kerrakesi / zügürtlükten cübbe oldu karinin feracesi- demişler.