iş arkadaşlarınızla oynadığınız strateji oyunlarında birbirinize girmiş, hatta tartışmayı iş ortamına taşımış olduğunuz durum......
pc deki strateji oyunu oynarken işe gitme saatinizin geldiğini farkettiğiniz durum..
yıllar evvel sanırım 93-94 gibi, oyunların en az 15-20 disketle bilgisayarlara yüklendiği zamanlarda, sabahlara kadar oyun oynamamdan dolayı, gece rüyamda bile oyunun stratejilerini görüp, uyanıp gördüklerimi uygulamamla örneklenebilecek durumdur.
bir de hayat da bir oyundur, geçicidir, geçici olan şu hayata da fazla kaptırmamak, geçiciliğini de akıldan çıkartmamak gerekir.
counter strike'da kötü etkilere yol açabiliyordu.elimdeki babamın üçgen cetvelini alıyor onu hayali bir mp5 yapıp,kedilere hayali kurşunlar atıyordum
hayır abukluğun doruk noktası şu: daha sonra gider kediyi mırlata mırlata yere serer,counter terrorists win diye bağırırdım.
neyse ki benim ki çocukca saf ve zararsız,ya kendini counter terrorist yerine koyan george w bush'a ne demeli?aslında diyeceğimi biliyorum ama anladın sen onu
ondan oyunlara kendimizi fazla kaptırmamalıyız,hele bir de sorumluluk sahibi bir yaş ve hayatta önemli bir konuma sahipsek.
popomundo gibi interaktif bir oyuna başladığnızda yaşayacağınız olay. karakterim ne zaman şarkılarını prova edecekse ben o saatte mışıl mışıl uykumdan uyanıyorum, uzunca bir süredir tam anlamıyla onunla yatıp kalkıyorum. insanı bakımsız olmaya, eşofmanlarıyla caddeye gitmeye itecek olaylar bütünü.
zevk alınan bir konuya kendimizi fazla yoğunlaştırmamız sonucu asli veya yapmamız gereken işleri aksatmamıza neden olan bilinçsizlik durumudur. örnek olarak; dershane yıllarında sabah arkadaşlarla buluşup ''hadi birkaç el batak çevirelim'' lafıyla başlayan cafe seansları genel olarak ''hade be olum son dersi kaçırdık'' sözleriyle sona ererdi.
"olum var ya 22 temmuzda herşeyi değiştirecem ha... yalan, dolan, boş vaatler, enflasyon falan filan... hepsine son verecem... hem de tek elimle... bi oyuma bakar her şey!" diyen yurdum safının yaptığıdır.
hanımefendi görünümü taşırken, counter-strike'da terörist ile karşılıklı ateş etme esnasında yüksek sesle lan lan laaaan derseniz ve bu esnada iş yerinizdeyseniz ki yanlız değilsiniz,buna kendini kaptırmak derim...
oyuna fazla kaptırmak derken babama verdiğim strateji oyunu aklıma geldi.
babam bi gün cdleri koyduğum çekmeceleri karıştırıp içinden güzel bi strateji oyunu seçti ofiste oynamak için. bi hafta sonra bi gün babama gittiğimde amcamla küs olduklarını fark ettim niye baba diye sorunca
-oğlum o gün oyun oynarken amcan yanıma geldi bi yarım saat oturdu en sonunda bana bağırmaya başladı
"ya abi sen nası komutansın telef ettin askerleri gitti tüm tarlaların yazıık günah die bağırmış" bu arada gülmekten kopuyorum. babamda amcama
-ya çok biliyosan al sen oyna bizimde bi stratejimiz var krallık kurmaya çalışıoz şurda diye kavga etmişler ve küşmüşler. baba dedim sakin ol oyun bu kasma o kadar deyince o da gülmeye başladı. oyuna fazla kendini kaptırmak bu olsa gerek.
ha bu arada kaptırmak derken çoğu kişide araba yarışı oynarken alınan virajlarda yarışı sanki yaşarcasına kendilerinide bi sağa bi sola eğmeleri fena halde kaptırma konusu.
yer: kıbrıs gazimagosa ordu evi (yerin ağırlığını hissedin önce)
saat: 2-3 arası.
üniversiteden sınıf arkadaşlarımla kıbrıs'ta rauf denktaş'ın misafiriyiz cumhuriyet bayramı kutlamaları için. herneyse odada hep beraber gecenin bir vakti sessiz sinema oynuyoruz. erkeklerle kızlar karışık grupta bir erkek arkadaş "hadım edilmiş krallık" diye bir film varmış onu anlatmaya çalışıyor. ki filmi daha önce hiç duymadım. eliyle hadım etme işlemini anlatmaya çalışırken ayağa fırlayan ben ( galiba fazla enerjik biriyim)
-buldum: çüüük çük diye bağırmıştım.
sonrasında bütün arkadaşlarımın kopması üzerine hepberaber yerlerdeyiz. (gülenler arasında olmayı da ihmal etmemişim.) devam edemedik tabi oyuna. ogün bugündür sessiz sinema denilince bir kez daha düşünürüm.
kendini oyuna kaptırmak deyince aklıma küçükken oyun sırasında tuvalete gitmeyip altıma işediğim öyle ıslak donla oyuna devam ettiğim günler aklıma geliyor çocukluk işte:)
araba/motorsiklet yarışı oyunlarında araçtaymış gibi sağa sola eğilmek, fps türü oyunlarda ilerdeki duvarın arkasında biri olup olmadığını görmek için başınızı uzatıp bakmak, geçemediğiniz yerlerin çözümünü bilinçaltınızın temizlik yaptığı uyku saatleriniz sırasında rüyanızda görmek, sabah kalkar kalkmaz işbu vesileyle bilgisayar başına geçmek, oyunlardaki replikleri******* gerçek hayata refleksif şekilde uygulayıp, karşılığında bön bön bakanlara oyunu anlatmaya çalışmanız gibi örnekleri mevcuttur.