1. (bkz: ukte)

    oluyor bazen. kendini kötü hissediyorsun nedensiz. hasta mıyım diyorsun yok değil. muayyen gün mü acaba tarihi kontrol ediyorsun yok o da değil. kötü oluyorsun ama. kalbin falan bir başka atıyor.
    derken telefon çalıyor.
    kötü haber.
    ne desen bilemiyorsun.
    daha da kötü hissediyorsun.
    büzüşüyorsun bir köşeye. gün bitsin istiyorsun.
    garip bir kusma isteği sarıyor dört bir yanını. üşüyorsun kimseleri istemiyorsun. zaman zaman nefes alamıyorsun. kendini çok kötü hissediyorsun.
  2. nefes almak bile istemediğiniz andır,bazen sessizlikte bazende etrafınızdakiler yüzünden hissedersiniz kendinizi böyle.öyle içiniz acır ki,kendinizi kimsesiz hissedersiniz.bazende hiç kimsenin sizi anlamadığını düşünürsünüz.
    bunları düşünmediyseniz bile,neden hayatımda gerçekten sevebiliceğim bir kadın yok diye düşünürsünüz.
    bir şarkı açarsınız,tahminen sözleri sizin için anlamlıdır.canınızı yakar ama dinlemekten kendinizi alı koyamazsınız.sonra telefonunuza bir mesaj gelir.acaba kimden diye mutlu olursunuz...ve bir bakarsınız ki
    operatörünüzden gelen bir mesajtır.işte kendini kötü hissetmek böyledir.
  3. gözünü açıncadan başlıyor. uyanıyorsun, bir baş ağrısı.
    akşamdan kalmış gibisin sanki ama günlerdir içki koymuyorsun ağzına. bir sigara yakma isteğiyle paketine uzanıyorsun, bitmiş paket. boşluk içindeki kötü hissi daha da körüklüyor.
    nedensiz bir his bu. telefon çalsa açsan, karşındaki nasılsın diye sorsa iyiyim demezsin şüphesiz kötüyüm desen, nedeni yok. devam etmez cümlelerin. boğazında bir düğüm ama ağrı gibi değil bademcik değil. bir şey var yutamıyorsun sanki. ağır bir şey kalbin sıkışıyor. bir garip atıyor. ellerin soğuyor. yorganına sarılıp biraz daha uyumak istiyorsun ama olumuyor.
    kalkıyorsun. bu hali ruhiyeye teslim olmaya niyetin yok. perdeleri açıyorsun. hava kapalı. bütün sorumluluğu buna yüklkeyesin oluyor. havadan diyip geçesin geliyor. desen ne fayda çözüm olmuyor. hem zaten sonbaharı seversin ki. alışkınsın zaten. havaya suç atmak da neyin nesi?

    çıkıyorsun odadan. koridorda daha da üşüyorsun ellerini önünde kavuşturuyorsun, kendine sarılıyorsun. bir sen varmışsın da kendi kendini teselli ediyormuşsun gibi. neyden bilmiyorsun. içinde bir üzüntü. kendini avutuyorsun. üzülme değmez diyorsun sıkma canını ama canın neye sıkılıyor hiç bir fikrin yok. kötüsün ama. kötü olmak ne demekse o durumdasın. elin ayağın buz gibi.

    gidiyorsun salonda bir köşeye büzüşüyorsun. kalp çarpıntını dindirmeye çalışıyorsun. kendine daha çok sarılıyorsun, sakinleştirmeyi deniyorsun kendi kendini. kendi kendindeki boşluğa kendini koyuyorsun. gözlerin dalıyor uzak bir noktaya. miden de bi kasılma, bulantı ama tam adı yok. tanımlayamiyorsun tam. kelimelerin betimlemelerin hep kuvvetliyken, ilkokulda lise de kompozisyondan hep tam puan almışken ne durumdasın anlatamıyorsun hiç. kendin bile anlamıyorsun çünkü. kötüsün ama. karnında bir ağrı. bir şey olcakmış hissi. kötü bir his. tanıyorsun bu hissi.
    kötü olmak.
    ama nedeni yok.

    kaşların çatık. içinde düşüyormuş hissi öylece oturuyorsun.
    derken telefonun sesiyle irkiliyorsun.
    nasılsın sorusuna vereceğin cevabı düşünürken telefonun yanıp sönen ışığına boş boş bakıyorsun kısa bir süre
    açıyorsun.
    karşında kötü hissettiği sesinden belli biri. hem de nedenli o. sormuyor sana nasılsın diye. hıçkırıyor bunun yerine.
    adını söylüyor bir kez. kalbin eskisinden de kötü sıkışıyor. başka bir isim söylüyor, yanına hiç yakışmayan bir ölüm lafı. her yer soğuyor.
    kendini kötü hissediyorsun.
    bu kez nedenini biliyorsun.
  4. gerçekten kötü hissetmek;

    yediğiniz her lokmanın boğazınızda düğümlenmesidir.
    duyduğunuz reklam müziğinden bile etkilenip ağlamaktır.
    her dakika kendi kendine neden ben demektir.
    asla kullanmayacağınız kelimelerle durmadan cümle kullanmaktır.
    başka bir yerde başka biri olmayı her şeyden çok istemektir.
  5. çok lanet bir durum.

    hadi sonbaharda olur böyle durumlar havanın soğumasıyla birlikte. ama şimdi anlamıyorum cidden bak. saçı kestirirsin mal gibi durduğunu düşünürsün, bir sese bir harekete bile sinirlenir olursun, bir şey giyersin kilo almışım diye düşünürsün. mal gibi bir durum ya!
  6. nedeni her zaman apaçık ortada olmayan durumdur.
    hatta bazen başınıza gelen iyi şeylerin yarattığı şokla bile kötü hissedebilirsiniz. "nasıl yani, olur mu canım" deme sevgili okur, yaşamadan insan gerçekten bilemiyor birçok durumu. insan o kadar karmaşık bir duygu yapısına sahip ki ve bunu bilen hayat da öyle oyunlar oynuyor ki zevk alarak; bir bakıyorsun herkesin mutlu olmanı beklediği anda sen kara kara düşünüyorsun "ben şimdi ne yapmalıyım" diye.
  7. an itibariyle içinde bulunduğum psikolojik durum. canınızın parçasını az da olsa, kısa bir süreliğine bile olsa uzağa yolluyorsanız, canınız onu koklamak istediğinde koklayamayacığınızı biliyor, kahkahasını duyduğunuzu sanıp aslında duyamıyorsanız, ev onsuz bomboşsa başka ne hissedilir ki... evlat hasreti bambaşkaymış. insanın burnunun direği sızlıyor yeminle.
  8. sevmediğiniz ortamlarda sevmediğiniz şeyleri yapmak zorunda kaldığınızda hissedilen duygu. kolay kolay da geçmiyor lanet şey. sadece bazen hafifliyor.