belki ilginizi çeker
  1. · kadınların 20 cm lik penise küçük demesi
  2. · kofti bilgisayarcı
gündem
  1. · otuz yaşına gelen kadının kendini avutma yolları
  2. · okan bayülgen
  3. · yasaklanması gereken şeyler
  4. · apertura 2009
  5. · yaran diyaloglar
  6. · disko kralı
  7. · 27 kasım 2009 bursaspor galatasaray maçı
  8. · asuman pansuman
  9. · belletici öğretmen

kendini geliştirmek  

  1. üniversite çağındanki bireyden başlayıp her yaşa sıçrayan ağızlara sakız olmuş deyim. hırsla dolmuş "terör örgütü" haline dönüşeceğini düşündüğüm insanların mottosu. bu "militanlar" son yıllarda hızla artmakta; öyle ki farkedenlerin çok olduğunu sanmıyorum.
    hayır, yalnızca üniversitede öğrendiğiniz derslerle yetinin demiyorum.
    elbette deneyim sahibi olmuş iş adamlarının tavsiyelerini dinlemek, farklı yerlerden eğitim almak sizlerin bilgi düzeyini donatacak.
    ve yine kabul ederim ki; ileride sizi refah seviyede yaşamanızı sağlayacak üst düzey şirketlerde çalışmak o kadar kolay değil. cv doldurmak lazım. şu lazım, bu lazım...
    ancak bir seminerden çıkıp ötekine girdiğinizde, "sertifika veriyoooolar mıııı?" diye sorduğunuzda çevrenizin size ne kadar "gıcık" olduğunun farkında değil misiniz? bu kadar hırsla dolmuş sizler ortak yaşamayı, toplumun bir parçası olmayı nasıl becereceksiniz?
    bi durun dostlarım bi bakın etrafınıza...
    (mavimikırmızımı, 24.03.2008 01:35)
  2. insanın kendi hayatında sırasıyla level atmasıdır.eğer insan atlaması gereken level i atlayamıyorsa o zaman bu bahtsız bedeviliğin bir üst leveli olur.
    (travis acherontia styx, 24.03.2008 01:38)
  3. kişisel gelişim kitaplarının bir nebze yardımcı olabileceği kendine yatırım şekli.
    (lolla, 25.03.2008 00:55)
  4. mastürbasyondur.
    (keyif pezevengi, 20.07.2008 15:50)
  5. ''okulumun eğitimime karışmasına izin vermedim'' mark twain

    3 tane üniversite mezunuda olunsa, yapılması gereken şeydir.
    (crystal, 02.10.2009 15:02)
  6. sorunsuz günlerin lükslerindendir bence. eğlenceli birşeydir. kişisel gelişim kitapları okumak zevklidir. ama okuduklarınız zaten bildikleriniz gibi gelir çoğu zaman. ya da kursa git, hoca sana bişeyler öğretsin, ödevleri yap.. bundan kolay ne var?
    ama bir hastalığınız varsa, ya da güncel sorunlarla uğraşıyorsanız, zaten bunları nasıl aşacağınızı düşündüğünüz sırada kendiliğinden fazlasıyla olan şeydir. işte o kitapları asıl öyle zamanlarda gerçekten cevaplar bulmak için okursunuz. çok sıradan görünen cümleler asıl o zaman anlamlı gelir.

    ve her ne okursanız okuyun, uygulamadıkça işe yaramaz. cepten yemeye devam edersiniz. fark yaratmaz.

    öğrendiğiniz yeni davranış şeklini uygulamanın da aşamaları vardır. saim koç a göre, bunlar 4 aşamadır.
    1-önce aynı şeyi yaptıktan sonra farkına varırsınız öğrendiğinizi uygulamadığınızın. ama bu da bir gelişmedir, çünkü eskiden yanlış yaptığınızı hiç bilmezdiniz.
    2-ikinci aşamada tam yanlışın yarısında farkedersiniz. hani kırmızı ışığı son anda farkedip yayanın geçişini engelleyecek şekilde durmak gibi. ama en azından kırmızıyı hiçe sayıp daha büyük tehlikeye sebep olmamışsınızdır.
    3-bilinçli olarak yanlışı yapmak üzereyken farkeder ve yapmazsınız. ama bu bilinçli bir kontrolü gerektirir.
    4-dördüncü aşamada o davranış şekli artık sizin bir özelliğiniz olmuştur. bilinçli bir çaba gerektirmeksizin, bilinçsiz şekilde zaten öyle davranırsınız.
    (karga, 02.10.2009 15:15 ~ 15:27)
  7. her sene 2 milyon kişinin belli başlı birkaç okulun popüler bölümlerine yerleşmek için uğraştığı bir ülkede, cankurtaran işlevi gören bir kavram. "kendini geliştirirsen, okulun bir önemi yoktur." diye hayat dersi veren amcalar, teyzeler, halalar. ve elbette bu sözlere inanmak için yanıp tutuşan anadolu gençleri. uzun metraj film çıkar burdan.

    kaldı ki "kendini geliştirmekten kastın nedir be dalay lama abi?" diye sorduğunuzda alacağınız yanıt "ee şimdi kitap falan. yabancı dil. kitap." gibi bir şey. bu noktada, dalay lama abinin hayatı boyunca okumuş olduğu kitap sayısının 4(yazıyla dört), bildiği tek yabancı dilin ise ingilizce(beginner) olduğunu görmezden gelmeniz gerekiyor.

    katıldığım dil kurslarından elde ettiğim tecrübeye dayanarak söylüyorum, "cv'me yazarım iyi mayışlı iş bulurum" zihniyetiyle yabancı dil öğrenmek isteyen insanların %92'si ilk kurda, geriye kalan %8'lik kesim ise ikinci kurda kursu bırakıyor.(sınıfta güzel kızlar varsa 2. kura devam edenlerin sayısında bir oynama olabiliyor.) 2 kur sonunda da "seks seviyesinde italyanca" öğrenmiş olarak hayatlarına devam ediyorlar.

    kitap konusu daha vahim. dostoyevski, kafka, austen falan okumamış; lotr ve harry potter'ı bile sadece sinemadan takip etmiş bıyıklı bir adam, sikindirik yazarların "kişisel gelişim" kitaplarını okuyarak "kendini geliştirdiğini" düşününce benim sağ gözümde bir seğirme baş gösteriyor. cehalet mutluluktur, damlaya damlaya gol olur.

    "kendini geliştir" mevzusunun ancak ve ancak "iş bulayım beaa" mantığını geride bıraktığınız zaman geyik olmaktan çıktığını fark ettiğiniz gün ne mutlu bir gün; o insanlar ne güzel insanlardır.

    durmayın la kendinizi geliştirin. bak hala...
    (20 express, 28.10.2009 15:25)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil