kişinin kendisini felsefeye adaması olsaydı, sadece felsefe kitapları içinde gömülüp onlarla yatıp kalkması olabilirdi. ama kendisini vermesi her etkileşime, filozofa, kitaba, duruma göre değişecek farklı bir durumdur. düşüncelerini belli bir konumda oturtup, yaşamı ona göre sürüklemektir. tanrı inancına sahip olan kişi; bunun felsefesi ile
fenafillah'a ulaşma çabası içerisindeyken;
arke'ye inanlar; su, ateş, hava, gibi şeylere inanmışlar, humanistler; insan derken,
varoluşçular seçim kaygısına düşerken, aynı zamanda
pragmatizmi yaşam feslefesi yapanlarda olmuştur. bu yüzden kişinin belli bir felsefeye kendisini vermesi mümkündür. amaç o görüşe kendini kaptırmak ve onu içte hissedebilmektir. yani kısacası sadece aa düşünelim felsefe yapalım değildir.