1. yunan mitolojisinde narcissus'tan gelen narsist.

    narcissus dünyanın en güzel yüzüne sahiptir.bütün kızlar ona görünmek, kendilerini beğendirmek için karışısına çıkar.fakat narcissus kimseyi beğenmez. bir gün bir göl kıyısında yüzünü yıkamak için eğildiğinde kendi yüzünü görür ve o gül kıyısından ayrılmaz artık... kendi yüzünün büyüsüne kapılır.ölene kadar orada kalır.

    narcissus'u çok seven bir kızın göz yaşlarından bir çiçek doğar. çiçeğe de nergis derler.
  2. sanırım sıkıldığım insanlıktan (bkz: insanlar) sonra bu yolda yürüyorum baya hızlı bir şekilde;
    hem kendime şiir bile yazdım bir kaç tane;
    işte bir tanesi:

    tanımsız bir sözcüğün cümleli tanımları;
    eksiksiz yüklemlerde sen...
    benim için benim içimde olmak varken
    senin için benim olmak neden?

    tonlarım kayar gök mavisine
    seninkiler de benden farksız hani
    turuncu bulutları çiğnemek varken
    benim içimde sen olmak neden?

    tonlarca kara dilek yolladı kimseler tanrıya
    konuşmaları tasvirli, öznelerde sen...
    cevaplar aksak / sonu yakalamak varken
    düne bugün diyerek yarını yaşamak neden?
  3. her insanın biraz içinde bulunduğu durumdur. bir bakıma da olması gerekendir. "benden bir bok olmaz" derken bile insan kendine veya karşındakinden "senden bir bok olmaz" lafını duyarken de, eşsiz ve sadece insanın kendisine özgü bir yarım dudak gülümsemesiyle "hadi len!" diyebilmesi duygusunun ifadesidir.

    yoksa kendisine tek taş yüzük alarak boy aynasını salya sümük içinde bırakıp da, sadece üzerinde tek taş yüzük varken, kendiyle sevişen insan değildir.
  4. bir tür narsistlik durumu ama bir beden üstü. narsizmin çevre tarafından pohpohlanmasıyla da kendisini gösterebilir. yalnızlığın bir uç boyutu olarak da tezahür edebilir. bunun altyapısını toplum hazırlamaktadır çoğu zaman. hayata küstürülen insanlar, itilmişliğin verdikleriyle tek tutunacak dal olarak yine kendilerini bulurlar. aşkın yönelmemiş en saf halidir. lakin kimliksizdir tüm varlığına rağmen.