genellikle dışarıda fink atarak, alkol veya keif verici maddeler alınarak yaplıan ve çoğunlukla taze bir acıyı hafifletmeye çalışırken insanın kendini içinde buluverdiği durum.
eninde sonunda yine kendinize dönüyor ve acıyı yaşıyorsunuz, ertelemek geçici ve anlamsız bir çözüm, aslında çözüm falan da değil zaten.
(bkz.
ben kendimden biliyorum)
gerçekleri kabullenmemek gibi bir durum.
sorunlarınız çözümünün aslında nerede
* olduğunu bildiğinizde yaptığınız şey
aslında bi süreliğine kendine zaman tanımaktır, kısa bi mola almaktır sadece. kaçılacak bi yer yoktur sonuçta, acıya hazır olunca refleks olarak gerceklerle yüzleşir kişi.. zaten kaldırılamayacak acı da yoktur hayatta, külliyen ilüzyondur hepsi.
12 gün içinde 5 kere şehir değiştirmeme sebep olmuş hede.
insanların zaman zaman yapması normal davranış.
(esdora, 06.01.2005 10:33 ~ 06.04.2007 21:04)
akıl karı olmayan eylem
(bkz:
boşa kürek çekmek)
(böcek, 16.10.2005 07:18)
kendinden kaçan bir insanın önüne geçmeye kalkmayın; çünkü kendi ile arasındaki mesafeyi açmayı göze alacak kadar gözü dönmüş biri, aynı zamanda kafanızı koparmaktan çekinmeyecek kadar da çılgın biridir.
(itaki, 31.08.2006 16:57 ~ 17:09)
kendi gölgenden kaçmaya çalışmak gibi birşey.. yani kaçamazsın asla..
aslında bir nevi araştırmadır kendinden kaçmak.
başladığımız yere -kendimizden kaçmaya başladığımız yere- vardığımızda ve bu yeri yeni yeni tanımaya başladığımızda sona erer bu araştırma.
(atalante, 31.08.2006 18:13 ~ 02.09.2006 12:40)
"kendine gelmek" için seçilen kaçışlardan biridir.
beyhude bir çaba. "
nereye kadar?" dedirtir insana. atamazsın ki kendini başından! sökemezsin ki özünü ruhundan! sen, tamamiyle sahip olduğun yegane şeysin, sevsen de sevmesen de... o yüzden alışmaya, beraber yaşamayı öğrenmeye çalışmalısın. zor olabilir, yorulabilirsin, sıkılabilir ve evet, ara sıra kaçma isteği duyabilirsin. hatta böyle zamanlarda kaçabilirsin de. iyi gelir bir süreliğine. dinlenir, saklanır ve nefes alırsın. ama unutmamamalısın; sonsuza dek sürdüremezsin bu
nadası. döneceğin
kürkçü dükkanıyine
sensin ve dönmek -maalesef ki- tek çaren. dönmeli, kendini dinlemeli ve bir ömür yakanı bırakmayacak o kavgaya, yani kendinle olan kavgana bıraktığın yerden devam etmelisin. bir gün gelir de "artık dayanamayacağım!" dersen ve hayat karşısında yenik düşmenin
acizliğini içine sindirebilirsen... kendine "
elveda!" diyebileceğin ve tamamen kaçabileceğin güzel bir gün elbet bulunur.
*
(bkz:
mücadeleye devam)
(bkz:
hayat beni yenemezsin)
kaçarken kendinize çarpar durursunuz.
kaçmak çok kolay, kaçmayınca uykular.
...::kaçsam kurtulurdum....kaçamadım!::...
karanlıktı pusluydu yüreğim üşüyordu
ben ayrılığın yüzünü gördüm çirkindi, çakal suratlıydı
kaçsam kurtulurdum ...kaçmadım
bir adı olmalıydı yaşadıklarımın, çırılçıplak gecelerimin
kağıttan gemi yaptım , içinde yalnızlığım
karanlık ve yalnızlık korkuyorum
nefesimi tutmuş fark edilmeden;
kirpiklerinin gölgesine sinmiş ve öylesine bekliyorum
akacak bir damla yaş ile boğulacak çaresizliğim
karanlık ve yalnızlık
sensizlik ve çaresizlik
ölüm bu olsa gerek
ne anlamın kaldı, ne tadım ne tuzum
ne baharım kaldı,ne de...
kuş konacak dalıma
kan damladı gönül bağıma
çığ düştü yüreğime atamadım bir adım
kaçsam kurtulurdum kaçmadım
hangi isyan kuşatır duvarlarımı
hangi yürek dayanır çöl yalnızlığıma
hangi ağıt yaşartır gözümü
dağlar yarışır çekmek için hüznümü
ay şaşırır, kaybetmişim yüzümü
melekler yaktı bu ateşi
azrail bile girse içime söndüremez
kaçsam kurtulurdum kaçmadım
yüreğimi yağmurlarla yıkadım
gök kuşağına astım
güneşe tuttum kuruttum tırnağımla kazdım geceleri
bir kibrit yıkımı yaktım sevdamı
göğün yedikat dibine gömdüm yalnızlığımı
kaçsam kurtulurdum kaçmadım
seninle zaman bir sigara içimliğimdi
ağız dolusu kahkaha yanık bir türkü
tekrar tekrar okudum bir şiirdi
karanlık ve yalnızlık
sensizlik ve çaresizlik
ölüm bu
pimi çekildi hasretimin
patladı ha patlayacak
sıkı tut gözyaşlarını sakın ha akmasın
denize at rüzgarlara aç yüreğini
ellerimle sana son kez dokunacağım
karabasandı gece ayrılığa gebeydi sancılıydı
ihaneti doğururken iğrençti
ben ayrılığın yüzünü gördüm
çirkindi, çakal suratlıydı
kaçsam kurtulurdum
kaçmadım
mehmet tokat
ben de çok istedim kaçmayı, hatta denedim kendimden bile saklandım ama sığınacak kendimden başka kimse yoktu..........
(aysigma, 15.07.2008 13:55 ~ 13:59)
unutmaya çalışmanın aktif hali gibi. ikisi de aynı kapıya çıkar. elbette bir uzaylı sözkonusu değilse pek mümkün değildir.ayrıca bir sürü acı veren eylemde olduğu gibi aslında güzel işler o sırada cereyan eder. sıkılmak , kaçmak , üzülmek filan.kendinden kaçan kişiliklerin sıklıkla uyuduğunu gözlemlemişimdir.işin garibi zaman aşımından birşeyleri halletmiş görünmeleri de ilgimi çekmiştir. ama sinirlenmişimdir de...çünkü ne zaman kaçmam gerekse bir damla uyku girmez gözüme.
tüm kavgaları kendisiyle olan insanların yapmayı isteyeceği şey. lakin insanın kendinden başka gidecek bir yeri mi vardır? olsa dükkan senin.
çıkmaz sokaklara doğru yol almaktır. kendinden kaçmaya çalışırken tekrar tekrar kendini bulmaktır.
yüzleşmeye cesaretin olmadığında yapılan eylemdir.
öyle zaman gelir ki kendinle dahi hesaplaşamazsın...ne yapıyorum ben, neler oluyo soruları beynini kemirir ama cevabı bulamadığından mıdır nedir kaçıverirsin...
korkak mısın? evet.
korkacak mısın peki...zannımca devam edeceksin,zira salaksın.hep böyle olmadı mı,iç hesaplaşmandan sıyrılabildin mi?kendinden kaçarak girdiğin delikten elinde yıkıntılarınla çıkacaksın dışarı.belki çıkmaya çalışırken yara bere alacaksın yine, ama bildğim tek şey var..
uslanmicaksın!