gaf değil. hata değil. nasıl bir şey bu diye sorduran demeç.
meclise girmeleri iyi oldu, çok seslilik oldu, mugayir ses arttı, azınlık olarak addedilenlerin de mecliste bir sesi oldu diye memnunduk. lakin son zamanlarda verdikleri terörize etme saikli demeçler bizi bir kez daha şapkayı önümüze koymaya itti. bu vekillerin şimdiye kadar yaptıklarından, amaçlarının sadece mecliste abdullah öcalan ve pkk savunuculuğu yapmak olduğunu gördük. terörü lanetlememek, bu insanlık suçuna arka çıkmak, ona haklı sebepler uydurmak, devlet içinde 'kale'lerden bahsetmek ne kadar birleştiricidir? iç savaş mıdır arzulanan?
'
halkların kardeşliği' naraları atanların böyle söylemler karşısında çıkıpta ' sen n'apıyorsun
kardeşim, halksa türk te halk, kürt te halk, ermeni de halk, rus da halk. neden bir halkı korkutmayı, dağlamayı, yok etmeyi düstur edinmiş bir örgüte arka çıkmaya gayret ediyorsun, neden silahla hak aramaya çalışanları savunuyorsun' demiyor. bu ne yaman çelişki diye serzenişlere belenesi geliyor insanın.
ben de kardeşlikten yanayım. ben de ayrıcı değil, birleştirici unsurların gün yüzüne çıkarılmasından yanayım. ben de 'insan' kimliğinin altında birleşmekten yanayım. ve yine ben bütün bunları; insanlığı, kardeşliği baltalamak için yapılmış bir terör eylemine arkadaşını kurban vermiş biri olarak istiyorum. gelinliğini bedeninin değil, tabutunun üzerinde görebilmiş biri olarak. nefrete devrilmiyorum. sadece empati istiyorum, kafa kağıdına göre kardeşlik istemiyorum. umutlu olmak istiyorum. tabii ya, ne çok şey istiyorum.
meramım anlaşılmışsa ne ala, anlamayana da pekala.