çoğu insanda vardır. iç sesiyle konuşmak yerine dış sesiyle konuşur kendi kendine... bende de vardır, ki bazen sanki bir dostumla konuşmuşum gibi rahatlarım. herkes farklı sebeplerle kendi kendine konuşur, anneler söylenir vs...
ama bugün gördüğüm olay tamamen bambaşkaydı... bir arkadaşım, kendi kendine konuştu bir müddet, sonra aynen şöyle dedi; "neyse onu da sonra konuşuruz..."
selamlaşıp ayrılmadığına şükrettim! usulca uzaklaştım mekandan...
içinizden çıkardığınız “kendiniz”le uzun bir sohbete dalmaktır.
şizofren olan hanginiz, bilemezsiniz.
çok iyi bir deşarj, içinden çıkılamayan sorunları aşma yöntemi, delilikle alakası bile olmayan normal durum..
gariptir. kendi kendine konuştuğunu fark eden insanın gören duyan olurmuşçasına "ehehe, ne komik oluyo böyle kendi kendine konuşunca, ehehe, kendi kendine konuşana deli derlermiş, ehehe" anında suratındaki acayip ifade, gözlerin sağa sola anlık kayışları, dudağın seyirmesi ile karakterize
deli bakışı akabinde
deli gülüşü sergilediği gözlemlenmiştir...
lan yoksa?
en güzeli biz
sesli düşünmektir diyelim.
(misuf, 10.09.2007 01:49)
yalnızlık sarhoşluğudur
genellikle dizilerde ve filmlerde gözlenen durumdur. kahramanımız kendi kendine konuşur içinde ne var ne yoksa izleyiciye döker.
sorduğun sorunun cevabını en hızlı alabildiğin yöntemdir,
kimilerine göre hayal gücünü bile arttırabilir,
faydalıdır denenmesi gerekir,
fakat !!!
toplum içindeyken özellikle yükses sesli yapılmamalıdır,
(bkz:
delirme süreci ve ön belirtileri)
eskiden beri büyüklerin kendi kendine konuşana deli derler soyleminden etkilenen insanların bu şekilde kendi kendine konuşan insan görünce deli mi lan diye bakmasına sebebiyet veren eylemdir.
şahsen çok yararlı buluyorum.dozunda yaptığınızda gayet rahatlatıcı oluyor ama insanlar size biraz garip bakıyor. kendi kendinize dertleşiyorsunuz odanızda anneniz geliyor ne dedin oğlum diye sorduğunda."hiç, kendi kendime konuşuyorum." dediğinizde ve bu eylemin sık sık tekrarlanması durumunda annenizin tüh tüh çocuğu kaybettik diyen bakışlarınla karılaşıyorsunuz.burası biraz kötü oluyor ama yıldırmasın sizi kendi kendine konuşmak rahatlamaktır bilinçaltını keşfetmektir.
bazen aklınıza gelmeyen sorular çıkabiliyor.hatta birbirinizle iddialaşmanınıza sebep verebiliyor.bu gibi durumlarda iddianın kazananı belli olmuyor tabi ama eğlenceli durumlar ortaya çıkabiliyor.
* insanlar sizi görünmeden yapmakta yarar vardir.
yeni insanlarla tanışma ihtiyacınız olduğunda artar. ya da yakınlarınıza artık anlatacak bir şeyiniz kalmadığında.
insanın kendisi ile yapacağı en normal şeylerden biridir
konuşmak. örneğin biriyle konuşmanız gereken bir şeyler vardır. öncesinde yapılan bir provanın, karşıdan gelebilecek cevapları tahmin ederek bu yönde kendinizi hazırlamanızın kime ne zararı olsun size yararı olmaktan başka. kaldı ki bazen kendi kendinize konuşup halledersiniz olayı. diğeri
* ile konuşmaya gerek kalmaz.
türk dizilerinde bir türlü becerilemeyen,yapmacık olan eylemdir. seyirciyi aptal yerine koymaktadırlar. ama kendileri aptaldır,o ayrı mesele.
sessiz ve konuşkandır bu monologlar. içinizden gider gelirler. bir yanınızın sustuğu yerden diğeri devralır sözü. hani metreleri alır boyumuzu ölçeriz ya. santimetrelerle anlatılmaz ki büyümek. büyümek kendimize anlattıklarımızla ölçülür. içimizde açılan boşluklarla. ve uzaktan uzağa ne kadar bağırmak zorunda kaldığımızla içimizde açılan boşlukların arasından. ve bu nedenle kendi kendine konuşmak bir boy ölçme metodudur.
iç hesaplaşmadır.
kim kimi ne şekilde yener,
mantık duyguyu döver mi işte bu bilinmezdir.
annemin ev işleriyle uğraşırken sürekli gerçekleştirdiği eylem. hadi şimdi de perdeleri asayım, şuranın da tozunu alınca çok güzel olacak, akşama da kızartma yapayım, bu böyle gider. ben neden bu kadın hep böyle yapıyor diye düşündürdüm eskiden sanki televizyonda kadın programı sunuyor da herşeyi açıklıyor sesli sesli. geçen gün farkettim ben de aynısını yapıyorum herhangi bir iş yaparken. şaşırdım kendime, sonra gülümsedim, gittikçe anneme benziyorum sanırım.
bir
ikizler burcu erkeği olarak sıkça başvurduğum yöntem. neyse ki tartışmadan konuşmayı öğrendik artık.
gün içinde bakıyorum en çok kendimle konuşurken gülüyorum; insanı düşündüren olay. büronun "10 saatlik" dediği işi 6 saatte bitirip gönderdikten sonra, dünyayla ilgimi kestiğim 6 saat boyunca ne kadar çok bardak/çatal/tabak vs. kirlettiğimi fark etmemiştim. yerimden kalktım; toplu olması gereken mutfakta yığılı bulaşığı gördüm, annem dikiş dikmiş nasılsa dikiş kutusu falan ortada. toplayıp toplamamakta tereddüt ettiğim anda
kendi kendimi "allah sizin elinize de dilinize düşürmesin, insan gördüğünü kaldırmaz mı bık bık." diye söylenirken yakaladım.
sonra döndüm kendime, achmed the dead terrorist gibi "silence! i'll kill you" dedim falan. çok eğlendim çoook.
(bkz:
silence)
(bkz:
i'll kill you)
okuldan eve yürürken vazgeçilmeyecek bir hadisedir. hatta ben ileri gidip çantamın sümüklü böceğinin antenlerini andıran saplarıyla konuşmaya başlamıştım ki bu da çok zevkli bir hadiseydi. bu monologlar ya da zihninizle diyaloglarınız amerikan filmlerinin aksanını taşıyabilir ve vay anasını ben böyle konuşmayı nerden öğrenmişim yav diyebilirsiniz ancak bu gücünüz sadece kendinize yeter. ne yazıkki gerçekler acıdır.
(idiot, 13.08.2008 20:47)
bazı insanlar da böyle ağzını oynatır. tartışırlar falan kendi kendilerine. yüz yüze konuşurken sizin laflarınıza cevap verirler ağız oynatarak. yada sadece benim çevremdeki insanlar manyak.
demin yaşadığım olay. kendimle şöyle bi diyalog geçti aramda;
-at oğlum şu sigarayı. sağlığına zararlı lan
+oğlum tanesi 250 bin bunların. senin elinde 250 bin olsa yere atarmısın
-oğlum kendini zehirlemene değermi. veririm ben sana 250 bin.
+kimin parasını kime veriyon lan göt.
*
sanırım şizofreni'ye giriş kısmındayım bugünlerde..
*
diğer insanların zor da olsa duyabilecekleri seviye de bir sesle gerçeklerştirdiğiniz takdirde yanınızdakilerin:
-efendim, bi şey mi dedin?
şeklinde,
etraftakilerin çok rahat ve anlayabileceği bir şekilde veya iç çekişmenizi dışarıya kendi kendinize bağırmak ya da kızmak şeklinde gerçekleştirmeniz halinde:
-anammmmmmmmmm bu da çizdi,sıyırdı iyice kafayı...
şeklinde tepkisini almanız muhtemeldir.
arada güzel oluyor ya yapmak, sonunda uzlaşın kendinizle yeter....
(su kusu, 13.03.2009 17:40 ~ 17:41)
maksat muhabbet olsun amaçlı bi faaliyettir,abartmamak gerekir.
çaylaklığa geçtiğinizde hissettiğiniz durumdur.
şöyle ki efendim; çaylak kişisi 10 entry dolsun da tekrar yazarlığa döneyim ya da atacaklarsa da atsınlar siktir olup gideyim şeklinde yazar da yazar lakin offline konumda olduğundan ve yazdıklarını kimse göremediğinden bu çaylak kişisine kendi kendine konuşuyormuş havası verir. ve çaylak kişisi bunu bildiği halde tabana kuvvet devam eder yazmaya.
yetkililere sesleniyorum bu durum bir son bulsun. iki hatada bir çaylak yapmayınız. aksi halde bu bünyeler kendi kendine konuşmaktan tımarhaneyi boylayacak ve siz yazacak birilerini bulamayacaksınız nokta