kendisinin resim çizmeye merakı, picasso tablolarının istanbulda sergilenmesi ile başlamıştır. resimlere bakıp "e ne var ki, bunu ben de yaparım" demiştir. (bkz: @649533)
bilindiği üzere daha önce de güney amerikadaki ve afrikadaki darbe haberlerini izleyip aynı tepkiyi göstermişti.
12 eylül darbesinin yaratmış olduğu 12 eylül darbesinden bir haber kuşağın utancı değil, o darbeyi yaratanların utancı olmalıdır, eğer öyle bir duygu kaldıysa yeryüzünde.
darbe şakşakçılığı! yapmayan demokratların muhtemelen "başka herkes dünyadan bir haber" sanrısıyla yapıştırdıkları etiket. darbeyle doğup, kenan evren'le büyüyen nesle hakaret
"bana mahvedişin resmini çizebilir misin evren" diye sorduğumuzda, güzelce çizebiliyorsa, ki evet çizmiştir, kenan evren bir ressamdır. ama paletinde sadece emirler, zulüm ve haksızlık vardır.
bilinen hikaye (bkz: @917701), bir diğer hikaye de m. k. zorti'nin bir picasso resmini gördükten sonra, "lan bunu ben de yaparım ki" cin fikriyle ressamlığa merak sardığıdır. sanırım tevatürdür bunlar. eğer doğru olsa, picasso ustanın -gerekirse mezardan filan da kalkarak- eline bir kızılcık sopası alıp, "sizi bana sayıyla mı verdiler ulan!" diye mösyö zorti'yi kovalaması gerekirdi.
elinde ergenliğe ilk adım attığı peçetesiyle dolaşıp, bu peçete ve şaheserleriyle(!) sergiler açan bedri baykam'ı ressam sanmakla eşdeğer olan eylemdir. ülkemizde sanata ve edebiyata gereken değerler verilmediği için böyle durumlarla sık sık karşılaşılmaktadır.