bir arkadaş: neredeydin bütün gün? gxix: bi tanıdık vardı kemoterapiye götürdüm onu.. onla ilgilendim. bir arkadaş: haa, şu etrafında böyle ışıklı makinelerle vınn vıınnn diye dönen oda gibi bi yerde yapılıyo di mi bu kemoterapi? gxix: sen de haklısın..
kanser hücrelerinin, kanseri yok etmek için kullanılan maddelere bağımlılık geliştirdiği tedavi yöntemidir. ayrıca vücudun başka bölgelerinde kansere yol açma olasılğı da vardır.
malignitede kullanılan,vücutta en hızlı bölünen hücrelere karşı daha etkili olan tedavi metodu ki en bilinen yan etkisi olan saç dökülmesi bu sebepledir.
oldukça ağır bir tedavidir ancak son çare değildir,böyle nitelendirmek tv,gazete haberlerinde kanserden amansız hastalık diye bahsetmekle eşdeğerdir ve hastaların savaştan kopmasına neden olmaktadır.
(bkz: neoadjuvan kemoterapi)
yan etkileri, her kürde artan tedavidir. çünkü ilaç ya da zehir diyelim; her uygulandığında vücutta birikir ve her uygulandığında biraz daha göçertir hastayı.
ayrıca kemoterapi, tedavi sonrasında da kalıcı hasarlar bırakır. sinir uçlarının ölmesi, diş etlerinin çekilmesi gibi hasarları için ayrıca bir tedavi olmak gerekir.
yine de tıpta, kanserin en etkili düşmanı kabul ediliyor.
bağışıklık sistemini son derece zayıflatan,21 günlük her kürün ilk haftasında özellikle ilk 4 gününde aşırı bulantı ve kusmalara neden olan tedavi yöntemi.saç dökülmesi gibi bütün etkileri aksilik olmaması durumunda 6 ve 8 ay gibi bi sürede gecmektedir.kemoterapi tedavisi gören hastaların enfeksiyon oluşturabilecek hertürlü seyden uzak durması gerekmektedir zira tedavi çok ağır ve yıpratıcı olduğu için bu enfeksiyonlar vucutta daha büyük tahribatlara yol acabilir.
temelde vücuda bildiğimiz zehir verilmesi bu anladığım kadarıyla. ümitlenen, zehirin kanserli hücrelere daha hızlı etki etmesi ve hasta ölmeden önce kanserli hücrelerin ölmesi.
kanser hücreleri kafalarına göre mutasyon geçirme konusunda başarılı olduğu için erken teşhisin özellikle önemli olduğu bir tedavi yöntemi oluyor bu. kanser hücreleri daha güçlü genetik malzeme üretmeden öldürmek gerek, yoksa tedavi işe yaramayabilir ya da kalan hücreler yüzünden sorun nüksedebilir.
sevdiğinizi o korkunç ağrılara teslim etmenin diğer adı.
senelerce hastalarına hayat vermiş bir doktoru, hayatı seven, etrafına neşe saçan dayınızı kaybetmenize günler kaldığını bilmenizin tıptaki ismi.
4. seanstan sonra iyileşemeyeceğini anlayıp "beni taburcu edin, sevdiklerimle vakit geçirmek istiyorum" dediğinde bile ağlamamanız gerekir. o dev gibi adamın oksijen tüplerine bağımlı olduğunu gördüğünüzde bile üzülemezsiniz, çünkü ona moral vermek zorundasınızdır. doktorlar meslektaşlarının hayatı için birlik olmuştur ve o 4 kelimeyi söylerken gözyaşlarını tutamazlar; "1 ay ömrü kaldı"
bazen keşke doktor olmasaydı, daha rahat geçirirdi son günlerini diye düşünürsünüz. kendisine verilecek ilaçlar için çevresindekileri bile o hasta haliyle kendisi yönetmektedir.
"gördün mü dayın ne hale geldi" diye sorar, "bir şeyin yok abartma, saçların ve bıyıkların dökülmüş sadece, iyisin sen" dersiniz, odadan çıkarsınız ağlamak için fakat "nereye gidiyorsun?" diye sorar, gözyaşlarınızı içinize akıtırsınız. mutfakta ağlayan yengenizle karşılaşırsınız. hemşire olmasına rağmen tıptan ümidi kesmiş, alternatif tıpa bel bağlamıştır, kurbağa kanı, yılan derisi karışımı yapmaktadır. ona da moral vermek zorundasınızdır, çünkü az önce dayınız "ben gün dolduruyorum" demiştir ona. yüzüne bakmaya kıyamazsınız ama her anınızı onunla geçirmek istersiniz. son günlerini beraber geçirirsiniz. ve bir gece aileniz sizi arkadaşınıza gönderir kalmanız için. saat 04.17'de istemsiz olarak elinizi telefona atarsınız "bir annemi arayayım" diye. tam o dakikada...
kontrolsüzce çoğalan hücreleri öldürmenin yanında, çoğalıp yayılmalarını ve başka dokulara musallat olmalarını önleyebilmek için, vücuttaki hücre bölünmesini toptan durduran tedavi yöntemi. kılların uzaması, iyileşme-onarım, savunma hücrelerinin üretilmesi vs. şeyler hep hücre bölünmesi ile gerçekleştirildiği için kemoterapi bunları da durdurur ne yazık ki. görülen yan etkilerin kaynağı budur.
ağır bir tedavidir. kemoterapi sırasında verilen ilaçlar, hastanın bunyesini çok zorlar, yemek yiyemez, ayakta durmakta bile güçlük çeker. bir seans sonrasında hastanın iki - üç gün yatarak dinlenmesi ve enfeksiyon kapmaması gereklidir. üç günün sonunda hasta kendine gelir, ve tedavi tekrarlanır..
kemoterapi seansından çıktıktan sonra bol bol su içilir, sıvı alınırsa yan etkileri azalıyor. bir de kişiden kişiye değişen bir durum da olabilir ama bir çok kişide saç dökülmesi durumunun yaşanmadığını bizzat gördüm, çoğu kişi nasıl olsa dökülecek diye tedavinin başında kestiriyor saçlarını. bu dönemde en fazla dikkat edilecek şey hijyen, mikrop kapmamak.
radyoterapiden daha zor süreç yaşatan, uzun mide bulantılarına sebep verip iştah kapatan, kişinin ayakta dahi durmasını zorlayan tedavi. kişinin durumu kemoterapinin dozuna göre değişir elbette.