1. bu sözü kabul etmeyenler ibrahim kaypakkaya'ya da cia casusu filan diyordur kesin.
    ayrıca böyle de bir türkü vardır:
    eğil salkım söğüt eğil
    kemalizm sol değil
    memlekete sol lazımsa
    getirmeyen bizden değil
  2. aslında kemalizm atatürkün ziraat bankasının bir gecesinde geçen konuşmasında sarf ettiği cümledir.ata şöyle diyor 'türk askerinin kemal-i azimi sayesinde kazanılmıştır' diyor ve günler aylar yıllar geçiyor kemal-i azim oluyor kemalizm sadece bundan ibaret bir olay.
  3. şu isimlere takılma durumunun getirdiklerinden biri. yahu öyleyse öyle,değilse değil. tartışmayın boşuna. kemalistim deme de özgürlükçüyüm de, adaletliyim de; solcuyum deme insanların kafasında hangı sol sorusunu uyandırma da, eşitlikçiyim de özgürlükçüyüm de. bak bakalım o zaman sana kurabiliyor mu böyle cümleler. kemalizmin sol olup olmamasını umursamazsan , kavramların gelişen ve değişen dünyada anlam kayması yaşadığını göz önünde bulundurursan, kimse senin ideolojini sorgulayamaz. bir tane adam göster bana özgürlük istiyorum ,diğer ülkelerin bizim ülkemize burnunu sokmasını istemiyorum dediğinde sana saldıracak bir tek adam. herkes aynı hizmetleri alabilsin cahil insan kalmasın dediğinde sana karşı çıkacak bir tek adam göster. kardeşçe yaşayalım parçalanmayalım dediğinde kim karşı çıkacak sana? ama sen bunları böyle değil de inadına sol inadına kemalizm dersen adam ne demek istediğini anlamayabilir; anlamamak işine gelebilir ve sana saldırabilir. yapma bunu, sade oyna ki saldırı için açık kapı kalmasın.
  4. türkiye'de devşirme ideolojilerle yetişen, 47.cumhuriyetçi gençliğin yarttığı söylemdir.
    acaba rusya'da lenin için, çin'de mao için, kuba'da castro için, solcu değildir deniyor mu? haklarında abuk subuk fikirler yürütülüyor mu?
    devrimi gerçekleştiren liderin, öldükten sonra 70 sene hiç bi şey ortaya koyma, amerika, avrupa, rusya ideolojileri arasında savrul, halkın sağ sol, etnik kimlik çatışmaları ile birbirini yesin, sonra kalk gel bana, "kemalizm'de suç de bütün bunlardan dolayı" de.
    bu ne kadar akıl karıdır? sonuç olarak atatürk solcudur, solun kitabını da yazmıştır.(nutuk)
  5. çok tepki göstermenin anlamsız olduğu durumdur.atatürk'ün bu zamana kadar çıkıpta beyler ben buyum dediği görülmemiştir.ama tahmin yürütmek olasıdır.elimizde çelişkili iki tarife var.
    1.nutuk
    2.izmir iktisat kongresi
    biri sola kayarken diğeride merkez sağa doğru kayıyor.insanlar atatürk'ün söylediğini iddia ettiği lafların bir kısmında komunizmin başı ezilmeli diyor öbüründe halkların eşitliği ve barış hakkında sözler söylüyor.bu bakımdan kemalizm sol yada sağ demenin pek manasıda kalmıyor. kemalizmi herkes istediği gibi görüyor ve sağ desede yanlış olmaz sol desede yanlış olmaz.
    editone:yazı tarafımdan çok hızlı yazıldığından bazı kısımlarda bazı şeyleri belirtmeyi unuttum.editledik ha bu arada neogramscian'a uyarı için teşekkür.beni sizler var ettiniz sağolun
  6. doğruluğu yanlışlığı üzerine bir şey yazmak yerine, tespitlerde bulunularak çözüme ulaşacağını düşündüğüm tespit ya da önermedir. aynı zamanda da bir kitap adıdır.

    - kemalizm, yabancı düşman güçlerin karşısında durduğunu söyleyerek, bu düşmanların içine yaşadığı coğrafyadaki diğer halkları da koydu. (kürtler, vs.) bu halklara da, bu düşmanlıklarınızı unuturuz ancak "türk" olmanız şartıyla denerek de baskı uygulanmış ve söylemleri de sansürlenmiştir. bu aynı zamanda, yer yer, dersim katliamı gibi sonuçları da doğurmuştur.

    - kemalizm günümüz sistemlerinin temelini oluşturmaktadır. yani günümüz türkiyesi’nde statüko olarak tanımlanan "devlet bürokrasisi"; ordu, eğitim ve adalet sisteminin başındadır. bu kemalizmdir.

    - kemalizmin devletçilik ilkesi ile "sosyalist devlet" ilkesini birbirine harmanlamak, aynıymış gibi davranmak; saçmalığın dik alakasıdır. armutlarla elmaları birarada saymaktır. kemalizm'in devletçilik ilkesi ile sosyalist devletin birbiri arasında derin bir uçurum bulunmaktadır.

    - bunlar aynı zamanda bir elitist program malzemesidir. halkevleri ve köy enstitüleri elbette halkın gelişimi için kurulmuşlardır ancak, sosyalizm mücadelesi içinde bunların ne kadar işlevsel olduğu çok çok çok çok ayrı bir tartışma mevzusudur. ama ben köy enstitüleri ve halkevleri için, "eğitimin kırsaldaki haklı adı" diyorum.
    elitist veya elit kişileri, halkı; dincilere, gericilere karşı koruyan, neyin yazılıp neyin yazılmayacağına karar veren kişileri de aynı ideoloji üretmiştir. aziz nesin'in 1948 yılındaki anti-chp yazısını hatırlayanlar bilirler.

    - kemalizmin anti emperyalist tavrı, osmanlı'nın emperyalizmin boyunduruğunda olmasından ötürü kapitalist üretim ilişkilerine geçişte zorlanması nedeniyle ortaya çıkmış/doğmuş bir refleksti.

    - ayrıca bahsedilen laiklikkavramı da, o günlerde dinle devleti ayırmak için değil, devletin dine baskın olması ve kontrol altına alması için kullanılan bir sistemdi.

    - türkiye’nin nato’ya girmesini önerenler, girdiği zaman da alkışlayanlar kemalistlerdir. 27 mayıs 1960 darbesinin yaptığı ilk açıklamalardan birisinde nato üyeliğinin sorgulanamayacağı bildiriliyordu. hatırlayınız... ama maalesef bu darbeye, devrim deniliyordu... kavram karmaşası ve kabullendirme burada başlıyordu....

    - 1931'de tek parti diktatörlüğünün kurumsallaşması için yine kemalizm tabanı örnek gösterilebilir.

    sonuç: yukarıda bahsedilen her şey, kemalizmi yermek, atatürk'ü eleştirmek, kemalistlerin siniri bozmak vs vs vs vs için kaleme alınmadı;

    sadece ve sadece, insanlar bilsinler;

    sol nedir? kemalizm nedir?
    sol deyince aklımıza ne geliyor? karma ekonomi mi? devletçilik mi? laiklik mi?

    evet, kemalizm sol değildir.
    sol diyenler öncelikle solun tanımını yapmalılar. yoksa gerisi boş konuş, boş işit.
  7. kemalizm. günümüzde özellikle türkiye’de tam anlamıyla uygulanmaya, anlaşılmaya ihtiyacı en fazla olan ideoloji. emperyalizme karşı verilmiş onurlu mücadelenin ardından bu mücadelenin önderi tarafından kurulmuş olan ideoloji. tüm dünyaya bağımsızlık için meydan okuyan toplumun benimsediği ideoloji.

    sosyalizm. marksist düşüncede komünizmden önceki aşama olarak tanımlanır sosyalizm. kimine göre ütopyadır; fakat sovyet rusya’da en somut örneğini gerçekleştirmiştir.
    sosyalizmin temelinde üretim araçlarının halka ait olması esası dayalıdır. sosyalizmin ayrıntıları üzerinde büyük tartışmalar günümüzde de devam etse de işin özü budur.

    kemalizm ve sosyalizm’in karşılaştırmasına gelince. kemalizm kimine göre sosyalizm ile çok yakın bir anlam taşıyorken kimine göre ise sol ile de sosyalizm ile de bağdaşmaz.

    bazı kişiler kemalizm’i bir ideoloji olarak değil sadece devletin modern, çağdaş medeniyetlere ulaşması için politik bir strateji olarak görürler.

    oysa bu kişiler bariz bir hata yapmaktadırlar. kemalizm sadece politik bir strateji olmadığını, bir ideoloji, bir yaşam tarzı olduğunu ilkeleriyle somut olarak göstermiştir. laiklik ilkesi bunun en bariz örneği değil midir?


    kemalizm’i sol olarak da sağ olarak da değil emperyalizme verilen bir mücadele olmasından dolayı üçüncü yol olarak görenler aslında kemalizm’in birçok ilkesini kavrayamamış olanlardır. bazı çevreler ise kemalizm’in sağ olduğunu, tc’nin de ırk birliğine dayalı olarak kurulduğunu bunun da kemalizm’i sağ bir ideoloji yaptığını savunurlar.

    tabi ki bu iki görüşü de savunmak mümkün değildir. kemalizm’in sağ bir ideoloji olduğu, ırk temeline dayalı bir ülke kurduğu külliyen yanlıştır; çünkü atatürk daha o yıllarda türklüğü geniş bir çerçevede tanımlamış, “kurtuluş savaşı’nda mücadele etmiş, kendini türk sayan, ülküsü, gayesi bir olan ortak halkın adı türk’tür.” demiştir.

    atatürk’ün solcu bir lider olduğunu ise birçok demecinden, birçok uygulamasından ve de ilkelerinden rahatça anlayabiliriz.

    birkaç örnekle bunları açıklamak istiyorum.

    mustafa kemal'le görüşmek üzere 1919'da samsun havza'ya gelen bir sovyet albayının, "ne yapmak istiyorsunuz?" sorusuna “bizim hedefimiz devlet sosyalizm’idir” diyerek açıklama getirmiştir.



    hakimiyeti milliye gazetesinde hüseyin ragıp imzalı 6-8 mart 1921 imzalı makale devlet sosyalizmi konusuna açıklık getiriyor. yazıda:
    “sağa mı? sola mı? nereye gideceğiz? herhalde sağa değil. çünkü insanlar fikirleriyle haysiyetleriyle, ilimleriyle devamlı olarak aksi istikameti takip ediyorlar. eski tarihin insanlığı kendi kendine bağlayan bağları, bilhassa umumi harb'in yaptığı büyük sarsıntıdan sonra, büsbütün gevşedi. ve sola doğru, bazı memleketler seri ve hamleli, bazı memleketler de yavaş ve temkinli bir yürüyüş başlattı.
    şüphe yok, insanlığın düşünüş tarzı, çok derin ve esaslı bir inkılap devresindedir. bir taraftan krallar, imparatorlar, sağ kanatta merkez partileri ve mutlakiyet parlamentoları zayıflıyor. diğer taraftan sosyalistler, hak taraftarları, halkçılar kuvvet kazanıyor. bu değişim karşısında türkiye ne tarafa dönecek?
    üretim ve üretim vasıtaları bireysel vasfı kaybederek ortak olmaktadır. fakat onların mülkiyeti bu gelişmeye tabi olarak ortak olamamış, bireysel ve kişisel kalmıştır. cihan inkılabı işte bu son gayri tabiilikten çıktı. bu ihtilalin müdafaa ettiği dava şudur: "üretim ve üretim vasıtalarını gelişme ortak bir hale getirdi bu ortak mesai ve teşkilatın menfaati da ortak olmalı, şahsi olmamalıdır. hiç şüphe yok ki bu dava haklıdır. çünkü üretim müesseselerinin şahıslar elinde kalması, makineler sayesinde çoğalması lazım gelen refahı akamete uğratıyor. fabrikatörler çağunlukla insanlara faydalı olan şeyleri değil, çok para eden maddeleri üretmeye çalışıyor. tacirler, stoklarını memleketin muhtaç bölgelerine değil, çok para eden bölgelerine taşıyorlar. bankalar sermayeleri, insanları sefaletten kurtaracak zeminlerde, insanların hayrı için değil vurgunculuğun çok olduğu yerlerde sarrafların menfaatleri için işletiyorlar.”

    atatürk bu yazısında sosyalizmin temel ilkesi olan üretim araçlarının halka ait olması üzerinde duruyor.

    başka bir yazısında ise:

    “devlet yapısını yaşatmak için dışarıya başvurmaksızın memleketin kaynak ve gerekleriyle yetinme tedbirlerinin bulmak gerekir ve mümkündür.”

    atatürk’ün sosyalizm ile endişesi sosyalizm’in halk tarafından “rusçuluk” olarak anlaşılmasından kaynaklanmaktadır. çünkü o dönemde sosyalist devrimi gerçekleştirmiş olan ülke rusya da büyük ve kanlı olaylar devam etmekteydi. bir yazısında:

    “komünizme karşı çare vardır. o da komünizmin ilke ve kurallarını ülkemizde uygulanabilirliğini anlamak ve tüm ulusumuza anlatmaktır. bu gerçekler ulusumuzun çoğunluğunca tam olarak anlaşılırsa, ya yeteneğimiz vardır yaparız ya da uygulanabilir değildir, anlarız. korkar, yapmayız. ancak uygulanabilirliği olmadığı halde uygulamaya kalkışacak olanlara karşı hükumet her yola başvurmakta kendini haklı sayar.”

    atatürk’ün bu yazılarından da anlaşılacağı gibi sol ile de solcular ile de bir derdi yoktur. aksine solculuğu desteklemekte ve solculuğun iyi anlaşılması gerektiğini anlaşılmadığı takdirde büyük sorunlara yol açacağını belirtmiştir. atatürk işçi sınıfı ve burjuvadan yoksun bir topluma bunu aşılamaya çalışmış ve de tkp(türkiye komünist partisi)’nin kurulmasına da öncülük etmiştir. “bizim hedefimiz devlet sosyalizm’idir.” derken işçi sınıfının devlet tarafından oluşturulacağını belirtmiştir. devletçilik ilkesi ile kendi kendine yetebilen, dışarıya bağlı olmayan bir ülke yaratmayı amaçlamıştır. onun içindir ki o dönemde “fiskobirlik”, “çukobirlik”, “ptt”, “türkiye iş bankası(bünyesinde paşabahçe, …. gibi büyük yapılar da vardı) … kurmuştur.

    ayrıca atatürk’ün bursa nutku’ndan bir bölümü aktarmak istiyorum:
    " türk genci, devrimlerin ve rejimin sahibi ve bekçisidir. bunlarin lüzumuna, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır; rejimi ve devrimleri benimsemiştir. bunları zayıf düşürecek en küçük veya en büyük bir kıpırtı ve bir hareket duydu mu, bu memleketin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adliyesi vardır demeyecektir. hemen müdahale edecektir. elle, taşla, sopa ve silahla, nesi varsa onunla kendi eserini koruyacaktır. polis gelecektir; asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. genç, "polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi degildir" diye düşünecek, fakat asla yalvarmayacaktır. mahkeme onu mahkum edecektir. yine düşünecek: "demek adliyeyi de islah etmek, rejime göre düzenlemek lazım!" onu hapse atacaklar. kanun yolundan itirazlarını yapmakla beraber; bana, ismet paşa'ya, meclis'e telgraflar yağdırıp haksız ve suçsuz olduğu için tahliyesine çalışılmasını , kayrılmasını istemeyecek. diyecek ki, "ben inanç ve kanaatimin icabını yaptım. müdahale ve hareketimde haklıyım. eğer buraya haksız gelmişsem, bu haksızlığı meydana getiren sebep ve amilleri düzeltmek de benim vazifemdir!" işte benim anladiğim türk genci ve türk gençliği!"


    atatürk’ten sonra yetişen solcu neslin önderleri de atatürk’ü takip etmiş kendilerine onu örnek almışlardır. deniz gezmiş ilk yürüyüşünü “tam bağımsız türkiye için samsun’a yürüyüş” adıyla gerçekleştirmiştir. savunmasında “bizler kurtuluş savaşı vermiş bir neslin torunları olarak ikinci bir kurtuluş mücadelesi veriyoruz.” demiştir.

    dünyada solun simgesi olarak kabul edilen ernesto che guevara küba’da yakalandığında çantasında “nutuk” bulundurmaktaydı.

    bu nedenlerdendir ki kemalizm soldur. hem de solun temellendiren biridir diyebiliriz. dünyada emperyalizme karşı verilmiş en büyük savaşın sonunda ortaya çıkmış bir ideolojidir kemalizm. dünyanın birçok ülkesinden daha önce kadınlara seçme ve seçilme hakkı veren, eşitliği, halkı, devrimi, çağdaşlığı ve bağımsızlığı her şeyin üstünde gören bir ideolojidir kemalizm.
  8. bakılan pencereye göre doğruluğu değişen önerme.öncelikle hakimiyeti milliye yazılarını argüman olarak kullanarak kemalizm'in sol olarak lanse edilmesi tamamen komedidir.hakimiyeti milliye kongreler döneminde m.kemal tarafından çıkarılmış bir gazetedir.yazılarda dönemin koşulları gereği sovyet rusya'ya hoş görünmek için yazılan yazılardır.m.kemal'in karlsbad yıllarında kapital'i okuduğunu biliyoruz madem gayesi sosyalist türkiye henüz işin başında izmir iktisat kongresi toplanmaz,yerli sermayenin oluşturulması,devlet tarafından desteklenmesi kararları alınmazdı.

    sol'un farklı ideolojilere farklı anlamlar ifade etmesi konuyu içinde çıkılamaz bir hale getiriyor.bu sebeple kendi düşüncelerimi yazıcam.m.kemal milli mücadele yıllarında ki anti emperyalist,bağımsızlıkçı tutumu ile günümüz anti emperyalist harekete rehber,bayrak olmalı.

    edit:kemalizm ve sol konusunda tartışılması gereken milli mücadele'nin niteliği ve kemalizm'in o günün koşullarında ileri bi hamle olup olmadığıdır.kimi ideolojik çevreler milli mücadele'yi anti-emperyalist bir hareket olarak görmez.bu söylediklerim dışında kemalizm'in solla örtüşür yanı yoktur.

    edit2:ben yaptım,olacak gibi oldu yani şahsi düşüncem elbet yanlış yanları vardır.