kemalist sol   

adana çık aradan

  1. kemalizm ve sol kavramları ayrı ayrı incelenirse ikisininde anti-emperyalist olduğu görülmektedir. ancak solun içinde milliyetçilik bulunmazken kemalizmin temel öğretilerinden birisidir. şunu da unutmamak gerekir ki kemalist sol laikliğe sıkı sıkıya bağlıdır. yani esas olarak şunu soyleyebiliriz; kemalist sol eşittir ulusalcılık.
    (bkz: ulusalcılık)
    ayrıca:
    (bkz: attila ilhan)
    (alajuve, 04.01.2008 09:40 ~ 09:46)
  2. köken itibariyle, kemalizmin solu çeşitli konumlardan savuşturmak için yaptığı manevralarla açıklanabilecek bulamaç* *..
    (korkunç kertenkele, 22.04.2008 17:30)
  3. yanlış bir adlandırmadır. kemalizm zaten başlı başına bi düşüncedir. yanına ekler yapmaya gerek yoktur. kemalizmi kemalist sağ, kemalist sol yok efendim kemalist sosyal demokrasi diye saçma yerlere çekmeye ne gerek var ki zaten? bak misler gibi atatürkçülük var al ondan kullan tepe tepe.
    (anthrax, 22.04.2008 17:38)
  4. entelektüel anlamda türkiye'de en zor durumda ve tutarsızlıklarla karşı karşıya olan ideolojisi. kemalizm özünde sol değil sağ bir ideolojidir. muhafazakarlar bunu bilemeyecek kadar ideolojiler yelpazesinden bihaberdirler. kemalistler de "sol" aracılığıyla kendi totaliter zihniyetlerine evrensel kılıf kazandırıyor olduklarından ötürü mutludurlar ve kendi kendilerini kandırırlar. gerçek solcular bunu biraz anlar, ama yegane sözlerini dinletebildikleri siyasi akım bu olduğu için anlamak işlerine gelmez. sonuçta düpedüz sağcı, milliyetçi, devletçi, korportatist, modernleştirici bir akım olan kemalizm olur size "sol". bu belayı da başımıza saranlar önce inönü, sonra ecevit ve en son olarak da atilla ilhan'dır.

    1. adım: demokratlar karşısında seçim kaybettiği ve demokratlar da liberal, özel sektör yanlısı olduğu için inönü chp'nin ortanın solu olduğunu açıkladı, bu aslında sadece laf ebeliğiydi, çünkü tek amacı chp'nin devletçi yatırım modelini literatürde bir yere oturtmaktı, amerikanın baskısıyla geçtiği demokraside merkez sağ ve merkez solun kurulması gerekiyordu, liberal muhafazakar sağ olayı dp'de olduğu için chp'nin payına da sol düştü. bu durum partinin içinde değişik sentezler üretmenin yolunu açtı. bütün partilerde bu tür bir çeşitlilik vardır, mhp'ye de gitseniz bir yanda ırkçılar, bir yanda dindarlar, bir yandan oportünistler... hepsinden vardır. hepsi kendine göre bir senteze ulaşmıştır, mhp sadece çatıdır ve bir koalisyondur. keza ve daha fazla akp, keza chp. chp içinde de alevi gruplar vardır, avrupa tipi sosyal demokratlar, veya özellikle gençlik kollarında komünist hatta marxistler vs vs. inönü çatıyı sol olarak koyunca taraf belli oldu ve herkes kendi meşrebine göre bir yere gitti.
    2. ecevit ciddi bir sol rüzgar yakaladı ve işçi kesimini gerçek anlamda kucakladı, bu yüzden (sadece görünüşte solcu, aslında sağ ve kemalist olan) chp mevcut yönetimiyle ters düştü, ama inönü'yü indirerek partinin başına geçmeyi bildi. ecevit, kemalizm'in ruhunun aslında sağcı olduğunu bildiği için hiç bir zaman inönü ya da baykal tipli bir adam olmamış ve sağcı resmi ideolojimiz olan kemalizme her zaman mesafeli durmuştur.
    3. cumhuriyet gazetesi, atilla ilhan, ilhan selçuk vb etkisiyle bugünkü kemalist sol sentez ortaya çıkmıştır. bu sentez aydınlanmacıdır, ama aydınlanmanın marxist damarına angajedir. fransız ihtilali hastasıdır, çünkü o ihtilal, laik ve modernist, milliyetçi bir cumhuriyet devrimidir. bu ikisinin saçma sapan bir sentezidir. soldan anladığı fransız ihtilalinin marxist-platonik döngünün aristokrasinin yıkılışı aşaması olduğudur. bu yüzden bunu kutlarlar, ama aristokrasiyi yıkma aşamasından burjuvanın da yıkılışı ve demokrasi aşamasına geçemezler, çünkü o modeldeki burjuvanın türkiyedeki karşılığı kendileridir, bunu çok iyi hissederler, o yüzden ömürleri bulundukları statükoyu ve çağı dondurmaya çalışmakla geçer, çünkü kafalarındaki platonik modele göre aksi durum önce demokrasi ve ayaktakımının yönetimine geçilmesiyle sonra da zorunlu olarak tiranlıkla sonuçlanacaktır. (böyle düşünürler, çünkü platon'un sağcı "tarihsel akış" modelini kabul ederler.)
    bu anlamda bir kemalist'in batılılaşmacılığı ve solu 19. yy'la kısıtlıdır, oradan sonra batı yoktur onlar için.
    oysa ne kemalist ne de solcu olmayan, böyle bir sentezin varolduğuna da kendini inandırmamış bizlerin bildiği gibi 21. yy'a girdiğimiz bu günlerde batı eskisinden çok farklı, bu yüzden kemalist sol bütün iç çelişkileriyle ortada kaldı. bir yandan kurucu bir devlet ideolojisinin taşıyıcısı, öbür yandan solcu. bir yandan batılı ve evrensel, öbür yandan antiemperyalist ve milliyetçi. bir yandan solculuk gereği halkçı, hayali bir gariban köylü'ye ve gitmedikleri, görmedikleri uzaktaki köye duydukları sahte özlemle solcu, öbür yandan bu sahte sevgi o insanlar ancak birer saflık ve temizlik heykeli oldukları ve köylerinde kaldıkları sürece geçerli, istanbula gelirlerse kıro, maganda; "eskiden beyoğluna kravatsız çıkılmazdı mirim" serzenişlerinin tepki nesnesi.
    sosyalist arkadaşlarınız size söylemiyor olabilir sayın kemalist solcu arkadaşlar. ama sizler ulusalcılığa falan evrildikçe, içinizdeki sağcı yavaş yavaş günyüzüne çıkıyor, yakında inanan kimse de kalmayacak sizin solculuğunuza.
    (earendill, 22.04.2008 18:32 ~ 18:34)
  5. şimdi bu kemalizm'de milliyetçilik ilkesi var ya hani. işte oradaki milliyetçiliğin şimdikiyle hiç alakası yok. zira ben atatürk'ün hiç duvarlara rehber kuran hedef turan yazdığını/yazdırdığını görmedim, işitmedim. gene atatürk'ün hiç kürt kardeşlerimize kin beslediğini sanmıyorum. ayrıca kemalizm'de halkçılık ilkesi de var! hem de o günkü milliyetçilikle bugünkü milliyetçilik arasındaki dağlar kadar fark yok aralarında.
    (materyalist imam, 22.04.2008 19:02)
  6. türkiye için en doğrucul düşün şeklidir. emperyalist karşıtı , milli sermayeden yana, laikliği temel alan, tüm halkların türkiyede türk vatandaşları ile hiç bir fark gözetmeksizin yaşamasını ön gören soldur. milliyetçi bir yapıdadır ülkesini satmak isteyenlere karşı çıkar, demokrasinin salt özgürlük değil kendini koruma reflekside olan ve amaç olan bir yönetim şekli olduğunu kabul eder. emperyalist karşıtı, anti kapitalist ve bütüncül bir sistemdir, dini kişiye bırakır taki bu inanç ülke rejimini tehtid etmeye başlayana kadar.
    (bkz: türk solu)
    (lost knight, 22.04.2008 19:42)
  7. literatürde daha ziyade sol kemalizm olarak geçen akım.

    özellikle ismet inönü'nün "biz ortanın solundayız" açıklamasının ardından (1965'te söylemiştir bunu) teorik anlamda solun kemalistleştirilme çabası olarak adlandırılabileceği gibi, kemalizmi sola oturtma çabaları olarak da algılanabilir. bu önemlidir çünkü, özellikle 12 mart muhtırası ile görülmüştür ki, kemalizm'den sapmaya kalkışacak her türlü akım bastırılacaktır. 9 mart'ta darbe planlayan hasan cemal ve ilhan selçuk gibi insanların o dönemki düşüncelerine bakılabilir.

    bu akım yekpare bir düşünce olmaktan ziyade, herkesin kendi sol görüşünü kemalizm'le buluşturup bir şekilde meşrulaştırma çabası olarak görülebilir. çünkü meşru siyaset zemini bulmak için atatürk ilke ve inkılaplarından sapma olmaması esastır. hatta bu nedenle türkiye'de sağın da kendini kemalizm'e yamama çabası mevcuttur. ziya gökalp çizgisine kadar götürülen sağ akım, nihayet milliyetçilik ilkesini kendince yorumlar ve paradigmanın içinde yer bulur.

    sol kemalizm'in özellikle fransız aydınlanması çizgisinde yürüyebileceğini düşünmekteyim ki, özdemir ince gibi "solcular" bu görüşümü her defasında destekliyorlar. marksizm'in esamesinin bile okunmayacağı bir sol oluşturulacaktır ister istemez. çünkü kemalizm, marksizm'le arasında anakronik bir ilişki kurabilir ancak daha ziyade sosyolojik temelleri durkheim'a kadar geriler. bu da ziya gökalp'in ulus tanımları nedeniyledir fakat atatürk'ün de bu dönemde marksizm'den hazzettiği ya da öyle bir temayülü gösterilemez.

    o nedenle belki de türkiye'ye özgü ve eski tartışmalardan oldukça uzak bir solculuk kotarılmıştır. bu sol, daha ziyade ortadoğu'da soğuk savaş döneminde ortaya çıkan baas rejimine benzemekte ve oralarda yaygınlaşan sosyalist akımla ilişki kurabilmektedir. güçlü bir sol kanadın bulunmaması da şu anda liberal ekonomiyi yürüten partileri ülkede rakipsiz bırakmaktadır. en canlı ve bariz örneği akp olmakla birlikte daha önceki sağ partiler de karşılarında devletçi ve ulusalcı politikalardan başka politika üretemeyen zayıf sol partiler bulmuşlardır.

    özellikle 1990'lardan sonra sosyalizmin çökmeye yüz tutması ve ulusalcı politikaların da etnik ve kültürel problemlerle baş edememesi neticesinde sol kemalizm oldukça gerilemiş ve neredeyse işlevsiz hale gelmiştir. türkiye'de chp'nin durumu buna örnek olmakla birlikte, dtp'nin ve hatta ufuk uras'ın daha tutarlı bir sol politika yürüttüğü dahi iddia edilebilir. en büyük avantajları ise ulusalcılıktan uzak durmalarıdır.

    şimdi tutup da "kemalizm'in güneş gibi açtığı ülkemde biz bize yeteriz" demenin aslı alemi yok, zira dünya 80 senede olağanüstü derecede değişti. islamî kaynaklarda bile her yüz senede bir dini, döneme uydurmak için mücadele eden "müceddid" diye bir kavramdan bahsediliyorsa, kemalizm'in de kendini yenilemeye ve sol - sağ gibi kavramlar içinde yahut büsbütün başka mecralarda yeniden üretilmeye ihtiyacı vardır. özellikle üniversitelerde bunun yapılması beklenirken, maalesef kalıplaşmış sözlerden ve sloganlardan öteye gitmiyor. kemalizm'in bugün bu kadar tartışılmasının kanımca en büyük sebebi budur. değişen dünyaya kemalizm kendi başına ayak uyduramaz, bunun için onu özümseyen insanların çabaları gereklidir.
    (şiirbaz, 22.04.2008 19:48)
  8. --kemalizmin sag veya sol diye keskin çizgilerle ayrılamayacagını bilmeyen kişilerin kafaları basmadıkları ya da işlerine gelmediğinden karsı cıktıkları olusum.kemalizm hem sagcılık ilkelerini hem solculuk ilkelerinin aynı potada erimiş halidir.kemalizm dto kavramını desteklese,kafatascılık yapsa kesinlikle sol ile birlikte anılamaz oyüzden kemalist sol anlasılamayacak bir olgu değildir.solcu adamın milli değerlerini aldırdıgını söyleyen adama götümle gülerim lan.millli değerlerini aldırmıs bir insan düşünülemez çünkü her insanda aidiyet duygusu vardır dogustan ve eger amacın bölücülük değilse bu ülkenin vatandası olarak bu ülke cıkarlarını savunursun ve bu seni faşist yapmaz!
    --ama bizim takıntılarımız vardır solcu amcalar nedense milliyet dendimi hemen şöyle 1 adım geri cekilir niye mi ulan benim milliyetçilerle ortak noktam olamaz oyüzden kendi dostlarıma kitleme yalakalık olsun deyi solculukta milliyetçilik yoktur der.ulan milliyetin olmasa neyin özgürlüğünü savunucan?
    --lafın özü milliyetçilikten korkma lan iyi bişeydir.ülkenin yabancılara peşkeşine,bölücülere karsı durmak senin solundan ne eksiltir?yürü git şimdi adamın canını sıkma
    (gegenteile, 22.04.2008 19:56)
  9. türkiye'deki sol hareketleri son kırk yıldır etkileyen (cumhuriyet devrimlerini halk devrimi; kemalistleri, -mevcut olmayan bir- burjuvazinin ilerici kanadı sayan tezler; milli demokratik devrim gibi akıl almaz projeler başta olmak üzere) yanlış ve eksik tahlillere dayalı tezleri temel alır. kemalist sol yahut ulusalcı sol, iki devrimci kuşağın (68 ve 78) devlet tarafından harcanıp, nihayetinde de faşist darbelerle un ufak edilmesinden sonra, bu vahim yanlışlarla dolu tezlerin, bir kısım eski tüfekler ve bunların yeni nesil versiyonlarınca hortlatılıp, sol kısmı törpülenip, kemalist kısmı cilalanıp orta ateşte pişirilip ideoloji niyetine servise sunulmuşudur.

    bu fenomenin diğer bir ayağı da solcu olmadıkları halde, kitleselleşen sol hareketlerden nemalanmak isteyen ismet inönü ve bir kısım chpli tarafından ortaya atılan, ecevit tarafından yaygınlaştırılan "ortanın solu" akımına dayanır. böyle tadından yenmez birşeydir kemalist sol.

    öyle sanıyorum ki mahirler, denizler hala yaşıyor olsaydı, özeleştirilerini çoktan vermiş olurlardı, milliyetçiyim devletçiyim demeye dillleri varmayan arkaik solcular gibi ulusalcılık rüzgarına kapılmazlardı. bilemeyiz tabi. farazi konuşmak kolay. ama onlar kadar dürüst onlar kadar mert, güzel insanlar, "hataları miras gibi" savunmazlardı, gibime geliyor. neyse.. tek yaşasalardı da ulusalcı olsalardı. bir taraftan yaslarını tutup bir taraftan eleştirmek zorunda kalmasaydık.
    (fantaghiro, 22.04.2008 20:37 ~ 23.04.2008 08:35)