|
|
- avrupa'nın batısında yaşayan keltler'in yunanlar ya da babiller gibi birleşik bir uygarlıkları yoktu..binlerce kilometrekarelik araziler üzerine dağılmış kabileler halinde yaşarlardı..böylece aynı soydan gelmekle birlikte bu kabilelerin birbirinde ayrı tanrı ve inanışlardan doğan değişik efsaneler oldu..keltler efsanelerini yazıya çeviremediler.bu insanlarla ilgili bilinen birçok şeyi, onlarla ilişkiye geçmiş romalılar yazıya geçirmişlerdir..
- baş tanrıya galya keltleri (yani güney avrupa keltleri) cernunnos, irlanda'daki keltler ise dagda dediler..bu tanrının boynuzları vardı..bazen içinden tohumların sel gibi aktığı bir çuval taşırdı..bereket tanrısıydı ve yeraltında yaşadığı söylenirdi..keltler yeraltında perilerin çok güzel sarayları olduğuna, iyi insanların ruhlarının oraya gittiğine inanırlardı..
- pek çok başka mitoloji/efsane/kültürü de beslemiş bir mitolojidir zannedersem.
kelt mitolojisinde kutsal olan dört item vardır, bunları tanrılar kutsal anavatanlarından getirmiştir. şöyle ki:
nuada'nın kılıcı: findias şehrinden getirilmiştir. vuruşundan kimse kaçıp saklanamaz.
lugh'un mızrağı: gorias şehrinden getirilmiştir. bir kere fırlatıldığında tüm düşmanları yok etmeden yere inmez. ucu o kadar keskindir ki, sürekli suyun içinde tutulmalıdır yoksa bir şehri bile yok eder. [*]
fâl*: kader taşı anlamına gelir. falias şehirden geldiği söylenir. efsaneye göre irlanda tahtını hak eden biri ona dokunduğunda, bu taş çığlık atarmış.
dagda'nın kazanı: murias şehrinden getirilmiştir. ondan içene sonsuz bilgelik verdiği söylenir.
bir kazan, bir mızrak, bir taş ve bir kılıç. arthur efsanesine bakarsak, taş ve kılıcı bir arada görüyoruz. kelt mitolojisinde tahtı hak edeni seçen taş ve hiçbir düşmanın kaçamadığı kılıç; arthurian'da kralların güç kılıcı, düşmanların karşısında dayanamadığı excalibur ve saplı olduğu kaya şeklinde karşımıza çıkıyor. kazana gelirsek, mitolojide bilgelik kaynağı olarak verilmiş, arthur efsanelerinin merlin'den yıldız-ay motifli cüppesi olan büyücü olarak bahseden bütün versiyonlarında geçer merlin'in kazanı. buna sahip olan merlin'in de britanya'nın druidi olduğu bilinir, dolayısıyla o toprağın en bilgesi olduğu.
bu noktada bir de hristiyanlıkla ilgili bir durum söz konusu, bilgelik ihsan eden dagda'nın kazanı, masa şövalyelerinin ve rahiplerin peşinde olduğu kutsal kaseyi anımsatıyor sanki. merlin'in kazanı, dagda'nın kazanı ve kutsal kase imgeleri birbirine fazlasıyla benziyor. mızrağa gelince ise, mitolojiye göre bu mızrağa sahip olan kişi yenilmez oluyor, hristiyanlığa bakarsak, st. george'un mızrağı diye bir şeyle karşılaşıyoruz (longinus'un mızrağı ile aynı şey olması kuvvetle muhtemel.) bu mızrağı taşıyan kişi de yenilmez addediliyor.
bu iddia ettiğim etkileşimler ne derecede doğrudur bilemiyorum, ama coğrafya-tarih ilişkisi nedeniyle gayet de doğru olabilirler diye düşünüyorum.
[*] bir kılıç üzerinde hakimiyet kurmak için su kullanılması çok ilkel bir yerden geliyor gibi. çeliğe su vermeyi keşfettikten sonra kılıçların yanan ateşinin su içinde aniden sönmesi, kılıcın acizleştiği gibi bir imaj canlandırmış olabilir insanların bilincinde. ya da daha da erken zamanlarda, kılıçları demirden yaparlarken demiri eritip kalıplara döküyorlardı, dökülen şey bildiğimiz magma plazması gibi bir maddeydi. bunu doğrudan ateş olarak değerlendirip, ateşin karşıt elementi olan suyun da kılıcı kontrol altında tutacağı düşünülmüş olabilir.(guenever, 07.07.2005 23:17 ~ 09.08.2008 21:54)
- (bkz: druid)
|