sabah uyanıpta gözlerinizi açtığınızda, sevgilinizin size naber demesine karşılık, verebileceğiniz cevap
aşık olmanın verdiği sevinç..
tartışmalarda,konuşarak anlaşma bölümünün bitmesi..
insanoğlunun haliyeti ruhiyesini kelimelerin anlatmaya yetmediği durumlardaki haykırış cümlesi.
bazen ağlamak veya susmak bile çözemeyebiliyor işi, öyle bir şey yapmaniz gerekiyor ki içinizdeki his sizi değil siz onu bastırabilin. artik o da neyse, bilinmez.
*
duyguların kelimelere dökülememesi, fazlasıyla hissi bir anda yaşamak sonucu konuşamama olayı..
susmak ve gözler duyguların tamamlayıcısıdır.düşünceleri dışarıya yansıtmada yardımcı şeyler olmasına rağmen bazen kelimelerle anlatılan ancak düşünülen şeylerin fazlası gözlerden okunur.zaten okuyan kişi de sizi çoktan çözmüştür.
(bkz.
gözler kalbin aynasıdır)
hakan peker ne demiş:
kelimeler yetmez böyle bir aşka
2 ayrı uçta duran, 2 ayrı, 2 keskin duyguya ait belirtiler; ya çok sevdiğimi anlatamadığımdan kelimeler yetersiz kalır, ya da ne hissettiğimden emin değilsem.
susmak
ağlamak.
aşırı yüklenmenin verdiği boşluk, bomboşluk
(bkz.
there's a hole in my soul)
aşırı duygu yoğunluğu ve içsel bilgi alışverişi sonunda sisteminizin kitlenmesi ,gözlerinizde mavi ekran oluşması. kalbinizin herhangi nedenden dolayı daha hızlı atması.
*
yıldızlar uzak anlatmak zor...
akabinde insanoğlunun cümle kurmayı keşfetmesine neden olan durum.
şiirlerde, şarkılarda, deneme yazılarında, öykülerde vs. sıkça rastlanılan tümcedir.
nice duygular vardır bunları var olan kelimeler ile anlatmak mümkün değildir. çünkü öyle bir duygudur ki sizden başka kimse yaşayamamıştır o duyguları. zaten yaşasaydı "şaşırmak, sevinmek, üzülmek vs. gibi" durumları anlatan sözcükler gibi ona da bir sözcük bulunmuş olurdu. işte böyle durumları ifade derken imdadımıza yetişiverir "kelimelerin yetersiz kalması". içinizdeki duyguları anlatamaz belki ama hiç olmazsa ne denli zor bir durumda olduğunuzu bir nebze olsun karşınızdaki insana aktarabilmenize yardımcı olur.
çaresiz kalmak, dağarcığının dar gelmesi.
gözlerin devreye girmesi ile daha etkileyici bir hal alan durum olabilir...tabi boş bakanlar
* alınmasın...
yazacak, söyleyecek şeylerin o durumu anlatmak için kifayetsiz kalması
(bkz:
kelimelerin kifayetsiz kalması)
orhan veli'nin anlatamıyorum şiiri güzel bir örneğidir.
ağlasam sesimi duyar mısınız,
mısralarımda;
dokunabilir misiniz
göz yaşlarıma, ellerinizle?
bilmezdim
şarkıların bu kadar güzel,
kelimelerin kifayetsiz olduğunu
bu derde düşmeden önce.
bir yer var, biliyorum;
her şeyi söylemek mümkün;
epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
anlatamıyorum.
gözlerinin içine bakıp seni seviyorum demeyi düşünürsünüz.. fakat boş, daha doğrusu yetersiz gelir bi an.. sana aşığım cümlesi geçer beyninizden.. beni bırakma.. sonsuza kadar yanında olmak istiyorum.. sen hepsinden farklısın. beni sev. sen de bana aşık ol.. sakın beni terketme, dayanamam.. seni seviyorum.. sana sarılıp sonsuza kadar öyle kalmak istiyorum.. aşığım......... hepsi dolanır durur beyninizde o birkaç saniye boyunca.. belki geçmişte o kadar da haketmeyen başka biri için öylesine kurmuş olduğunuzdan anlamsız gelir o an bu cümleler size.. belki yetmez içinizde yanan ateşi ifade etmeye...
hani ufak bir kedi yavrusunu, ya da bir bebeği severken ne yapacağını şaşırır ya insan.. öpmek, koklamak, ısırmak, mıncıklamak, bağrına basmak boğarcasına sıkmak, sarılmak ister.. öyle bir andır bu da belkide.. sevgisini nasıl ifade edeceğini şaşırır insan.. kulaklarının duymadığı bi kaç kelime dökülür belki ağzından.. ama yalvarır gözleri, "iyice bak ve anla seni ne kadar sevdiğimi, sadece gözlerimden" diye...
(amy, 04.03.2007 00:57 ~ 22:18)
uzun yıllar sonra birlikte çok şey yaşanmış kişiyi görmek sonucunda ortaya çıkması muhtemel his, son gördüğünden sonraki hayatı merak edilir ama sorulmak istenmez, yıllar önceki halinde kalmış olması umut edilerek öylece bakılır, dudaklarda biraz tebessüm, gözlerde biraz acı, yürekte de biraz hasret ile. bu an içinde saklıdır hiç bir kelimenin gerçek anlatılmak isteneni ifade edemeyecek olduğunu düşünmek. geriye konuşacak ne kaldı ki diye düşünmek bu an için oldukça uygundur.
düğümdür.
seni anlatmaya
kifayetsiz değil kelimeler
zira anlamaya
muktedir değil beyinler
o halde çözülsün düğümler imgeler
çözülsünler birer birer.
denk gelir de turistlerle ingilizce konuşursam, her zaman başıma gelir.
kelimeler bir türlü yetmez. el kol hareketleriyle desteklememe rağmen yetmez.
(bkz:
ingilizce eğitim düşünür müydünüz)
taş devrinde çok sık yaşandığını zannettiğim durum. yetmedikleri yerleri uydurmak suretiyle cilalı taş devrine geçti insanoğlu.