kelebek etkisi senaryoları 

adana çık aradan

  1. beşiktas sarıyer ile inönü'de fortis kupası macına çıkar. ilk onbirde sergen de vardır. o sergen ki gordon milne zamanında her şeyiyle bulunurken fiziği endişe uyandırmış. milne de türkiye'de yapay kas güçlendirici olmadığından ingiltere’den sipariş ettirmiş. pinti bi adammış ve o zaman gelişmemiş spor tıbbı alanında bu ürünler çok pahalıymış. sonra da henüz deney aşamasındaki bir kas güçlendiriciyi çok iyi bi fiyata almış ve düzenli olarak sergen’in baldırlarına tatbik ettirmiş
    zamanla sergen güçlenmeye gürbüz olmaya başlamış bu durum milne i ziyadesiyle sevindirmiş. fakat sonra sergen'de tuhaf değişimler başlamış bacaklarının yapay biçimde şişmesine gelemeyen vucut arkadas onden yandan şişmeye yamulmaya simetrisini dengesini kaybetmeye başlamış. sergen başka biri haline donuşmuş
    sarıyer maçıymış on uc yıl sonraymış. o inonu aksamında tümer soldan sergen ile verkaça girip sonra tekrar topu sergene attmıs. sergen topa dogru hamle yaptıysa da poposu arkada kalmış ve topa uzanan ayağı dokunanamış. oysa bu topun üstünden atlamış seklinde bir fake görüntüsü arzetmiş ve iki kişiyi yanıltan bu fakein gelişine çok klas bir vurus yapan ibrahin akın topu tavana asarak beşiktaşın bu seneki en klas golüne imza atmış. spor kamuouyu sergenin bu unutulmaz, iki kişiyi bakkala yollayan fake ine şapka çıkarmışlar (baştan sona dogru)
    (unruly, 11.04.2006 16:37)


  2. ekmek kızartma makinesi ile evrimin başlangıç dönemine gidip denizden çıkan ilk canlının üzerine oturmak.

    (bkz: homer simpson)
    (chaghdash, 11.04.2006 16:42 ~ 16:43)
  3. 751de türkler çinlilerin yanında savaşa girerler ya da tarih kitapları öyle yazar. bu savaşta çinlilerin ilerlemiş istihbarat teşkilatından wang chun dong türklerin çadırının yakında çalıların orda işemeye durmuşken birden türk beylerinin alçak sesli konuşmalarına şahit olur, ve türklerin savaşta çinlileri o çok nefret ettikleri çinlileri aldatıp arapların yanında katılarak onlarla stratejik bir ortaklık kurma girişimleri olduğunu ögrenir.
    sonra uçkurunun donunu bağlar ve derhal sessizce headquartera yollanır ve amirlerini durumdan haberbar eder. durum teyyakkuza neden olur hemen en üst duzey yetkililer toplanır ve yapılması gerekenler karar bağlanır. derhal ilk onlem olarak almaatı’dan en seçilmiş çinli güzeller getirilir, savaştan bir önceki gece çılgın bi parti verirler. muazzam bir sıcaklık gösterirler ve türkler de bunun karşısında kendilerini bir anda bu tiksindikleri adamların yanında iyi hissederler.

    fakat fikirleri değişmemiş çinlilerden eskisi şiddette nefret etmeseleerde yine de onları bir şekilde alt etme planları içindelermiş. savaşta once arapların yanına katılmak düşüncesi içinde iken savaşta esir alınan arapların sürekli masturbasyon yaptıklarını görünce onlar ve ait oldukları kulture tuhaf bakmışlar, bunlar da adam değil amına koyim türk ün türkten başka dostu yok demişler.

    türkler karşı tarafa geçmemiş hatta çinlilerin yanında savaşmışlar zafere ganimete ortak olmuşlar. ama yine de çinlilere karşı bir ittifak arayışları devam ededurmuş. bir süre sonra bizanstan bir elçi gelmiş.
    türkler bizansla yakınlaşmış onlarla içli dışlı olmuşlar. zamanla bu çıkar ilişkisi ötelere gitmiş kültürler kaynaşmaya başlamış. türkler şamanlıktan daha modern sistemlere geçmeye koyulmuş. kitleler halinde geçmişler. aralarından "o öldü abi" diyen atalay diye biri çıksa da bu geçiş nerdeyse sorunsuz olarak gerçekleşmiş

    öyle gelmiş türkler o sıkı sıkıya bağlanma gelenekçi özellikleri ile bugune kadar sürdürmüşler. dört bir yan kathedral dolmuş memleketin yuzde 99u denmiş uniter bir yapı varmış bu topraklarda doğan herkes araplara tiksinerek bakar kendi değerleri ile gurur duyarmış, sorgusuz sualsiz babadan ve toprakdan bu böyle gelmiş ve böyle de gidecekmiş
    (unruly, 11.04.2006 16:55)
  4. türkler hayatlarından çinlilerden sıkılmış bir halde yeni yeni heyecanların peşinden koşmak üzere batıya doğru yola koyulmuşlar. yıllardan 375 imiş. başlarında balamir adlı çılgın bi insan varmış. türkler ilerlermiş ilerlemiş ve barbarların yanına kadar sokulmuşlar. bunlar birbirlerini iterek yer değiştirme düşüncesinde iken türklerle ilgili uçkuruna düşkünlük iddiasının aslı astarı olup olmadığını tecrübe etmemin bunu denemenin iyi bir secenek oldugunu dusunmusler.
    ostrogotlar aralarında seçilmiş kızları türklere birbiri ardına ikram etmişler. ilk parti kızlar türk kısmında memnuniyet uyandırmamış, vucutları fazla sıkı bulunmus dar bulunmus nerde bizim çinli güzeller die iç geçirmişler. sonra vizigotlar gelmiş bunlar da hiç begenilmemiş, balamir sonunda küplere binmiş. denize dokun bunları buyurmuş, ve barbar kavimler birbirlerini iterek denize dokulmuşler, diğer bölgeler de ele geçirilince avrupa türk kıtası olmuş gücün kılıcın hükmettiği dönemler sürene kadar da türklerde kalmış
    (unruly, 11.04.2006 17:05)
  5. ancak hollywood'da felaket filmi senaryosu olarak işe yarayabilecektir. misal:

    şimdi buradan bi osuruyorum, osuruğumun oluşturduğu hava akımı amerika'da öyle büyük bi fırtına oluşturuyor ki tüm dünyanın yarısını sarıyor. türkiyede de lağım boruları yerinden sökülüyor ve her yere bok püsür saçılıyor. gene benim sebep olduğum fırtınanın rüzgarları sayesinde tüm bok gölet yurtlarına doğru uçuyor ve itü sözlüğün serverının üzerine komple sıvaşıyor. ondan sonra sözlüğü bok götürürken kimse de dünyanın sonunun geldiğini sözlüğe yazamıyor...

    ne osurukmuş be.
    (azwepsa, 11.04.2006 17:17)
  6. (bkz: başlangıç durumuna hassas bağlılık)
    gene kelebek etkisi ile alakalı çok ilginç bir örnek. okuduğum kitabı yazan hesabını kitabını yapmış ya da yapandan aktarmıştı. sadece bir an için bizden on bin ışık yılı uzaklıkta bir hidrojen atomunun elektronsuz kaldığını farzedelim. burada, yer yüzünde havadaki gaz haldeki moleküller 56. çarpışmadan sonra normalden farklı bir rota izlemeye başlıyorlar. adamın izah ettiği bir şekilde bunlar önce ufak çalkantılar oluşturuyor ve bir iki hafta içinde tüm dünya fırtınalara teslim oluyor. yanlış hatırlamıyorsam kitabın adı rastlantı ve kaos'tu. evet oydu.
    (azwepsa, 11.04.2006 17:29)
  7. evan annesinin nikahındadır. sonra nikahın işleyişini bozar. belediye memurunu tartaklar. çıngar çıkartır. kızılca kıyamet kopar. bu durum istanbul'da yaşamakta olan beni çok etkiler. doktor olmaya karar veririm ama olay zihnimden silinmez. ömrüm çalkantılarla geçer. evan'ın bütün sevdikleri kadın-erkek, çoluk-çocuk orospu olurlar. evan zevk-ü sefa içinde yaşar. ben sigara içmem. ama hayat beni sürükler. sonra evan ölür. herşey eski haline döner. o neydi öyle be.
    (sigur ros, 06.09.2006 00:22)