sanatçı kehaneti dediğim bir durum var. şöyle örneklendireyim: sizi doğru dürüst tanımıyorum ve ben bunları yazarken ne yapıyorsunuz bilmiyorum, ama adım gibi eminim ki bu giriyi okuyacaksınız. bildim mi? (etkilenenlere bonus:
tarot falı bakılır.)
yazı, çizgi, müzik, tiyatro, sinema, heykel fark etmiyor; her sanatçı eseri sergilenirken hedef kitlesinin ne yapacağını bilir. ne yapacağını bildiğiniz insanlara sunarsınız eserinizi ve bence bu çok önemlidir. oysa bu bilgiden gerçekten faydalananların sayısının fazla olduğunu zannetmiyorum. bu, önceden incelenmediyse eğer, incelenmeye değer. (kafiye bonusu:
bertrand meyer.)