siz onu çok seversiniz ve büyük ihtimalle o da sizi ama bu sevgi size acıdan başka bir şey kazandırmaz, işte bunu fark ettiğiniz anda dudaklarınızdan bu sözler dökülür..
acıda çektirse iki kişi severken bile yalan da olsa,yinede söylenmemesi gereken sözdür eğer karşınızdaki insan sizin için en güzel şeyse,bir gün beraber olabileceğinizi düşünerek,umarım birgün yeniden sarılırım şeklinde değiştirilebilecek cümle.
altında farklı anlamlar gizlidir, pişmanlık duyulan bir ilişki veya platonik aşk'tan sonra, karşıdakine "seni sevmiyorum, sevmemiştim" yalanını söylemek yerine, "sevdim ama pişmanım" demek çok daha koyucu olacaktır bu sözü duyan için, çünkü bir taraftan da "ben yalan söylemedim, şimdi de söylemiyorum, öyleyse bu keşke dileğim de gerçektir" mesajı verilmektedir, yani bir yandan karşı tarafı suçlayan veya en azından ona sitem eden bir kullanımdır...
keşke pişmanlık bildirgeci, ama aynı zamanda içten içe pişman olunan şeye duyulan saygı, sevgi veya gereksinmenin de gizli ifadesidir. yoksa elbette çok daha acımasız cümleler kurulabilir. ancak ne var ki; burada yaşanan olay, 1. şahsı -cümleyi kuranı elbette- derinden yaralamıştır. hal böyle olunca sitemkarane bir yakarış cümlesi haline gelir bu. bir anlamda bak küsüyorum yahut gitmek üzereyim geri vites yap çabuk anlamında bir nota veya uyarı ifadesi olarak anlaşılmalıdır. yoksa sen onu sevmişsin o da seni sevmişse zaten keşkelere pek gerek kalmayacaktır. *
her şeyin ilk günkü gibi olacağını sanaraktan başlanan bir ilişki türünün, hayal kırıklığıyla ve hazin bir sonla bitmesi durumunda sarfedilen cümledir.
aslında bunalım anında eskiden birlikte yaşanmış olan güzellikler unutulur ve bi anda bu cümle ağızdan çıkar...
bi de fikret kızılok'un gözünden bakarsak;
keşke seni tanımamış, keşke sevmemiş olsaydım,
zincire vurulmuş gibi, sana bağlı kalmasaydım...
aşkın mapushane içinde ben mahkum,
saçların parmaklık, gözlerin gardiyan olmuş,
içinde ben ziyan oldum....
şarkının tüm sözlerinden de anlaşılabileceği gibi aslında aşkın; içinden çıkılamayan bir mapusluk durumuna dönüştüğünü anlatan pişmanlık cümlesi de diyebilirz. bu durumda tezat yapılarak aslında "lanet olsun seni hiç sevmeseydim keşke" den çok, "seni öyle çok seviyorum ki, bu aşkın içinde hapsoldum" anlamı da saklanmış olabilir.
(bkz: çok yönlü düşünmek)
size tek bir güzel anı bile bırakamayan, bırakmayı istememiş veya becerememiş olan, düşündüğünüzde sadece sizi hüzünlendiren veya ağlatan, sizde açtığı yaralar sebebiyle hala toparlanmakta zorluk çektiğiniz, yaşattığı hayalkırıklığı sebebiyle artık ne hayata ne karşı cinse ne de kendinize eskisi kadar iyimserlikle yaklaşamadığınız eski bir platonik aşkın ardından söylenebilecek sözler..ben söylemek istiyorum da hala beceremiyorum ama vardır elbet altından kalkabilen..