keşke hiç büyümeseydim, babam beni parka götürseydi keşke. keşke bir elimde pamuk şekeri salıncakta sallanabilseydim sonsuza kadar.kumla oynayıp üzerimi kirletseydim, avuç avuç kum alıp kafamdan daha yukarılara savurabilseydim yine. uykudan önce'yi izleyip sonra annemin masalları ile dalabilsem yine uykuya. yine koltukların üzerinde zıplasam durmadan, çığlıklar atsam benimle ilgilensinler diye. çocuksu şen kahkahalarım çınlasa evin içinde.renk renk balonlarım olsa yine ve ben onları uçurup arkalarından el sallasam. keşke hiç büyümeyedim ve keşke içimdeki en büyük kaygım yarın kaygısı değil akşam olunca annemin sokaktan eve çağıracağı anki kaygı olsaydı. keşke hiç büyümeseydim, büyüdüm ve kirlendim.
küçük bir çocuğun,
sımsıkı elinde tuttuğu
oyuncağı,
ve düşlerinde yaşattığı,
bayramlıkları gibi,
rengarenk hayalleri vardı.
gün geldi, sustu yürek,
gün geldi, soldu mevsimler,
ve gün geldi ağladı gökyüzü,
gün geldi yumdu gözlerini çocuk,
yeni yepyeni rüyalara.
ve gün geldi büyüdü çocuk,
oyuncaklarını kaybetti zamanda,
ve bekledi bayramları,
tıpkı çocukluğundaki gibi,
bekledi!
yüreği soğuk, yüreği ayazlara köprü,
yüreği yangın yerlerindeki mahşer gibiydi,
sustu çocuk.. kapattı gözlerini,
artık ne gülen yüzü,
ne de oyuncakları vardı, elinde tuttuğu.
keşke dedi kısık bir sesle, keşke,
hiç büyümeseydim.
(te5ir, 16.05.2007 01:48 ~ 17.05.2007 04:02)