insanların, evrende halihazırda var olan bir bilgiye ulaşmasıdır. icatların aksine, keşifler, evrendeki tüm canlıların buluşmasını beklediğimiz ortak noktalardır. aradaki farkı şöyle açıklayalım: uzaylılar da bir samanyolu haritası çıkarmaya giriştilerse, ellerindeki bilginin bizimkiyle aynı ya da ona yakın olmasını bekleriz. halbuki aydınlanmak için onların da ampul ve tungsten tel kullanmalarını beklemek saflık olur; muhtemelen şartlar onları bambaşka bir icat yapmaya götürmüştür. diğer bir değişle; samanyolunun haritası tektir, ancak aydınlanmaya yarayan pek çok araç icat edilebilir.
bu noktada şu felsefi sorunu da dile getirelim oldu olacak: matematik keşif midir, yoksa icat mı? uzaylılar da bizim gibi doğal sayıları biliyorlar mıdır? pi sayısından haberdarlar mıdır? mandelbrot kümesi'ni "keşfetmişler" midir? yoksa bunlar evreni açıklamak için bizim "icat ettiğimiz" araçlar mıdır?
daha evvel görülmemiş diyarları ilk gören insanlar olmak arzusuyla, yüzlerce kaşif yelken açmıştı karanlık sulara. ama zamanla keşfedilmedik yer bırakmadılar dünyada.
(bkz: mahrem)
(bkz: elif şafak)
(bkz: nazar sözlüğü)